Kelimeler arşivi içinde; başında "esb" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. esb ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu esb ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde esb olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ESBABIMUCİBE
ESBNAME
ESBAB, ESBAK, ESBAP, ESBEY, ESBİT
ESB
ESB
At, beygir.
ESBAP
Sebepler, nedenler. Vasıtalar, araçlar.
ESBABIMUCİBE
Gerekçe.
ESBAK
Eski, geçmiş, önceki.
ESBNAME
Baytarname.
ESBİT
Araba tekerleğinin çember kısmını meydana getiren ağaç parçalardan herbiri.
ESBAB
Arapça kökenli esvab: bk. asbab.
ESBEY
Bartın şehri, Arıt bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
BEDİHİ
Besbelli, apaçık.
AŞGERE
Açık, besbelli, aşikâr.
BERKİLMEK
Pekişmek, sertleşmek, katılaşmak, sıkışmak. İncinmek, burkulmak. Tesbit edilmek, pekitilmek, pekişmek.
BELLİBELEK
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
BELLİBENEK
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
BELKADE
Besbelli, apaçık, belli, belirli. Acaba.
AYNELAÇIK
Apaçık, besbelli.
BASBALİ
Besbelli.
BELLU
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
GEÇMİŞ
Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.
LANGUR
Maymunlardan, Hindistan'da yaşayan, kül rengi veya kırmızıya çalan sarı tüylü, büyük bir maymun (Presbytis entellus).
PRESBİTERYEN
Presbiteryenlikle ilgili.
AKÇABÖCEĞİ
Tesbih böceği.
PRESBİT
Presbitliğe uğramış (göz veya kimse).
BELLÜ
Besbelli, apaçık, belli, belirli. Belli, aşikâr.
BELİRGİN
Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
HÜVEYDA
Besbelli, açıkça, meydanda, aşikâr.
BELGADE
Besbelli, apaçık, belli, belirli.
BEDAHET
Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.