Kelimeler arşivi içinde; başında "hadi" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. hadi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hadi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hadi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HADİMÜLHAREMEYN
HADİSESİZ
HADİMALA, HADİSELİ, HADİSENE
HADİREZ, HADİSAT
HADİRA, HADİSE, HADİYE
HADİÇ, HADİK, HADİM, HADİN, HADİS
HADİ
HADİ
Haydi.
HADİSAT
Olaylar, hadiseler.
HADİM
Hizmet eden. Konya iline bağlı ilçelerden biri. İki metre boyunda çubuk.
HADİN
Haydi.
HADİSELİ
Olaylı. Olaylı bir biçimde.
HADİRA
Çok uzun boylu adam.
HADİS
Hz. Muhammed'in söz ve davranışları. Bu söz ve davranışları inceleyen bilim.
HADİÇ
Bal kesmekte kullanılan bıçak, bal bıçağı.
HADİMALA
Dereotu.
HADİSENE
Haydisene.
HADİK
Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı. Haşlanmış buğday, bulgur, mısır, nohut ve benzerleri şeyler.
HADİYE
Doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden.
HADİSE
Olay.
HADİSESİZ
Olaysız. Olaysız bir biçimde.
HADİREZ
Hıdrellez, karşılığı hıdrıllez.
HADİMÜLHAREMEYN
Halifeliği aldıktan sonra Osmanlı padişahlarının kullandıkları bir san.
Bu bölümde tanımı içerisinde HADİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYA
Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.
HEDİSE
Arapça kökenli hâdise: hadise; kavga; dövüş.
MUHADDİS
Hadis bilimiyle uğraşan kimse.
HAYDE
Hadi !.
HAYDİ
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi. Kabul ve onama bildiren bir söz. "Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz. Hafifseme, alay etme belirten bir söz. Haydi haydi.
GAŞTARMAK
Becerikli olmak, bir işi başarmak. Uğurlamak: Hadi oğlum misafirleri gaştar. Alay etmek: Gaştarmak iyi bir iş değildir. Kimsesiz birini korumak. Yol etmek.
KIYPINMAK
Yukarıdan aşağıya sürtünerek kaymak : Hadi şu direkten kıypınalım. Arsızca gülmek, yılışmak.
ÖDÜNÇLERİNE
Yazıya, koşuğa ayet ya da hadis katmakla anlatımı bezeme: / Zalimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ / Tallahi lekad aserek-allâhu aleyna. (Ziya Paşa).
OLAY
Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
OLAYSIZ
Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan, hadisesiz.
HAYDİSENE
Haydi sözünün buyurma, dilek bildiren pekiştirmeli biçimi, hadisene.
OLAYLI
Olayı olan, olay çıkmış olan, hadiseli.
MÜÇTEHİT
Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü.
ALAMŞAT
Ara bozucu, ikiyüzlü: Sen o alamşatın ağzına bakma. Yılışarak sevgisini gösteren: Hadi ordan alamşatlık etme.
TET
Kovalama ünlemi (köpek ya da kedi için). Yallah, hadi bakalım! anlamına ünlem.
OŞD
Hoşt ! köpek kovma ünlemi; hadi oradan; ne söylediğini bimiyorsun anlamına küfür sözü.
RUZNAMÇE
Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter.
HIDIRILLEZ
Hıdrellez, karşılığı hadirez.
VAKA
Olay, hadise.