Kelimeler arşivi içinde; başında "fren" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. fren ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fren ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FRENLEYEBİLMEK, FRENKLEŞTİRMEK
FRENLEYEBİLME, FRENKLEŞTİRME
FRENKGÖREĞİ, FRENKLEŞMEK
FRENGİSTAN, FRENLEYİCİ, FRENLENMEK, FRENKLEŞME, FRENOLOJİK
FRENCİLİK, FRENKELİA, FRENLENME, FRENLEMEK, FRENOLOJİ
FRENULUM, FRENLEME, FRENKLİK, FRENGİLİ, FRENİTİS, FRENİKUS
FRENKÇE
FRENUM, FRENGİ, FRENES, FRENCİ
FRENK
FREN
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
FRENKLEŞMEK
Frenge benzemek, Frenk gibi davranışlarda bulunmak.
FRENCİLİK
Frencinin yaptığı iş.
FRENLENME
Frenlenmek işi.
FRENKLEŞTİRMEK
Frenklere özgü yaşayış tarzı kazandırmak.
FRENLENMEK
Frenleme işi yapılmak.
FRENLEYEBİLME
Frenleyebilmek işi.
FRENLEYİCİ
Bazı organların çalışmasını engelleyen. Engelleyen, ilerlemeye, gelişmeye engel olan.
FRENOLOJİK
Frenoloji ile ilgili.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
FRENKGÖREĞİ
Büyük anahtar.
FRENKELİA
Kist oluşturan bir koksidiya cinsi.
FRENGİSTAN
Osmanlılarca Avrupa'ya verilen ad.
FRENKLEŞTİRME
Frenkleştirmek işi.
FRENLEYEBİLMEK
Frenleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
FRENKLEŞME
Frenkleşmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde FREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALYOS
Osmanlı Devleti'nde Frenk ve özellikle Venedik elçilerine verilen ad.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ALUÇ
Frenküzümü. Alıç ağacı ve meyvası. Alıç. Eski türkçe aluç: Dağlarda yetişen yabani ağaç ve meyvesi (Erzincan Merkez). Çorum ilinde, İskilip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ilinde, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. Gittikçe genişleyen yara. Frengi.
ÇIMTAN
Frenk gömleği.
FRENCİ
Tren yolu dönemecinde yol boyundaki frenlere kumanda eden görevli.
LEVANTEN
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.
ÇANA
Kızak. Fren. Çanak.
GARDIFREN
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
ANTERİ
Erkek gömleği, frenk gömleği, mintan. Entari, kadın giysisi, fistan.
DUGUM
Frenk üzümü. Düğüm.
FRENLEME
Frenlemek işi.
GEMLEMEK
Hayvanın ağzına gem takmak. Aşırı istek ve davranışlara engel olmak, frenlemek.
ŞİZOFREN
Şizofreniye tutulmuş kimse.
SİFİLİS
Frengi.
DUBEN
Frenk gömleği.
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.
FRENKLİK
Frenk gibi davranma.