Kelimeler arşivi içinde; sonunda "flat" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu flat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında flat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde flat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FLAT
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.
Bu bölümde tanımı içerisinde FLAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EFLATUNUMSU
Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen, eflatunsu.
EFLATUNCULUK
Eski Yunan Filozofu Eflatun'un ülkücülüğünü örnek alan güzellik anlayışı (XV-XVI. yüzyılda Avrupa'da belirmiştir).
LEYLAK
Zeytingillerden, yaprakları karşılıklı bir ağaççık (Syringa vulgaris). Bu ağacın koni durumunda toplanmış, beyaz, eflatun veya pembe renkte, güzel kokulu çiçekleri.
EFLATUNİ
Eflatun rengi. Platonik. Bu renkte olan.
DEMİURGOS
Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.
AFLATOKSİKOZİS
İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.
ÇARŞAFLATMA
Çarşaflatmak işi.
SİKLAMEN
Tavşankulağı. Bu renkte olan. Kırmızıya çalan eflatun renk.
ELFETEN
Eflâtun, eflatun gibi.
ZAYIFLATMA
Zayıflatmak işi.
ÇÖNGELTMEK
Zayıflatmak, gücünü kırmak, körletmek.
KURUTMAK
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.
CUTTİNG
Ses sinyalinin belli bir frekansının veya frekans aralığının zayıflatılması.
ARGURMAK
Yorulmak, zayıflamak. Yormak, zayıflatmak.
ERİTMEK
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak. Çok üzmek. Zayıflatmak. Harcayıp tüketmek. Yok etmek.
PLATONİK
Gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (aşk, sevgi ve ilgi), eflatuni.
KIZILŞAP
Açık eflatun renk. Bu renkte olan.
ARUKLANDURMAK
Zayıflatmak.
AFLATOKSİKOZ
İnsan ve hayvanlarda aflatoksinlerin neden olduğu zehirlenme.
ERGUVAN
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum).