FRET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fret" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. fret ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fret ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fret olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FRET

Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık. Perdeleri birbirinden ayıran demirler.

FRETBOARD

Gitar sapının tellerin de geçtiği parmakla basılan ön yüzü.

FRETLESS

Perde demiri bulunmayan telli çalgı türü.

FRETTED

Perde demiri bulunan telli çalgı türü.

  -   -   -  

Anlamında FRET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FRET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MELUN

Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli. Lanetlenmiş kimse. Nefretle karşılanan, kötü.

TEKLİK

Tek, bir olma durumu. Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb. Lira.

İĞRENMEK

Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek. Aşağılık, bayağı bulmak, hoşlanmamak, nefret etmek.

YEZİT

Nefret edilen kimseler için kullanılan bir söz. Hilekâr, sahtekâr.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

SÖVMEK

Onur kırıcı, çoğu basmakalıp kaba sözler söylemek, küfretmek.

BUĞUZ

Kin besleme, nefret etme.

KÜFRETME

Küfretmek işi, sövme.

KARGIMAK

Birine, Tanrı'nın, insanların sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretlerine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek.

MENFUR

Nefret edilen, iğrenç, tiksindirici.

KARGIŞLI

Tanrı'nın ve insanların nefretine, lanetine uğramış, melun, lanetli.

MİZANTROP

Merdümgiriz. İnsandan nefret eden (kimse).

SIVAMAK

Sıva ile kaplamak, sıva vurmak. Bulaştırmak. Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Okşamak, sıvazlamak. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.

TİKSİNME

Tiksinmek işi, ikrah, istikrah, nefret.

OKUMAK

Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.

PERDAHLAMAK

Aprelemek. Sövmek, küfretmek. Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak.

TİKSİNTİ

Tiksinme işi, tiksinme, nefret.

DÜŞMAN

Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).

SÖVME

Sövmek işi, sövgü, küfretme. Bir kimsenin namus, onur ve kişiliğine yapılmış olan her türlü saldırı.

ULAN

Ey. Öfke ve nefret anlatan bir seslenme sözü.