İçinde GER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ger" olan, toplam 642 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ger bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ger ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ger olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞTİRİLMEK, KALKERLİSÜNGERLER

16 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞTİRİLME, GERDANİYEBUSELİK, GEREKÇELENDİRMEK, GERÇEKLEŞEBİLMEK, LİMBURGERPEYNİRİ, ÖZGERÇEKLEŞTİRİM

15 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞTİRMEK, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, GEREKÇELENDİRME, GERGİNLEŞTİRMEK, GERÇEKLEŞEBİLME, YADGEREKİRCİLİK

14 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞTİRME, GERGEDANGİLLER, HAMBURGERCİLİK, DENİZGERGEDANI, GERÇEKMEDÜZLER, GERGEDANBÖCEĞİ, GERGİNLEŞTİRME, GERİLETEBİLMEK, GERİLEYEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GEREKÇESİZLİK, GERİLİMSİZLİK, BÜYÜKGERDELLİ, ENGEREKGİLLER, FİNGERPİCKİNG, GERDİREBİLMEK, GEREKMEZCİLİK, GERİLETEBİLME, GERİLEYEBİLME, GERİLLALAŞMAK, KENGERYAPRAĞI, LENGERİTATARI, MAYSTERZİNGER, REFRİGERASYON, ÜRÜZGERLENMEK

12 harfli kelimeler

GERÇEKLEŞMEK, GERÇEKÜSTÜCÜ, GEREKİRCİLİK, GERGİNLEŞMEK, GERİLİMÖLÇER, GERİLLACILIK, SÜNGERLEŞMEK, FENGERLENMEK, GERCİKLENMEK, GERÇEKLENMEK, GERDEKMAĞARA, GERDENGEÇLİK, GERDİREBİLME, GEREĞİERTESİ, GEREĞİNLEYİN, GEREKTİĞİNDE, GEREVİŞLEMEK, GERİBİLDİRİM, GERİLİMBÖLEN, GERİLLALAŞMA, GERİŞKATIRCI, GERMİNATİVUS, İÇGERÇEKLEME, KONTRGERİLLA, KÖŞGERLENMEK, KUZUİLENGERİ, LENGERLENMEK, SÜNGERLENMEK, TENGERLENMEG, TENGERLENMEK, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

GERÇEKÇİLİK, GERÇEKLEMEK, GERÇEKLEŞME, GERDİRİLMEK, GEREKSİNMEK, GEREKSİZLİK, GEREKTİRMEK, GERGİNLEŞME, GERMANİSTİK, HAMBURGERCİ, KİMYAGERLİK, SERGERDELİK, SÜNGERCİLİK, SÜNGERLEŞME, DİSGERMİNOM, ERGERLENMEK, FENGERLEMEK, GAYGERİOZİS, GERCEBAHŞİŞ, GERÇEKLEYİN, GERDEKHİSAR, GEREKLENMEK, GERENLENMEG, GEREYLENMEK, GEREZLENMEK, GERİNLEŞMEK, GERİNNEŞMEK, GERİSAÇILIM, GERİSİNGERİ, GERONTOLOJİ, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

GERÇEKLEME, GERÇEKÜSTÜ, GEREKÇESİZ, GEREKLİLİK, GEREKSEMEK, GEREKSİNİM, GEREKTİRİM, GERİLETMEK, GERİLLALIK, GERMANOFİL, BEDİRGERİŞ, DÜLGEROĞLU, ENDEGEREDE, FİNGERLİNG, GENEGERÇEK, GERDANÇLIK, GERDANELİK, GERDEKKAYA, GERDİRİLME, GERDİRTMEK, GEREBİLMEK, GEREKDÜĞÜN, GEREKİRLİK, GEREKLEYİŞ, GEREKSİNME, GEREKTİRME, GERENGİLİK, GERENLEMEK, GERENNEMEK, GERENSEMEK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

DÜLGERLİK, GERÇEKLİK, GERÇEKTEN, GERDANİYE, GERDANLIK, GERDİRMEK, GEREĞİNCE, GEREKÇELİ, GEREKİRCİ, GEREKSEME, GERGİNLİK, GERİCİLİK, GERİLEMEK, GERİLETME, GERİLEYİŞ, GERİLİMLİ, GERMANİST, GERMANYUM, GERMENCİK, HAMBURGER, SÜNGERLER, GERGEVŞET, KEYLOGGER, DÜLGERLER, EZGERTMEK, FİSGERMEK, FİŞGERMEK, GENEGEREŞ, GERBEZLİK, GERÇEKSİZ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AYDINGER, GERÇEKÇİ, GERÇEKLİ, GERÇEKTE, GERDİRME, GEREKLİK, GEREKMEK, GEREKSİZ, GERGEDAN, GERGİNCE, GERİATRİ, GERİLEME, GERİLMEK, GERİNMEK, KİMYAGER, SERGERDE, SÜNGERCİ, SÜNGERLİ, SÜNGERSİ, AFFİGERE, AKÇENGER, ALTGERGİ, ARAGERİŞ, ARRİGERE, ASGERLİG, CENGERLİ, ÇELENGER, ÇENGEREK, ÇENGERLİ, ÇİLENGER, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ENGEREK, GEREKÇE, GEREKLİ, GEREKME, GERELTİ, GERGİLİ, GERİLEK, GERİLİK, GERİLİM, GERİLİŞ, GERİLLA, GERİLME, GERİNİŞ, GERİNME, AYGERİM, AYÜLGER, ÇEREGER, DEGERNİ, DÖNGERİ, DRİGERE, DÜLGERİ, ERİGERE, FENGERE, FİNGERE, FLANGER, GECGERE, GEÇGERE, GEJGERE, GERADİL, GERANOS, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DÜLGER, GERCÜŞ, GERÇEK, GERDAN, GERDEK, GERDEL, GEREDE, GERGEF, GERGER, GERGİN, GERİCİ, GERİLİ, GERMEK, GERMEN, GERZEK, KENGER, LENGER, SÜNGER, ALAGER, AŞGERE, BİLGER, BÖGERT, CEGERT, CENGER, ÇENGER, DÜNGER, EGERTİ, ENGERE, EŞGERE, GENGER, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DÖGER, GERÇİ, GEREÇ, GEREK, GEREN, GERGİ, GERİŞ, GERİZ, GERME, GERZE, ÜLGER, AGGER, AĞGER, ASGER, DAGER, DEGER, DİGER, DÜGER, EGERE, ELGER, ESGER, GERAN, GERBE, GERCE, GERDE, GERDİ, GEREL, GERER, GEREY, GEREZ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

GERİ, EGER, GERÇ, GERE, GERĞ, GERM, GERO, GERÖ, GERP, GERS, GERT, GERÜ, GERZ, ÖGER

3 harfli kelimeler

GER

Bazı kelimelerin anlamları

GER

Kene. Kahverengi inek. Karnı, bacağı, burnu ya da kulakları beyaz ile siyah arası renkte olan keçi, eşek vb.hayvanlar (için)-.Bizim ger keçi gelmedi. Keçi ve benzerleri hayvanlarda tam siyah olmayan, siyahla beyaz arası bir renk. Açık maviye yakın, gök renginde (keçi): Ger keçi gitti. Kestane renginde (eşek). Kahve rengi ile sarı arası renk (keçi için): Ger keçiyi satalım önce. Başı beyaz olan keçi: Bu keçinin oğlağı ger. Güzel ve kuvvetli (inek için): Bizim ger ineği tren ezmiş. Dut ağacının budanmayıp seneye kalan dallan: Senin ağaçlar ger bana yaramaz. Çengelli iğlerin ucundaki tel çengel: İğin geri eğrildi. Leke: Bu ger çıkmıyor. Meyvelerin özsuyu: Almanın geri çıkmış. Tek tük ağaç bulunan kayalık yer. Dağ ve tepelerin üzerindeki yüksek burun. Dişi ördek: Bugün çayda iki ger gördüm. Ekşi. Uyuz hastalığı. Eski türkçe kermek: 'teşi'nin tepesinde bulunan ipliğin geçirildiği çengel. Mısır, kabak ve benzerleri bitkilerin saydamsı görünüşlü olan gövde ve dallarına verilen isim. Granüllü endoplazmik retikulum.

GERÇEKLEŞTİRME

Gerçekleştirmek işi, realizasyon.

KALKERLİSÜNGERLER

(Calcarea),iyi bilinir.

ÖZGERÇEKLEŞTİRİM

Kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi.

GERÇEKLEŞTİRİLMEK

Gerçek duruma getirilmek.

GERÇEKLEŞEBİLME

Gerçekleşebilmek işi.

GERÇEKLEŞTİRİLME

Gerçekleştirilmek işi.

GERDANİYEBUSELİK

Gerdaniye makamı ile buselik beşlisinden oluşan bir birleşik makam.

GERÇEKLEŞTİRMEK

Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK

Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.

GERGİNLEŞTİRMEK

Gergin duruma getirmek.

GEREKÇELENDİRME

Gerekçelendirmek işi.

LİMBURGERPEYNİRİ

Keskin koku ve aroması olan bir tür yumuşak beyaz peynir.

YADGEREKİRCİLİK

Neden ve sonucun birbirini izlemesinde kesin bir zorunluk olmadığını; yenilik, bağımsızlık ve şans gibi etmenlerin de neden - sonuç bağıntısı kadar olaylar arasındaki ilişkiyi belirlediğini ileri süren, bu bakımdan gerekirciliğin karşıtı olan öğreti, bk. gerekircilik.

GERÇEKLEŞEBİLMEK

Gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEREKÇELENDİRMEK

Gerekçeli duruma getirmek.

  -   -   -  

Anlamında GER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIMLAMAK

Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.

ADAMAKILLI

Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AFAKİ

Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.