Kelimeler arşivi içinde; sonunda "for" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. Sonu for ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında for olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde for olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MAKROSPOROFOR
PTERİGİYOFOR
SPERMATOFOR, RADYOFOSFOR
FARMAKOFOR, KONİDYOFOR, EMBRİYOFOR, PNÖMATOFOR, PORFİROFOR, KROMATOFOR
SİDEROFOR, SİDEREFOR, ODONTOFOR, MELANOFOR, EKSTRAFOR
SANTRFOR, KROMOFOR, KIOROFOR, KARPOFOR, İYONOFOR, İYODOFOR, İRİDOFOR, GUANOFOR, NEKTOFOR, TERMOFOR, HİDROFOR
OKROFOR, BUTAFOR, OZMOFOR, LÖKOFOR, LOKAFOR, LİPOFOR, METAFOR, SEMAFOR, ANTOFOR, FOTOFOR, GİNOFOR, GONOFOR, IÖKOFOR, LOFOFOR
ROKFOR, KONFOR, FOSFOR, ANAFOR
ŞOFOR, ŞUFOR
EFOR
FOR
FOR
Genellikle canlı hayvanlardan oluşan malların satıcı tarafından, alıcının belirlediği demiryolu istasyonunda teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.
PORFİROFOR
Kırmızı, menekşe rengi pigment taşıyan hücre.
EKSTRAFOR
Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.
FARMAKOFOR
Bir ilaç molekülünde biyolojik etkiden sorumlu olduğu düşünülen ve hedef bölge ile en iyi şekilde etkileşerek biyolojik cevabı başlatmak için gerekli özelliklere sahip olan grup.
SİDEROFOR
Demir içeren ve demirin taşınmasında görevli olan, büyüme ve çimlenme faktörü olarak da kabul edilen, antibiyotik etkisi olan, düşük molekül ağırlıklı, mikrobiyal, organik bir madde.
PNÖMATOFOR
Sifonoforların, içinde gaz bulunan ve su yüzeyinde yüzebiimeyi sağlayan medüze benzer bir yapısı.
SİDEREFOR
Hemosiderin pigmenti içeren makrofaj.
EMBRİYOFOR
Yumurta içerisindeki sestod larvasını çevreleyen ve onu koruyan kalın duvar. Yumurta içerisindeki sestod larvası onkosferi çevreleyen kalın duvar. Birkaç sestod türünde yumurtaların dış kabuğu yumuşaktır ve yırtılır dolayısıyla embriyofor larvayı koruyan tek kılıftır.
SPERMATOFOR
Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve birçok spermanın bir arada taşınmasını sağlayan kapsül. Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve spermanın bir arada taşınmasını sağlayan kapsül. Keneler gibi iç döllenmeye sahip kimi canlılar tarafından üretilen küçük sperm paketi. Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve bir çok spermatozoonu birarada taşıyan bir kapsül.
KONİDYOFOR
Konidyosporları taşıyan bir hava hifi.
PTERİGİYOFOR
Balıklarda yüzgeç ışınlarına destek teşkil eden en dıştaki kıkırdaksı çubuk.
MELANOFOR
Melanin pigmenti içeren makrofaj, melanofaj. Derinin stratum bazale katmanı altında bağ dokuda bulunan ve dendritik uzantıları keratinositlerle ilişkili melanini emen hücre, melanofaj. Kara ya da kahverengi pigmenti yani melanini kapsayan renk gözesi. Genellikle epidermiste bulunan ve melânin pigmenti kapsayan hücreler.
ODONTOFOR
Yumuşakçaların diş taşıyan organı.
RADYOFOSFOR
Biyolojik ve fizyolojik araştırmalarda tedavi amacı ile kullanılan, yan ömrü on dört gün olan fosforun radyoaktif izotopu.
MAKROSPOROFOR
Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı. Yapraksı megasporofil. Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı.
KROMATOFOR
Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.
Bu bölümde tanımı içerisinde FOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
AFOROZLANMA
Aforozlanmak işi.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
AFOROZLAMAK
Aforoz etmek, kovmak.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.
AFOROZLAMA
Aforozlamak işi.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
ANAFORCULUK
Anaforcu olma durumu.
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
ANAFORLAMA
Anaforlamak işi.
BİÇİMLENME
Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.
BENZEN
Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
AFOROZLANMAK
Aforozlama işi yapılmak.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.