FOR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "for" olan, toplam 89 adet kelime bulunmaktadır. for ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu for ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde for olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FORMİLMETİYONİN, FORMÜLLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

FORAMİNİFERLER, FORMALİTECİLİK, FORMÜLLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

FORMÜLLEŞMEK, FORMALİTESİZ, FORMATLATMAK, FORMATSIZLIK, FORAMİNİFERA

11 harfli kelimeler

FORMALDEHİT, FORMÜLASYON, FORMALİTELİ, FORAMİNOZUS, FORMALİTECİ, FORMATLAMAK, FORMÜLLEŞME, FORMATLATMA, FORFORLAMAK

10 harfli kelimeler

FORTİSSİMO, FORTEPİANO, FORNİKATUS, FORMATLAMA, FORFEYTİNG

9 harfli kelimeler

FORTÇULUK, FORMASYON, FORSMAJÖR, FORMATSIZ, FORMALİTE, FORSLAMAK, FORMÜLSÜZ, FORFAİTER, FORMALİST, FORMALİZM

8 harfli kelimeler

FORMALIK, FORMÜLLÜ, FORMALİN, FORMATLI, FORMATÖR, FORUTMAK, FORMÜLER, FOROTİKO, FORSUMAK, FORMİYAT

7 harfli kelimeler

FORNİKS, FORMÜLE, FORSEPS, FORMİKA, FORMİCA, FORTACI, FORMARE, FORTMAN, FORTRAN, FORUMCU, FORAMEN

6 harfli kelimeler

FORSLU, FORTÇU, FORTUK, FORTUL, FORTUM, FORVET, FORYAZ, FORARE, FORMÜL, FORMOL, FORMİL, FORMEN, FORMEL, FORMAT, FORANT, FORMAL, FOREKS, FORİNT

5 harfli kelimeler

FORUT, FORUM, FORUK, FORAZ, FORUZ, FORMA, FORTE, FORTA, FOROZ, FORSA

4 harfli kelimeler

FORA, FORS, FORU, FORK, FORM

3 harfli kelimeler

FOR

Bazı kelimelerin anlamları

FOR

Genellikle canlı hayvanlardan oluşan malların satıcı tarafından, alıcının belirlediği demiryolu istasyonunda teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.

FORAMİNİFERLER

Bir hücrelilerden (Protozoa), kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının hemen hepsi genel olarak bir ya da çok odacıklı, kalsiyum karbonattan yapılmış bir kabukla örtülü olan, iğne biçimindeki yalancı ayakları kabuk üzerindeki deliklerden dışarı uzanan, bazısı tath suda, çoğu denizlerde yaşayan, bugün fosil olmuş pek çok türü bulunan, globijerin (Globigerina) ve nümülit (Nummulites) cinsleri iyi bilinen, bir takımı. Delikli hayvanlar. (Foraminifera),iyi bilinen cinsleridir.

FORMALDEHİT

Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.

FORMATLATMAK

Formatlama işini yaptırmak.

FORMÜLLEŞTİRMEK

Formül durumuna getirmek.

FORAMİNOZUS

Çok delikli.

FORMALİTECİ

Özellikle resmî işlerde yöntemlere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp işlerin yürümesini güçleştiren kimse. Biçimci. Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.

FORMÜLASYON

Herhangi bir ürünün oluşturulması sırasında karıştırılacak ham maddelerin oranlarının hesaplanması. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kurallara uydurma. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması.

FORMALİTESİZ

Formalitesi olmayan.

FORMALİTELİ

Formalitesi olan.

FORMÜLLEŞTİRME

Formülleştirmek işi.

FORMİLMETİYONİN

Formil grubu bağlanmış metiyonin olup prokaryotlarda protein üretimi sırasındaki başlangıç aminoasidi.

FORMALİTECİLİK

Formaliteci olma durumu.

FORMÜLLEŞMEK

Formül durumuna gelmek. Kısa ve özlü duruma gelmek.

FORMATSIZLIK

Formatsız olma durumu.

FORAMİNİFERA

Delikli hayvanlar.

  -   -   -  

Anlamında FOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAFORLAMA

Anaforlamak işi.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

BİÇİMLENME

Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.

AFOROZLANMAK

Aforozlama işi yapılmak.

ANAFORCULUK

Anaforcu olma durumu.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

BENZEN

Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

BİÇİMCİ

Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

AFOROZLANMA

Aforozlanmak işi.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

BAKALİT

Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

AFOROZLAMA

Aforozlamak işi.