Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esb" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esb ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esb olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esb olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESB
At, beygir.
GESB
Arapça kökenli gasb: gasb.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASBALİ
Besbelli.
BEDAHET
Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.
BELLÜ
Besbelli, apaçık, belli, belirli. Belli, aşikâr.
PRESBİT
Presbitliğe uğramış (göz veya kimse).
BERKİLMEK
Pekişmek, sertleşmek, katılaşmak, sıkışmak. İncinmek, burkulmak. Tesbit edilmek, pekitilmek, pekişmek.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
BELLİBELEK
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
BELLİBENEK
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
AŞGERE
Açık, besbelli, aşikâr.
BELGADE
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
AKÇABÖCEĞİ
Tesbih böceği.
PRESBİTERYEN
Presbiteryenlikle ilgili.
BEDİHİ
Besbelli, apaçık.
GEÇMİŞ
Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.
BELİRGİN
Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
AYNELAÇIK
Apaçık, besbelli.
LANGUR
Maymunlardan, Hindistan'da yaşayan, kül rengi veya kırmızıya çalan sarı tüylü, büyük bir maymun (Presbytis entellus).
BELKADE
Besbelli, apaçık, belli, belirli. Acaba.
BELLU
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
HÜVEYDA
Besbelli, açıkça, meydanda, aşikâr.