Kelimeler arşivi içinde; başında "gem" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. gem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEMİCİKIRI
GEMİCİLİK, GEMİCİLER, GEMRİŞMEK, GEMREŞMEK, GEMLENMEK, GEMESIÇAN
GEMALMAZ, GEMİBÜKÜ, GEMİRMEK, GEMEŞMEK, GEMİRTİK, GEMLEMEK, GEMELLUS, GEMLENME, GEMLEYİK, GEMÜRMEK, GEMÜRÜYH
GEMLEME, GEMİRTİ, GEMLİYH, GEMİRİK, GEMİNUS, GEMTEPE, GEMİNDİ, GEMİNTİ, GEMİLTİ, GEMİLİK, GEMECİK, GEMEHME, GEMEREK
GEMBEŞ, GEMİCİ, GEMİNİ, GEMULA, GEMİRE, GEMEVE, GEMLİK, GEMŞİN, GEMRÜK, GEMİYE, GEMMEŞ, GEMERE, GEMRİK
GEMRİ, GEMRE, GEMZE, GEMÇİ, GEMBİ, GEMUK, GEMÜK, GEMBE, GEMİH, GEMMA, GEMEÇ, GEMEK, GEMİŞ, GEMEŞ, GEMET, GEMEZ, GEMİÇ, GEMİG, GEMİK
GEMO, GEME, GEMİ, GEMÜ
GEM
GEM
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç.
GEMİRMEK
Kemirmek, dişlemek.
GEMLENMEK
Gemleme işi yapılmak veya gemleme işine konu olmak.
GEMİRTİK
Kulağın kıkırdak kısmı, kulak kepçesi.
GEMİBÜKÜ
Amasya ilinde, Taşova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GEMREŞMEK
Şakalaşmak.
GEMRİŞMEK
Eşekler birbirinin boyunlarını dişleriyle didiklemek, boğuşmak.
GEMEŞMEK
Gerinmek.
GEMİCİLER
Kastamonu kenti, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GEMİCİLİK
Gemicinin yaptığı iş. Gemi endüstrisi.
GEMLEMEK
Hayvanın ağzına gem takmak. Aşırı istek ve davranışlara engel olmak, frenlemek.
GEMALMAZ
Söz dinlemeyen, inatçı: Kâzım gemalmaz bir adamdır. Yaramaz (çocuk). Ağzına geni vurdurmayan at.
GEMELLUS
İkiz, çift.
GEMESIÇAN
Tarla faresi.
GEMLENME
Gemlenmek işi.
GEMİCİKIRI
Çanakkale ilinde, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
ARMATÖR
Ticaret gemisi sahibi.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
ARMATÖRLÜK
Armatör olma durumu. Gemi işletme işi, gemi işletmeciliği.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ANELE
Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.