Sonu FOR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "for" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. Sonu for ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında for olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde for olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MAKROSPOROFOR

12 harfli kelimeler

PTERİGİYOFOR

11 harfli kelimeler

SPERMATOFOR, RADYOFOSFOR

10 harfli kelimeler

FARMAKOFOR, KONİDYOFOR, EMBRİYOFOR, PNÖMATOFOR, PORFİROFOR, KROMATOFOR

9 harfli kelimeler

SİDEROFOR, SİDEREFOR, ODONTOFOR, MELANOFOR, EKSTRAFOR

8 harfli kelimeler

SANTRFOR, KROMOFOR, KIOROFOR, KARPOFOR, İYONOFOR, İYODOFOR, İRİDOFOR, GUANOFOR, NEKTOFOR, TERMOFOR, HİDROFOR

7 harfli kelimeler

OKROFOR, BUTAFOR, OZMOFOR, LÖKOFOR, LOKAFOR, LİPOFOR, METAFOR, SEMAFOR, ANTOFOR, FOTOFOR, GİNOFOR, GONOFOR, IÖKOFOR, LOFOFOR

6 harfli kelimeler

ROKFOR, KONFOR, FOSFOR, ANAFOR

5 harfli kelimeler

ŞOFOR, ŞUFOR

4 harfli kelimeler

EFOR

3 harfli kelimeler

FOR

Bazı kelimelerin anlamları

FOR

Genellikle canlı hayvanlardan oluşan malların satıcı tarafından, alıcının belirlediği demiryolu istasyonunda teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.

SİDEROFOR

Demir içeren ve demirin taşınmasında görevli olan, büyüme ve çimlenme faktörü olarak da kabul edilen, antibiyotik etkisi olan, düşük molekül ağırlıklı, mikrobiyal, organik bir madde.

PTERİGİYOFOR

Balıklarda yüzgeç ışınlarına destek teşkil eden en dıştaki kıkırdaksı çubuk.

FARMAKOFOR

Bir ilaç molekülünde biyolojik etkiden sorumlu olduğu düşünülen ve hedef bölge ile en iyi şekilde etkileşerek biyolojik cevabı başlatmak için gerekli özelliklere sahip olan grup.

KROMATOFOR

Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.

SİDEREFOR

Hemosiderin pigmenti içeren makrofaj.

SPERMATOFOR

Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve birçok spermanın bir arada taşınmasını sağlayan kapsül. Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve spermanın bir arada taşınmasını sağlayan kapsül. Keneler gibi iç döllenmeye sahip kimi canlılar tarafından üretilen küçük sperm paketi. Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve bir çok spermatozoonu birarada taşıyan bir kapsül.

MAKROSPOROFOR

Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı. Yapraksı megasporofil. Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı.

MELANOFOR

Melanin pigmenti içeren makrofaj, melanofaj. Derinin stratum bazale katmanı altında bağ dokuda bulunan ve dendritik uzantıları keratinositlerle ilişkili melanini emen hücre, melanofaj. Kara ya da kahverengi pigmenti yani melanini kapsayan renk gözesi. Genellikle epidermiste bulunan ve melânin pigmenti kapsayan hücreler.

ODONTOFOR

Yumuşakçaların diş taşıyan organı.

KONİDYOFOR

Konidyosporları taşıyan bir hava hifi.

EKSTRAFOR

Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.

RADYOFOSFOR

Biyolojik ve fizyolojik araştırmalarda tedavi amacı ile kullanılan, yan ömrü on dört gün olan fosforun radyoaktif izotopu.

PORFİROFOR

Kırmızı, menekşe rengi pigment taşıyan hücre.

PNÖMATOFOR

Sifonoforların, içinde gaz bulunan ve su yüzeyinde yüzebiimeyi sağlayan medüze benzer bir yapısı.

EMBRİYOFOR

Yumurta içerisindeki sestod larvasını çevreleyen ve onu koruyan kalın duvar. Yumurta içerisindeki sestod larvası onkosferi çevreleyen kalın duvar. Birkaç sestod türünde yumurtaların dış kabuğu yumuşaktır ve yırtılır dolayısıyla embriyofor larvayı koruyan tek kılıftır.

  -   -   -  

Anlamında FOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİÇİMCİ

Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

ANAFORLAMA

Anaforlamak işi.

AFOROZLANMA

Aforozlanmak işi.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

ANAFORCULUK

Anaforcu olma durumu.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AFOROZLANMAK

Aforozlama işi yapılmak.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

AFOROZLAMA

Aforozlamak işi.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

BİÇİMLENME

Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

BENZEN

Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.

BAKALİT

Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.