Sonu FOS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fos" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fos ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fos olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

BİLANOFOS

8 harfli kelimeler

BROMOFOS

6 harfli kelimeler

FOSFOS

5 harfli kelimeler

ZİFOS, KOFOS, LİFOS, NÜFOS, SİFOS

3 harfli kelimeler

FOS

Bazı kelimelerin anlamları

FOS

Çürük, temelsiz, boş, kof.

LİFOS

Ticarette batma, batkınlık: Taşdemir lifosa uğradı.

BROMOFOS

Sarı renkte, kristalize, suda çok az eter ve toluende iyi çözünen fosforothioat türevi organik fosforlu bir madde.

SİFOS

Sonu olmayan iş, hiç : Bu işin sonu sifos çıktı. Denizden esen yel, siklon.

BİLANOFOS

Beyaz toz hâlinde renksiz, kristalize, suda çözünen, böcek öldürücü zehirli bir madde.

FOSFOS

Fısıltı.

KOFOS

Sağır.

NÜFOS

Nüfus.

ZİFOS

Yerden sıçrayan çamur. Yararsız, boş.

  -   -   -  

Anlamında FOS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARKEOPTERİKS

Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.

FİRUZE

Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.

AZOİK

En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).

FOSFORIŞIL

Fosforışı özelliği olan.

FOSFORLU

Birleşiminde fosfor olan. Alımlı, gösterişli. Işıklı, parlak.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

FOSİLLİ

İçinde fosil bulunan.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

FOSFATLAMAK

Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.

FOSLAMA

Foslamak işi.

DEFOLU

Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).

FOSİLLEŞME

Fosilleşmek durumu, taşıllaşma.

FOSİLLEŞMEK

Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.

FOSFATLI

İçinde fosfat olan.

DEFOSUZ

Defosu olmayan, sağlam.

FOSFAT

Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

DİYATOME

Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.

FOSFATSIZ

İçinde fosfat olmayan.

FOSFORSUZ

Fosfor içermeyen. Fosfor olmadan.

APATİT

Doğada bulunan, içinde flor veya klor olan doğal kalsiyum fosfat.