Kelimeler arşivi içinde; başında "for" olan, toplam 89 adet kelime bulunmaktadır. for ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu for ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde for olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FORMİLMETİYONİN, FORMÜLLEŞTİRMEK
FORAMİNİFERLER, FORMALİTECİLİK, FORMÜLLEŞTİRME
FORMÜLLEŞMEK, FORMALİTESİZ, FORMATLATMAK, FORMATSIZLIK, FORAMİNİFERA
FORMALDEHİT, FORMÜLASYON, FORMALİTELİ, FORAMİNOZUS, FORMALİTECİ, FORMATLAMAK, FORMÜLLEŞME, FORMATLATMA, FORFORLAMAK
FORTİSSİMO, FORTEPİANO, FORNİKATUS, FORMATLAMA, FORFEYTİNG
FORTÇULUK, FORMASYON, FORSMAJÖR, FORMATSIZ, FORMALİTE, FORSLAMAK, FORMÜLSÜZ, FORFAİTER, FORMALİST, FORMALİZM
FORMALIK, FORMÜLLÜ, FORMALİN, FORMATLI, FORMATÖR, FORUTMAK, FORMÜLER, FOROTİKO, FORSUMAK, FORMİYAT
FORNİKS, FORMÜLE, FORSEPS, FORMİKA, FORMİCA, FORTACI, FORMARE, FORTMAN, FORTRAN, FORUMCU, FORAMEN
FORSLU, FORTÇU, FORTUK, FORTUL, FORTUM, FORVET, FORYAZ, FORARE, FORMÜL, FORMOL, FORMİL, FORMEN, FORMEL, FORMAT, FORANT, FORMAL, FOREKS, FORİNT
FORUT, FORUM, FORUK, FORAZ, FORUZ, FORMA, FORTE, FORTA, FOROZ, FORSA
FORA, FORS, FORU, FORK, FORM
FOR
FOR
Genellikle canlı hayvanlardan oluşan malların satıcı tarafından, alıcının belirlediği demiryolu istasyonunda teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
FORMİLMETİYONİN
Formil grubu bağlanmış metiyonin olup prokaryotlarda protein üretimi sırasındaki başlangıç aminoasidi.
FORMÜLLEŞTİRME
Formülleştirmek işi.
FORAMİNİFERLER
Bir hücrelilerden (Protozoa), kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının hemen hepsi genel olarak bir ya da çok odacıklı, kalsiyum karbonattan yapılmış bir kabukla örtülü olan, iğne biçimindeki yalancı ayakları kabuk üzerindeki deliklerden dışarı uzanan, bazısı tath suda, çoğu denizlerde yaşayan, bugün fosil olmuş pek çok türü bulunan, globijerin (Globigerina) ve nümülit (Nummulites) cinsleri iyi bilinen, bir takımı. Delikli hayvanlar. (Foraminifera),iyi bilinen cinsleridir.
FORMALİTELİ
Formalitesi olan.
FORMÜLASYON
Herhangi bir ürünün oluşturulması sırasında karıştırılacak ham maddelerin oranlarının hesaplanması. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kurallara uydurma. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması.
FORAMİNİFERA
Delikli hayvanlar.
FORMALİTECİLİK
Formaliteci olma durumu.
FORMÜLLEŞTİRMEK
Formül durumuna getirmek.
FORMATSIZLIK
Formatsız olma durumu.
FORMATLATMAK
Formatlama işini yaptırmak.
FORMALİTECİ
Özellikle resmî işlerde yöntemlere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp işlerin yürümesini güçleştiren kimse. Biçimci. Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.
FORAMİNOZUS
Çok delikli.
FORMALİTESİZ
Formalitesi olmayan.
FORMÜLLEŞMEK
Formül durumuna gelmek. Kısa ve özlü duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde FOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAFORLAMA
Anaforlamak işi.
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AFOROZLANMA
Aforozlanmak işi.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
AFOROZLAMAK
Aforoz etmek, kovmak.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
ANAFORCULUK
Anaforcu olma durumu.
AFOROZLANMAK
Aforozlama işi yapılmak.
AFOROZLAMA
Aforozlamak işi.
BİÇİMLENME
Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.
BENZEN
Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.