Kelimeler arşivinde; içinde "fos" olan, toplam 117 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fos bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fos ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fos olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FOTOFOSFORİLASYON
FOSFOFRUKTOKİNAZ, HİPERFOSFATASEMİ
DEFOSFORİLASYON, FOSFATİDİLKOLİN, FOSFATİDİLSERİN, LENFOSİNTİGRAFİ
FOSFODİESTERAZ, HİPERFOSFATEMİ, HİPERFOSFATÜRİ, HİPERFOSFOREMİ
FOSFOGLİSERİT, FOSFORIŞILLIK, FOSFORİLASYON, FOSFORLANMALI, HİPOFOSFATEMİ, HİPOFOSFATÜRİ, ISILFOSFONŞIL, LENFOSİTOPENİ, LENFOSİTOPOEZ, MORFOSPESİYES, SİKLOFOSFAMİD
FOSFATLATMAK, FOSFOARJİNİN, FOSFOKREATİN, FOSFOPROTEİN, FOSFORİMETRİ, FOSFORLARIMA, LENFOSİTOZİS, LİMFOSENTRUM, PİROFOSFATAZ
FOSFATLAMAK, FOSİLLEŞMEK, FOSURDATMAK, FOSFATAZEMİ, FOSFATLATMA, FOSFORESANS, FOSFORIŞIMA, FOSFORLANMA, KİFOSKOLİOZ, LENFOSARKOM, LENFOSİTEMİ, LENFOSİTLER, RADYOFOSFOR, SÜPERFOSFAT
FOSFORIŞIL, FOSİLLEŞME, FOSURDAMAK, FOSFATLAMA, FOSFOKİNAZ, FOSFOLİPAZ, FOSFOLİPİT, FOSFORLAMA, FOSULDAMAK, FOSURDATMA, LENFOSİTİK, ORTOFOSFAT, PİROFOSFAT
FOSFATSIZ, FOSFORIŞI, FOSFORSUZ, FOSLATMAK, FOSURDAMA, BİLANOFOS, FOSFATEMİ, FOSFATLAR, FOSFATÜRİ, FOSURADAK, FOSURAMAK
FOSEPTİK, FOSFATLI, FOSFORLU, FOSLAMAK, FOSLATMA, LENFOSİT, BROMOFOS, FOSALMAK, FOSBIYIK, FOSFAJEN, FOSFATAZ, FOSFATİT, FOSFORİT, FOSKULAK, FOSSADAK, FOSTURUK, FOSULDAK, FOSURDAK
DEFOSUZ, FOSİLLİ, FOSLAMA, FOSURTU, AMFOSİT, FOSALAH, FOSALAK, FOSSULA
FOSFAT, FOSFOR, FOSGEN, FOSFOS, FOSLAK, FOSSUK, FOSUCU, FOSÜLA
FOSİL, ZİFOS, FOSSA, FOSUK, FOSUL, FOSUR, FOSUT, KOFOS, LİFOS, NÜFOS, SİFOS
FOSA, FOSİ
FOS
FOS
Çürük, temelsiz, boş, kof.
FOSFOFRUKTOKİNAZ
Glikoliziste fruktoz 6-fosfatı fruktoz 1, 6-difosfata çeviren enzim. Glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri.
FOSFATİDİLKOLİN
Hücre zarlarında bol bulunan ve ek grup olarak kolin taşıyan bir fosfolipit Lesitin. Fosfatidik aside bağlı ek grup olarak kolin taşıyan, hücre zarlarında en çok bulunan, kolinin vücut deposu olan ayrıca yağ oranı yüksek gıdalarda emülgatör olarak kullanılan bir fosfolipit, lesitin.
FOSFOGLİSERİT
Gliserofosfolipit.
HİPERFOSFATÜRİ
İdrarda aşırı miktarda fosfatın yükselmesi.
LENFOSİNTİGRAFİ
Lenf damarlarının sintigrafi yöntemiyle görüntülenmesi.
FOSFORLANMALI
Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek).
HİPERFOSFOREMİ
Kanda aşırı miktarda fosfor bileşiklerinin bulunması.
FOSFODİESTERAZ
Fosfodiester bağlantısını hidrolize eden bir grup enzim.
HİPERFOSFATASEMİ
Kanda alkalen fosfatazın düzeyinin yükselmesi.
FOSFATİDİLSERİN
Hücre zarlarında bulunan ve ek grup olarak serin amino asidini taşıyan bir fosfolipit. Hücre zarlarında bulunan ve fosfatidik aside bağlı ek grup olarak serin aminoasidini taşıyan bir fosfolipit.
FOTOFOSFORİLASYON
Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP teşekkülü. Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP'nin oluşumu, fotosentetik fosforilasyon. Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak ADP'nin ATP'ye dönüştürülmesi.
FOSFORİLASYON
Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.
HİPERFOSFATEMİ
Kanda fosfatın aşırı miktarda bulunması. Kanda fosfatın aşırı miktarda yükselmesi.
FOSFORIŞILLIK
Kimi özdeklerin görünür ya da morüstü ışığa tutulduktan sonra bir süre yeşilimsi renkte ışıldaması.
DEFOSFORİLASYON
Proteine bağlanarak aktifleşmesini sağlayan fosfat molekülünün, fosfataz enzimi ile koparılması olayı.
Bu bölümde tanımı içerisinde FOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FOSİLLİ
İçinde fosil bulunan.
FOSFATSIZ
İçinde fosfat olmayan.
FOSİLLEŞMEK
Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.
FOSFATLAMAK
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.
FOSİLLEŞME
Fosilleşmek durumu, taşıllaşma.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ARKEOPTERİKS
Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.
FOSFORIŞIL
Fosforışı özelliği olan.
DEFOLU
Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).
FOSLAMA
Foslamak işi.
APATİT
Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.
FOSFAT
Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
FOSFORSUZ
Fosfor içermeyen. Fosfor olmadan.
AZOİK
En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).
FİRUZE
Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.
DEFOSUZ
Defosu olmayan, sağlam.
FOSFORLU
Birleşiminde fosfor olan. Alımlı, gösterişli. Işıklı, parlak.
FOSFATLI
İçinde fosfat olan.
DİYATOME
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.