Sonu HADİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hadi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hadi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hadi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hadi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HADİ

Haydi.

ABDÜLHADİ

Doğru yolu gösteren Tanrı'nın kulu.

  -   -   -  

Anlamında HADİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HADİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEDİSE

Arapça kökenli hâdise: hadise; kavga; dövüş.

GAŞTARMAK

Becerikli olmak, bir işi başarmak. Uğurlamak: Hadi oğlum misafirleri gaştar. Alay etmek: Gaştarmak iyi bir iş değildir. Kimsesiz birini korumak. Yol etmek.

HAYDE

Hadi !.

MUHADDİS

Hadis bilimiyle uğraşan kimse.

HIDIRILLEZ

Hıdrellez, karşılığı hadirez.

OLAY

Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

OLAYLI

Olayı olan, olay çıkmış olan, hadiseli.

HAYDİ

İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi. Kabul ve onama bildiren bir söz. "Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz. Hafifseme, alay etme belirten bir söz. Haydi haydi.

TET

Kovalama ünlemi (köpek ya da kedi için). Yallah, hadi bakalım! anlamına ünlem.

ÖDÜNÇLERİNE

Yazıya, koşuğa ayet ya da hadis katmakla anlatımı bezeme: / Zalimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ / Tallahi lekad aserek-allâhu aleyna. (Ziya Paşa).

BAYA

Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.

HADİSAT

Olaylar, hadiseler.

OLAYSIZ

Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan, hadisesiz.

ALAMŞAT

Ara bozucu, ikiyüzlü: Sen o alamşatın ağzına bakma. Yılışarak sevgisini gösteren: Hadi ordan alamşatlık etme.

RUZNAMÇE

Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter.

OŞD

Hoşt ! köpek kovma ünlemi; hadi oradan; ne söylediğini bimiyorsun anlamına küfür sözü.

VAKA

Olay, hadise.

MÜÇTEHİT

Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü.

KIYPINMAK

Yukarıdan aşağıya sürtünerek kaymak : Hadi şu direkten kıypınalım. Arsızca gülmek, yılışmak.

HAYDİSENE

Haydi sözünün buyurma, dilek bildiren pekiştirmeli biçimi, hadisene.