Kelimeler arşivi içinde; başında "hafi" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. hafi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hafi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hafi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAFİFLEYEBİLMEK, HAFİFLETEBİLMEK
HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEYEBİLME, HAFİFLETEBİLME
HAFİFLEŞTİRME
HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK, HAFİFSENMEK, HAFİFMEŞREP
HAFİFLEMEK, HAFİFLEŞME, HAFİFSEMEK, HAFİFSENME, HAFİFLETME, HAFİLDEMEK, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSEYİŞ
HAFİLEMEK, HAFİFSEME, HAFİFLEME, HAFİFİREK, HAFİYELİK
HAFİFLİK, HAFİFTEN
HAFİLLİ, HAFİFÇE, HAFİYON
HAFİYE, HAFİZE, HAFİLİ, HAFİDE
HAFİT, HAFİK, HAFİF, HAFİZ
HAFİ
HAFİ
Gizli, saklı.
HAFİFLETMEK
Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.
HAFİFMEŞREP
Davranışları, içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymayan (kadın), hafif yollu.
HAFİFLEYEBİLMEK
Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFİFLETEBİLME
Hafifletebilmek işi.
HAFİFSEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek.
HAFİFLEYEBİLME
Hafifleyebilmek işi.
HAFİFLETEBİLMEK
Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFİFSENMEK
Hafifsemek işi yapılmak.
HAFİFLEŞMEK
Hafiflemek. Ağırbaşlılığını yitirmek.
HAFİFSENME
Hafifsenmek işi.
HAFİFMEŞREPLİK
Hafifmeşrep olma durumu.
HAFİFLEMEK
Herhangi bir sebeple eski ağırlığı azalmak. Etkisi, gücü azalmak. Bir sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak.
HAFİFLEŞME
Hafifleşmek işi.
HAFİFLEŞTİRMEK
Hafiflemesine yol açmak.
HAFİFLEŞTİRME
Hafifleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
BARAKA
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
BRIÇKA
Üstü kapalı, kışın kızak olarak kullanılan tek atlı, yaylı hafif araba.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
BAROSKOP
Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BAZUKA
Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar.
CİLA
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
BOZYÜRÜK
Üstü hafif benekli, başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zehirsiz ve zararsız bir yılan (Eryx).