FOS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fos" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. fos ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fos ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

FOSFOFRUKTOKİNAZ

15 harfli kelimeler

FOSFATİDİLSERİN, FOSFATİDİLKOLİN

14 harfli kelimeler

FOSFODİESTERAZ

13 harfli kelimeler

FOSFOGLİSERİT, FOSFORIŞILLIK, FOSFORİLASYON, FOSFORLANMALI

12 harfli kelimeler

FOSFOARJİNİN, FOSFOPROTEİN, FOSFORİMETRİ, FOSFATLATMAK, FOSFOKREATİN, FOSFORLARIMA

11 harfli kelimeler

FOSURDATMAK, FOSFORESANS, FOSFORIŞIMA, FOSFATLATMA, FOSFATLAMAK, FOSİLLEŞMEK, FOSFORLANMA, FOSFATAZEMİ

10 harfli kelimeler

FOSFOKİNAZ, FOSFOLİPAZ, FOSURDATMA, FOSFOLİPİT, FOSFORIŞIL, FOSİLLEŞME, FOSFATLAMA, FOSFORLAMA, FOSULDAMAK, FOSURDAMAK

9 harfli kelimeler

FOSURAMAK, FOSFORSUZ, FOSURDAMA, FOSFORIŞI, FOSFATÜRİ, FOSFATSIZ, FOSFATLAR, FOSFATEMİ, FOSURADAK, FOSLATMAK

8 harfli kelimeler

FOSKULAK, FOSLAMAK, FOSLATMA, FOSURDAK, FOSSADAK, FOSULDAK, FOSTURUK, FOSFORLU, FOSFORİT, FOSFATLI, FOSFATİT, FOSFATAZ, FOSFAJEN, FOSEPTİK, FOSBIYIK, FOSALMAK

7 harfli kelimeler

FOSİLLİ, FOSLAMA, FOSALAK, FOSALAH, FOSURTU, FOSSULA

6 harfli kelimeler

FOSÜLA, FOSUCU, FOSSUK, FOSLAK, FOSGEN, FOSFOS, FOSFOR, FOSFAT

5 harfli kelimeler

FOSUK, FOSUL, FOSSA, FOSUR, FOSİL, FOSUT

4 harfli kelimeler

FOSİ, FOSA

3 harfli kelimeler

FOS

Bazı kelimelerin anlamları

FOS

Çürük, temelsiz, boş, kof.

FOSFODİESTERAZ

Fosfodiester bağlantısını hidrolize eden bir grup enzim.

FOSFOPROTEİN

Protein sentezlendikten sonra proteinkinazlarla fosfor grupları eklenen protein. Protein sentezlendikten sonra o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş durumu. Protein sentezlenirken proteine proteinkinazlarla fosfor grupları eklenen protein.

FOSFOGLİSERİT

Gliserofosfolipit.

FOSFATİDİLKOLİN

Hücre zarlarında bol bulunan ve ek grup olarak kolin taşıyan bir fosfolipit Lesitin. Fosfatidik aside bağlı ek grup olarak kolin taşıyan, hücre zarlarında en çok bulunan, kolinin vücut deposu olan ayrıca yağ oranı yüksek gıdalarda emülgatör olarak kullanılan bir fosfolipit, lesitin.

FOSFORİMETRİ

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

FOSFORLANMALI

Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek).

FOSFOKREATİN

Kreatin fosfat.

FOSFORIŞILLIK

Kimi özdeklerin görünür ya da morüstü ışığa tutulduktan sonra bir süre yeşilimsi renkte ışıldaması.

FOSFOARJİNİN

Bazı omurgasız hayvanların kas ve sinir dokusunda bulunan yüksek enerjili fosfatı depolayan bileşik, arjinin fosfat.

FOSFORİLASYON

Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.

FOSFORLARIMA

Bir özdeğin, uyarık bir durudan taban duruya geçiş olasılığı az olması yüzünden uzun süre ışıldaması olayı.

FOSFATİDİLSERİN

Hücre zarlarında bulunan ve ek grup olarak serin amino asidini taşıyan bir fosfolipit. Hücre zarlarında bulunan ve fosfatidik aside bağlı ek grup olarak serin aminoasidini taşıyan bir fosfolipit.

FOSURDATMAK

Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.

FOSFATLATMAK

Fosfatlama işini yaptırmak.

FOSFOFRUKTOKİNAZ

Glikoliziste fruktoz 6-fosfatı fruktoz 1, 6-difosfata çeviren enzim. Glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri.

  -   -   -  

Anlamında FOS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FOSFAT

Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

DEFOLU

Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

FOSFATSIZ

İçinde fosfat olmayan.

AZOİK

En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).

FOSFATLI

İçinde fosfat olan.

APATİT

Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.

FOSLAMA

Foslamak işi.

FOSİLLİ

İçinde fosil bulunan.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

FOSFORSUZ

Fosfor içermeyen. Fosfor olmadan.

DİYATOME

Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.

FOSİLLEŞMEK

Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.

FOSFATLAMAK

Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.

DEFOSUZ

Defosu olmayan, sağlam.

FİRUZE

Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.

FOSFORIŞIL

Fosforışı özelliği olan.

FOSİLLEŞME

Fosilleşmek durumu, taşıllaşma.

ARKEOPTERİKS

Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.

FOSFORLU

Birleşiminde fosfor olan. Alımlı, gösterişli. Işıklı, parlak.