Kelimeler arşivinde; içinde "hafi" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hafi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hafi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hafi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAFİFLEYEBİLMEK, HAFİFLETEBİLMEK
HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEYEBİLME, HAFİFLETEBİLME, HAFİFLEŞTİRMEK
TUHAFİYECİLİK, HAFİFLEŞTİRME
HAFİFSENMEK, HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK, HAFİFMEŞREP
HAFİLDEMEK, TUHAFİYECİ, HAFİFLEMEK, HAFİFLEŞME, HAFİFLETME, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSENME, HAFİFSEYİŞ, HAFİFSEMEK
BAŞHAFİYE, HAFİFİREK, HAFİYELİK, HAFİLEMEK, HAFİFSEME, HAFİFLEME
TUHAFİYE, HAFİFTEN, HAFİFLİK
HAFİLLİ, HAFİFÇE, HAFİYON
HAFİZE, HAFİLİ, HAFİDE, HAFİYE
HAFİT, HAFİK, HAFİF, HAFİZ
HAFİ
HAFİ
Gizli, saklı.
HAFİFLEYEBİLME
Hafifleyebilmek işi.
HAFİFSENMEK
Hafifsemek işi yapılmak.
HAFİFLETEBİLME
Hafifletebilmek işi.
HAFİFLEŞTİRME
Hafifleştirmek işi.
HAFİFLEYEBİLMEK
Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFİFMEŞREP
Davranışları, içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymayan (kadın), hafif yollu.
HAFİFLETMEK
Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.
TUHAFİYECİLİK
Tuhafiyecinin işi.
HAFİFLEŞTİRMEK
Hafiflemesine yol açmak.
HAFİFLEMEK
Herhangi bir sebeple eski ağırlığı azalmak. Etkisi, gücü azalmak. Bir sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak.
HAFİFLETEBİLMEK
Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFİFLEŞMEK
Hafiflemek. Ağırbaşlılığını yitirmek.
HAFİFMEŞREPLİK
Hafifmeşrep olma durumu.
TUHAFİYECİ
Tuhafiye satan kimse.
HAFİLDEMEK
Nefesi daralarak sık sık solumak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BRIÇKA
Üstü kapalı, kışın kızak olarak kullanılan tek atlı, yaylı hafif araba.
BAROSKOP
Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
CİLA
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
BAZUKA
Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
BOZYÜRÜK
Üstü hafif benekli, başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zehirsiz ve zararsız bir yılan (Eryx).
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BARAKA
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.