Sonu FLAŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "flaş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu flaş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında flaş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde flaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FLAŞ

Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.

  -   -   -  

Anlamında FLAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FLAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİLOZOFLAŞMA

Filozoflaşmak durumu.

SAYDAMLAŞMAK

Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak. Belirgin, açık bir duruma gelmek.

KOFLAŞMA

Koflaşmak işi.

MİKROKİMYA

Maddelerin çok küçük miktarlarıyla uğraşan ve saflaştırma, nitel ve nicel analizler için 0,1-10 mg maddeyle çalışılan analitik kimya dalı.

ARILAŞMAK

Arı duruma gelmek, arılanmak, saflaşmak, özleşmek.

SAFLAŞTIRMA

Saflaştırmak işi.

DÖRTLÜ

Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan. Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet. Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul.

KOVALMAK

Gururlanmak, övünmek. Ağaç koflaşmak. Çıbanın içi boşalmak. Tenhalaşmak, serbest kalmak, boş kalmak. Kapı genişçe açılmak.

KAFİRİN

Süpürge darısından saflaştırılan bir protein.

KATALAZ

Hidrojen peroksiti suya ve oksijen molekülüne parçalayan ve oksijen alıcısı gerektirmeyen bir enzim. Hidrojen peroksidi parçalayan hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, mol kütlesi 225000-250000 g aralığında olan, pH=7 de ciğer ve bakterilerden saflaştırılan, haemartin içeren, toksik peroksiti oksijene dönüştürerek, toksik peroksitlerin birikimini önleyen enzim. Hidrojen peroksidin su ve oksijene ayrılmasını sağlayan enzim. Hidrojen peroksidi oksijen ve suya ayrıştıran, hem hayvan hem de bitki hücrelerinde bulunan enzim.

ABAZIRMAK

Günlerce yorucu işlerde çalışarak takatsiz kalmak. İçi boşalmak, çürümek, koflaşmak: Şu kavak ağacı abazırmış.

SAYDAMLAŞTIRMAK

Saydam duruma getirmek, şeffaflaştırmak.

SINIFLAŞMA

Sınıflaşmak işi.

SAFLAŞMA

Saflaşmak işi.

EBELEŞMEK

Eşleşmek, taraflaşmak. Kökleşmek, yerleşmek.

TUHAFLAŞMA

Tuhaflaşmak işi.

PALMİN

Tereyağı imalatında kullanılan saflaştırılmış kokonat yağı.

HEPARİN

Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.

SAYDAMLAŞMA

Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.

ANTİKALAŞMAK

Antika duruma gelmek. Tuhaflaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.