HAFİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hafi" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. hafi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hafi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hafi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HAFİFLEYEBİLMEK, HAFİFLETEBİLMEK

14 harfli kelimeler

HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEYEBİLME, HAFİFLETEBİLME

13 harfli kelimeler

HAFİFLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK, HAFİFSENMEK, HAFİFMEŞREP

10 harfli kelimeler

HAFİFLEMEK, HAFİFLEŞME, HAFİFSEMEK, HAFİFSENME, HAFİFLETME, HAFİLDEMEK, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSEYİŞ

9 harfli kelimeler

HAFİLEMEK, HAFİFSEME, HAFİFLEME, HAFİFİREK, HAFİYELİK

8 harfli kelimeler

HAFİFLİK, HAFİFTEN

7 harfli kelimeler

HAFİLLİ, HAFİFÇE, HAFİYON

6 harfli kelimeler

HAFİYE, HAFİZE, HAFİLİ, HAFİDE

5 harfli kelimeler

HAFİT, HAFİK, HAFİF, HAFİZ

4 harfli kelimeler

HAFİ

Bazı kelimelerin anlamları

HAFİ

Gizli, saklı.

HAFİFLEŞMEK

Hafiflemek. Ağırbaşlılığını yitirmek.

HAFİFSENMEK

Hafifsemek işi yapılmak.

HAFİFMEŞREPLİK

Hafifmeşrep olma durumu.

HAFİFLEŞME

Hafifleşmek işi.

HAFİFLEYEBİLMEK

Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAFİFLETEBİLMEK

Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAFİFSENME

Hafifsenmek işi.

HAFİFMEŞREP

Davranışları, içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymayan (kadın), hafif yollu.

HAFİFLEŞTİRMEK

Hafiflemesine yol açmak.

HAFİFLEMEK

Herhangi bir sebeple eski ağırlığı azalmak. Etkisi, gücü azalmak. Bir sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak.

HAFİFLETMEK

Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.

HAFİFLEYEBİLME

Hafifleyebilmek işi.

HAFİFLEŞTİRME

Hafifleştirmek işi.

HAFİFLETEBİLME

Hafifletebilmek işi.

HAFİFSEMEK

Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek.

  -   -   -  

Anlamında HAFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BRIÇKA

Üstü kapalı, kışın kızak olarak kullanılan tek atlı, yaylı hafif araba.

BAROSKOP

Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

CİLA

Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.

AĞLANTI

Hafif hafif ağlama.

BAZUKA

Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

ALÜMİNYUM

Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.

BALE

Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.

BOZYÜRÜK

Üstü hafif benekli, başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zehirsiz ve zararsız bir yılan (Eryx).

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

BARAKA

Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.