Kelimeler arşivi içinde; başında "ev" olan, toplam 439 adet kelime bulunmaktadır. ev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EVCİLLEŞTİREBİLME, EVRENSELLEŞEBİLME, EVRENSELLEŞTİRMEK
EVCİLLEŞTİRİLMEK, EVRENSELLEŞTİRME
EVCİLLEŞTİRİLME, EVLENDİREBİLMEK
EVCİLLEŞTİRMEK, EVLENDİREBİLME, EVRENSELLEŞMEK
EVCİLLEŞTİRME, EVCİORTAKIŞLA, EVCİYENİKIŞLA, EVKAFÇİFTLİĞİ, EVLENDİRİLMEK, EVRENDEŞÇİLİK, EVRENLERYAVŞI, EVRENSELLEŞME
EVCİKUZKIŞLA, EVLENDİRİLME, EVLENEBİLMEK
EVAGİNASYON, EVAPORASYON, EVCEKLENMEK, EVCİLLEŞMEK, EVENKÖVENCİ, EVENTRASYON, EVHAMLANMAK, EVHAMSIZLIK, EVİREBİLMEK, EVİSERASYON, EVKARLANMAH, EVLADİYELİK, EVLATSIZLIK, EVLENDIRMEK, EVLENDİRMEK, EVLENEBİLME, EVLİYATEKKE, EVRENSELLİK, EVRÜMÇEVRÜM, EVSÜKETEKLİ, EVTİKLENMEK, EVTİNLENMEK, EVTÜKLENMEK, EVVELEMİRDE
EVCİKKIRAN, EVCİLLEŞME, EVDEMONİST, EVDEMONİZM, EVDESTHANE, EVETİLEMEK, EVETLENMEK, EVGÖRMELİK, EVHAMLANMA, EVHAMLILIK, EVİHLENMEK, EVİKLEŞMEK, EVİLDENMEK, EVİNDİRMEK, EVİNLENMEG, EVİNLENMEK, EVİREBİLME, EVİRTLEMEK, EVİŞTİRMEK, EVLADÜİYAL, EVLEKAÇMAK, EVLEKALMAK, EVLEKLEMEK, EVLENDİRME, EVLENİLMEK, EVLENİRMEK, EVLENNİYİN, EVLİDERESİ, EVLİYAFAKI, EVRENBİLİM, Devamını Oku »»
EVCİHÜYÜK, EVCİKIRAN, EVDİLEMEK, EVDİNDMEK, EVECENLİK, EVECENNİK, EVEDLEMEK, EVEKLEMEK, EVELALLAH, EVELENMEH, EVETLEMEK, EVETLENME, EVİKLEMEK, EVİMSEMEK, EVİNLENME, EVİTLEMEK, EVKAFTEKE, EVKELEMEH, EVKELEMEK, EVKUTLUĞU, EVLEKLEME, EVLENİLME, EVLENMELİ, EVLİYALIK, EVOLÜSYON, EVRELEMEK, EVRENPAŞA, EVRENSEKİ, EVREÖLÇER, EVROPİYUM, Devamını Oku »»
EVCEKLİK, EVCERSİZ, EVCİLLİK, EVÇİTİLİ, EVDEŞLİK, EVDİNMEK, EVDİREĞİ, EVDİRMEK, EVECEKLİ, EVEDALAG, EVEDİNEN, EVELEMEK, EVERAĞAR, EVETLEME, EVEYİKLİ, EVGİNLİK, EVHAMSIZ, EVHASILI, EVİRECEK, EVİRMECE, EVİRTMEK, EVKİNMEK, EVLADLIG, EVLANMAK, EVLATLIH, EVLATLIK, EVLATLOH, EVLATSIZ, EVLENMEK, EVLENSEK, Devamını Oku »»
EVARMAH, EVBAKAN, EVBEYLİ, EVCİLER, EVCİLİK, EVCİMAL, EVCİMAN, EVCİMEK, EVCİMEN, EVCİMİK, EVCUMAL, EVCUMAN, EVCÜMAN, EVCÜMEN, EVCÜMÜK, EVÇİMİK, EVDEGÜL, EVDİRME, EVEDİCİ, EVEDİLE, EVELASI, EVELİSİ, EVELİYH, EVELLİK, EVENMEK, EVENNEH, EVERMEG, EVERMEK, EVESEVE, EVETİCİ, Devamını Oku »»
EVAÇMA, EVARDI, EVCARA, EVCİLİ, EVDECİ, EVDİME, EVDÜME, EVECEK, EVECEN, EVECİK, EVECÜK, EVEDEN, EVEGEN, EVELCE, EVELDE, EVELEK, EVELEM, EVELİH, EVELİK, EVEMEK, EVEREK, EVEREN, EVERİM, EVERME, EVEŞİK, EVETÇE, EVEYİK, EVGİDİ, EVGÖRE, EVİCİK, Devamını Oku »»
EVADİ, EVAZE, EVCAH, EVCAN, EVCEK, EVCİK, EVCİL, EVCÜK, EVDEŞ, EVDET, EVDİK, EVEÇİ, EVEDE, EVEDİ, EVELA, EVELİ, EVENİ, EVERE, EVETİ, EVETÜ, EVEYK, EVGAF, EVGAH, EVGİL, EVGİN, EVHAM, EVHAT, EVİCİ, EVİRİ, EVİYE, Devamını Oku »»
EVCE, EVCİ, EVÇİ, EVDİ, EVDU, EVEÇ, EVEF, EVEK, EVEL, EVEN, EVET, EVEY, EVEZ, EVGİ, EVİÇ, EVİK, EVİL, EVİN, EVİS, EVLA, EVLE, EVLİ, EVLÜ, EVRE, EVRİ, EVSİ, EVÜN, EVÜR, EVÜS, EVZA, Devamını Oku »»
EVÇ, EVE, EVK
EV
EV
Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı. Aile. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane. Soy, nesil.
EVCİYENİKIŞLA
Çorum kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EVCİLLEŞTİRİLMEK
Evcil duruma getirilmek, ehlîleştirilmek.
EVLENDİRİLMEK
Evlenmesi sağlanmak.
EVCİLLEŞTİRMEK
Evcil bir duruma getirmek, ehlîleştirmek.
EVCİORTAKIŞLA
Çorum şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
EVKAFÇİFTLİĞİ
İçel şehrinde, Silifke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
EVCİLLEŞTİRİLME
Evcilleştirmek işi.
EVRENSELLEŞTİRMEK
Evrensel duruma getirmek.
EVLENDİREBİLME
Evlendirebilmek işi.
EVRENSELLEŞEBİLME
Evrenselleşebilmek işi.
EVCİLLEŞTİREBİLME
Evcilleştirebilmek işi.
EVCİLLEŞTİRME
Evcilleştirmek işi, ehlîleştirme.
EVLENDİREBİLMEK
Evlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EVRENSELLEŞMEK
Evrensel duruma gelmek.
EVRENSELLEŞTİRME
Evrenselleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ACIGÖL
Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABLACILIK
Sevicilik.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇISAL
Açı ile ilgili, zaviyevi.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ADAYLIK
Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
ABLACI
Sevici.