FLAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "flat" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. flat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu flat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde flat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FLAT

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.

  -   -   -  

Anlamında FLAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FLAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ERİTMEK

Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak. Çok üzmek. Zayıflatmak. Harcayıp tüketmek. Yok etmek.

LEYLAK

Zeytingillerden, yaprakları karşılıklı bir ağaççık (Syringa vulgaris). Bu ağacın koni durumunda toplanmış, beyaz, eflatun veya pembe renkte, güzel kokulu çiçekleri.

EFLATUNUMSU

Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen, eflatunsu.

EFLATUNİ

Eflatun rengi. Platonik. Bu renkte olan.

ELFETEN

Eflâtun, eflatun gibi.

AFLATOKSİKOZ

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinlerin neden olduğu zehirlenme.

DEMİURGOS

Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.

ZAYIFLATMA

Zayıflatmak işi.

KURUTMAK

Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.

ERGUVAN

Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum).

AFLATOKSİKOZİS

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.

SİKLAMEN

Tavşankulağı. Bu renkte olan. Kırmızıya çalan eflatun renk.

ARUKLANDURMAK

Zayıflatmak.

KIZILŞAP

Açık eflatun renk. Bu renkte olan.

CUTTİNG

Ses sinyalinin belli bir frekansının veya frekans aralığının zayıflatılması.

EFLATUNCULUK

Eski Yunan Filozofu Eflatun'un ülkücülüğünü örnek alan güzellik anlayışı (XV-XVI. yüzyılda Avrupa'da belirmiştir).

ARGURMAK

Yorulmak, zayıflamak. Yormak, zayıflatmak.

ÇARŞAFLATMA

Çarşaflatmak işi.

PLATONİK

Gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (aşk, sevgi ve ilgi), eflatuni.

ÇÖNGELTMEK

Zayıflatmak, gücünü kırmak, körletmek.