Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fren" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fren ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fren olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FREN
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
ŞİZOFREN
Şizofreniye tutulmuş kimse.
GARDIFREN
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde FREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
FRENLEME
Frenlemek işi.
ANTERİ
Erkek gömleği, frenk gömleği, mintan. Entari, kadın giysisi, fistan.
FRENKLEŞMEK
Frenge benzemek, Frenk gibi davranışlarda bulunmak.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. Gittikçe genişleyen yara. Frengi.
SİFİLİS
Frengi.
FRENKLİK
Frenk gibi davranma.
LEVANTEN
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.
BALYOS
Osmanlı Devleti'nde Frenk ve özellikle Venedik elçilerine verilen ad.
FRENCİ
Tren yolu dönemecinde yol boyundaki frenlere kumanda eden görevli.
FRENLENMEK
Frenleme işi yapılmak.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
FRENOLOJİK
Frenoloji ile ilgili.
ALUÇ
Frenküzümü. Alıç ağacı ve meyvası. Alıç. Eski türkçe aluç: Dağlarda yetişen yabani ağaç ve meyvesi (Erzincan Merkez). Çorum ilinde, İskilip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ilinde, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
FRENKLEŞTİRMEK
Frenklere özgü yaşayış tarzı kazandırmak.
GEMLEMEK
Hayvanın ağzına gem takmak. Aşırı istek ve davranışlara engel olmak, frenlemek.
FRENLENME
Frenlenmek işi.