Kelimeler arşivinde; içinde "ger" olan, toplam 642 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ger bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ger ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ger olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GERÇEKLEŞTİRİLMEK, KALKERLİSÜNGERLER
GERÇEKLEŞTİRİLME, GERDANİYEBUSELİK, GEREKÇELENDİRMEK, GERÇEKLEŞEBİLMEK, LİMBURGERPEYNİRİ, ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
GERÇEKLEŞTİRMEK, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, GEREKÇELENDİRME, GERGİNLEŞTİRMEK, GERÇEKLEŞEBİLME, YADGEREKİRCİLİK
GERÇEKLEŞTİRME, GERGEDANGİLLER, HAMBURGERCİLİK, DENİZGERGEDANI, GERÇEKMEDÜZLER, GERGEDANBÖCEĞİ, GERGİNLEŞTİRME, GERİLETEBİLMEK, GERİLEYEBİLMEK
GEREKÇESİZLİK, GERİLİMSİZLİK, BÜYÜKGERDELLİ, ENGEREKGİLLER, FİNGERPİCKİNG, GERDİREBİLMEK, GEREKMEZCİLİK, GERİLETEBİLME, GERİLEYEBİLME, GERİLLALAŞMAK, KENGERYAPRAĞI, LENGERİTATARI, MAYSTERZİNGER, REFRİGERASYON, ÜRÜZGERLENMEK
GERÇEKLEŞMEK, GERÇEKÜSTÜCÜ, GEREKİRCİLİK, GERGİNLEŞMEK, GERİLİMÖLÇER, GERİLLACILIK, SÜNGERLEŞMEK, FENGERLENMEK, GERCİKLENMEK, GERÇEKLENMEK, GERDEKMAĞARA, GERDENGEÇLİK, GERDİREBİLME, GEREĞİERTESİ, GEREĞİNLEYİN, GEREKTİĞİNDE, GEREVİŞLEMEK, GERİBİLDİRİM, GERİLİMBÖLEN, GERİLLALAŞMA, GERİŞKATIRCI, GERMİNATİVUS, İÇGERÇEKLEME, KONTRGERİLLA, KÖŞGERLENMEK, KUZUİLENGERİ, LENGERLENMEK, SÜNGERLENMEK, TENGERLENMEG, TENGERLENMEK, Devamını Oku »»
GERÇEKÇİLİK, GERÇEKLEMEK, GERÇEKLEŞME, GERDİRİLMEK, GEREKSİNMEK, GEREKSİZLİK, GEREKTİRMEK, GERGİNLEŞME, GERMANİSTİK, HAMBURGERCİ, KİMYAGERLİK, SERGERDELİK, SÜNGERCİLİK, SÜNGERLEŞME, DİSGERMİNOM, ERGERLENMEK, FENGERLEMEK, GAYGERİOZİS, GERCEBAHŞİŞ, GERÇEKLEYİN, GERDEKHİSAR, GEREKLENMEK, GERENLENMEG, GEREYLENMEK, GEREZLENMEK, GERİNLEŞMEK, GERİNNEŞMEK, GERİSAÇILIM, GERİSİNGERİ, GERONTOLOJİ, Devamını Oku »»
GERÇEKLEME, GERÇEKÜSTÜ, GEREKÇESİZ, GEREKLİLİK, GEREKSEMEK, GEREKSİNİM, GEREKTİRİM, GERİLETMEK, GERİLLALIK, GERMANOFİL, BEDİRGERİŞ, DÜLGEROĞLU, ENDEGEREDE, FİNGERLİNG, GENEGERÇEK, GERDANÇLIK, GERDANELİK, GERDEKKAYA, GERDİRİLME, GERDİRTMEK, GEREBİLMEK, GEREKDÜĞÜN, GEREKİRLİK, GEREKLEYİŞ, GEREKSİNME, GEREKTİRME, GERENGİLİK, GERENLEMEK, GERENNEMEK, GERENSEMEK, Devamını Oku »»
DÜLGERLİK, GERÇEKLİK, GERÇEKTEN, GERDANİYE, GERDANLIK, GERDİRMEK, GEREĞİNCE, GEREKÇELİ, GEREKİRCİ, GEREKSEME, GERGİNLİK, GERİCİLİK, GERİLEMEK, GERİLETME, GERİLEYİŞ, GERİLİMLİ, GERMANİST, GERMANYUM, GERMENCİK, HAMBURGER, SÜNGERLER, GERGEVŞET, KEYLOGGER, DÜLGERLER, EZGERTMEK, FİSGERMEK, FİŞGERMEK, GENEGEREŞ, GERBEZLİK, GERÇEKSİZ, Devamını Oku »»
AYDINGER, GERÇEKÇİ, GERÇEKLİ, GERÇEKTE, GERDİRME, GEREKLİK, GEREKMEK, GEREKSİZ, GERGEDAN, GERGİNCE, GERİATRİ, GERİLEME, GERİLMEK, GERİNMEK, KİMYAGER, SERGERDE, SÜNGERCİ, SÜNGERLİ, SÜNGERSİ, AFFİGERE, AKÇENGER, ALTGERGİ, ARAGERİŞ, ARRİGERE, ASGERLİG, CENGERLİ, ÇELENGER, ÇENGEREK, ÇENGERLİ, ÇİLENGER, Devamını Oku »»
ENGEREK, GEREKÇE, GEREKLİ, GEREKME, GERELTİ, GERGİLİ, GERİLEK, GERİLİK, GERİLİM, GERİLİŞ, GERİLLA, GERİLME, GERİNİŞ, GERİNME, AYGERİM, AYÜLGER, ÇEREGER, DEGERNİ, DÖNGERİ, DRİGERE, DÜLGERİ, ERİGERE, FENGERE, FİNGERE, FLANGER, GECGERE, GEÇGERE, GEJGERE, GERADİL, GERANOS, Devamını Oku »»
DÜLGER, GERCÜŞ, GERÇEK, GERDAN, GERDEK, GERDEL, GEREDE, GERGEF, GERGER, GERGİN, GERİCİ, GERİLİ, GERMEK, GERMEN, GERZEK, KENGER, LENGER, SÜNGER, ALAGER, AŞGERE, BİLGER, BÖGERT, CEGERT, CENGER, ÇENGER, DÜNGER, EGERTİ, ENGERE, EŞGERE, GENGER, Devamını Oku »»
DÖGER, GERÇİ, GEREÇ, GEREK, GEREN, GERGİ, GERİŞ, GERİZ, GERME, GERZE, ÜLGER, AGGER, AĞGER, ASGER, DAGER, DEGER, DİGER, DÜGER, EGERE, ELGER, ESGER, GERAN, GERBE, GERCE, GERDE, GERDİ, GEREL, GERER, GEREY, GEREZ, Devamını Oku »»
GERİ, EGER, GERÇ, GERE, GERĞ, GERM, GERO, GERÖ, GERP, GERS, GERT, GERÜ, GERZ, ÖGER
GER
GER
Kene. Kahverengi inek. Karnı, bacağı, burnu ya da kulakları beyaz ile siyah arası renkte olan keçi, eşek vb.hayvanlar (için)-.Bizim ger keçi gelmedi. Keçi ve benzerleri hayvanlarda tam siyah olmayan, siyahla beyaz arası bir renk. Açık maviye yakın, gök renginde (keçi): Ger keçi gitti. Kestane renginde (eşek). Kahve rengi ile sarı arası renk (keçi için): Ger keçiyi satalım önce. Başı beyaz olan keçi: Bu keçinin oğlağı ger. Güzel ve kuvvetli (inek için): Bizim ger ineği tren ezmiş. Dut ağacının budanmayıp seneye kalan dallan: Senin ağaçlar ger bana yaramaz. Çengelli iğlerin ucundaki tel çengel: İğin geri eğrildi. Leke: Bu ger çıkmıyor. Meyvelerin özsuyu: Almanın geri çıkmış. Tek tük ağaç bulunan kayalık yer. Dağ ve tepelerin üzerindeki yüksek burun. Dişi ördek: Bugün çayda iki ger gördüm. Ekşi. Uyuz hastalığı. Eski türkçe kermek: 'teşi'nin tepesinde bulunan ipliğin geçirildiği çengel. Mısır, kabak ve benzerleri bitkilerin saydamsı görünüşlü olan gövde ve dallarına verilen isim. Granüllü endoplazmik retikulum.
GERÇEKLEŞTİRME
Gerçekleştirmek işi, realizasyon.
KALKERLİSÜNGERLER
(Calcarea),iyi bilinir.
ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
Kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi.
GERÇEKLEŞTİRİLMEK
Gerçek duruma getirilmek.
GERÇEKLEŞEBİLME
Gerçekleşebilmek işi.
GERÇEKLEŞTİRİLME
Gerçekleştirilmek işi.
GERDANİYEBUSELİK
Gerdaniye makamı ile buselik beşlisinden oluşan bir birleşik makam.
GERÇEKLEŞTİRMEK
Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
GERGİNLEŞTİRMEK
Gergin duruma getirmek.
GEREKÇELENDİRME
Gerekçelendirmek işi.
LİMBURGERPEYNİRİ
Keskin koku ve aroması olan bir tür yumuşak beyaz peynir.
YADGEREKİRCİLİK
Neden ve sonucun birbirini izlemesinde kesin bir zorunluk olmadığını; yenilik, bağımsızlık ve şans gibi etmenlerin de neden - sonuç bağıntısı kadar olaylar arasındaki ilişkiyi belirlediğini ileri süren, bu bakımdan gerekirciliğin karşıtı olan öğreti, bk. gerekircilik.
GERÇEKLEŞEBİLMEK
Gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEREKÇELENDİRMEK
Gerekçeli duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIMLAMAK
Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.