Kelimeler arşivi içinde; başında "fos" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. fos ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fos ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FOSFOFRUKTOKİNAZ
FOSFATİDİLSERİN, FOSFATİDİLKOLİN
FOSFODİESTERAZ
FOSFOGLİSERİT, FOSFORIŞILLIK, FOSFORİLASYON, FOSFORLANMALI
FOSFOARJİNİN, FOSFOPROTEİN, FOSFORİMETRİ, FOSFATLATMAK, FOSFOKREATİN, FOSFORLARIMA
FOSURDATMAK, FOSFORESANS, FOSFORIŞIMA, FOSFATLATMA, FOSFATLAMAK, FOSİLLEŞMEK, FOSFORLANMA, FOSFATAZEMİ
FOSFOKİNAZ, FOSFOLİPAZ, FOSURDATMA, FOSFOLİPİT, FOSFORIŞIL, FOSİLLEŞME, FOSFATLAMA, FOSFORLAMA, FOSULDAMAK, FOSURDAMAK
FOSURAMAK, FOSFORSUZ, FOSURDAMA, FOSFORIŞI, FOSFATÜRİ, FOSFATSIZ, FOSFATLAR, FOSFATEMİ, FOSURADAK, FOSLATMAK
FOSKULAK, FOSLAMAK, FOSLATMA, FOSURDAK, FOSSADAK, FOSULDAK, FOSTURUK, FOSFORLU, FOSFORİT, FOSFATLI, FOSFATİT, FOSFATAZ, FOSFAJEN, FOSEPTİK, FOSBIYIK, FOSALMAK
FOSİLLİ, FOSLAMA, FOSALAK, FOSALAH, FOSURTU, FOSSULA
FOSÜLA, FOSUCU, FOSSUK, FOSLAK, FOSGEN, FOSFOS, FOSFOR, FOSFAT
FOSUK, FOSUL, FOSSA, FOSUR, FOSİL, FOSUT
FOSİ, FOSA
FOS
FOS
Çürük, temelsiz, boş, kof.
FOSFORİMETRİ
Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.
FOSFATLATMAK
Fosfatlama işini yaptırmak.
FOSURDATMAK
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.
FOSFATİDİLSERİN
Hücre zarlarında bulunan ve ek grup olarak serin amino asidini taşıyan bir fosfolipit. Hücre zarlarında bulunan ve fosfatidik aside bağlı ek grup olarak serin aminoasidini taşıyan bir fosfolipit.
FOSFODİESTERAZ
Fosfodiester bağlantısını hidrolize eden bir grup enzim.
FOSFOKREATİN
Kreatin fosfat.
FOSFOFRUKTOKİNAZ
Glikoliziste fruktoz 6-fosfatı fruktoz 1, 6-difosfata çeviren enzim. Glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri.
FOSFOPROTEİN
Protein sentezlendikten sonra proteinkinazlarla fosfor grupları eklenen protein. Protein sentezlendikten sonra o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş durumu. Protein sentezlenirken proteine proteinkinazlarla fosfor grupları eklenen protein.
FOSFATİDİLKOLİN
Hücre zarlarında bol bulunan ve ek grup olarak kolin taşıyan bir fosfolipit Lesitin. Fosfatidik aside bağlı ek grup olarak kolin taşıyan, hücre zarlarında en çok bulunan, kolinin vücut deposu olan ayrıca yağ oranı yüksek gıdalarda emülgatör olarak kullanılan bir fosfolipit, lesitin.
FOSFORIŞILLIK
Kimi özdeklerin görünür ya da morüstü ışığa tutulduktan sonra bir süre yeşilimsi renkte ışıldaması.
FOSFORLANMALI
Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek).
FOSFORLARIMA
Bir özdeğin, uyarık bir durudan taban duruya geçiş olasılığı az olması yüzünden uzun süre ışıldaması olayı.
FOSFOGLİSERİT
Gliserofosfolipit.
FOSFORİLASYON
Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.
FOSFOARJİNİN
Bazı omurgasız hayvanların kas ve sinir dokusunda bulunan yüksek enerjili fosfatı depolayan bileşik, arjinin fosfat.
Bu bölümde tanımı içerisinde FOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEFOSUZ
Defosu olmayan, sağlam.
FOSFATSIZ
İçinde fosfat olmayan.
FOSFATLI
İçinde fosfat olan.
FİRUZE
Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.
FOSFAT
Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.
APATİT
Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.
DİYATOME
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.
FOSFORLU
Birleşiminde fosfor olan. Alımlı, gösterişli. Işıklı, parlak.
FOSFORIŞIL
Fosforışı özelliği olan.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
FOSLAMA
Foslamak işi.
AZOİK
En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).
FOSFATLAMAK
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.
FOSİLLEŞME
Fosilleşmek durumu, taşıllaşma.
FOSİLLİ
İçinde fosil bulunan.
ARKEOPTERİKS
Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.
FOSFORSUZ
Fosfor içermeyen. Fosfor olmadan.
DEFOLU
Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).
FOSİLLEŞMEK
Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.