Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esi" olan, toplam 285 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEHMETDEDETEKKESİ
GAZİMÜRSELTEPESİ, İSTANBULKİLİSESİ, MUNROMİKROAPSESİ
PEYGAMBERDEVESİ, DELİOĞLANDERESİ, EMİRLERYENİCESİ, HACIAHMETDERESİ, İMAMOĞLUÇEŞMESİ, KARADİĞİNDERESİ, LEVARİKEPENBESİ, OTURAKFASULYESİ, PİREFENDİDERESİ, PURKİNJEHÜCRESİ, ŞEYTANTAYYARESİ
DENİZKESTANESİ, ŞEYTANMİNARESİ, TAVUKYELPAZESİ, ALİDEDEBÖLMESİ, DEĞİRMENDERESİ, EKLEMKÜFLÜCESİ, HACIÖMERDERESİ, İNCELERTEKKESİ, KASIKKÜFLÜCESİ, KÖPEKMENEKŞESİ
MİNAREGÖLGESİ, CADISÜPÜRGESİ, ÇAYIRMELİKESİ, ARSLANPENÇESİ, ÇAMURDÜNEMESİ, ÇAPRAZPENSESİ, DEMİRCİDERESİ, EBEMSECCADESİ, İBRAHİMDERESİ, KANGALTEKKESİ, KENEBÖRÜLCESİ, KESTANEDERESİ, KIRKLARTEPESİ, MERKELHÜCRESİ, MİLLETBAHÇESİ, OYMATESTERESİ, PAZIPENCERESİ, SAKALPEÇETESİ, ŞEYTANTEKNESİ, TANDIRÖRTMESİ, TAVŞANGÖLGESİ, TAVŞANMEYVESİ, TEKKEYENİCESİ, YAPRAKHEYBESİ, YAZKIŞGÖVDESİ, YERDEBRENMESİ, YERDEPRENMESİ, YERDEPREŞMESİ, YERTEBRENMESİ, YERTERPENMESİ, Devamını Oku »»
ASLANPENÇESİ, HASEKİKÜPESİ, ŞEYTANİĞNESİ, TAVŞANMEMESİ, TAVUKPENÇESİ, KADINDÜĞMESİ, MERCANİĞNESİ, ALAÇAMDERESİ, BALIKGÖMMESİ, BOYİŞKENCESİ, CLARAHÜCRESİ, ÇELTİKDERESİ, ÇOBANÇEŞMESİ, DIGANGÖMBESİ, FIRINGÖMBESİ, GEREĞİERTESİ, GİREĞİERTESİ, GİREYİERTESİ, GÖKPENCERESİ, GRAMERÖNCESİ, KILKÜFLÜCESİ, KUŞKERDİMESİ, MUŞALİKALESİ, SULTANKÜPESİ, ŞEKERGÜBRESİ, TAHTAKEHLESİ, TAHTAKELLESİ, TAVANTEKNESİ, TOKMAKTEPESİ, UZBİLİMÖTESİ, Devamını Oku »»
BALIKNEFESİ, ÇOBANİĞNESİ, DENİZİĞNESİ, KÖPEKMEMESİ, KURTPENÇESİ, YILANİĞNESİ, AVDANERTESİ, BEBEKDERESİ, ÇERÇİDERESİ, DEMENBÖCESİ, DENİZTEPESİ, FARAŞDERESİ, GELİNERTESİ, GÖBEKKETESİ, GÜNEYİŞMESİ, HACIÇEŞMESİ, HANIMİĞNESİ, HATUNMEMESİ, KADINİĞNESİ, KAHVEDERESİ, KARGAİĞNESİ, KIŞLADERESİ, KONYAKİLESİ, KURTYELMESİ, LİMONNANESİ, MAYATEKNESİ, ÖRGETÜMGESİ, POLATDERESİ, SAÇPEÇETESİ, SUENDİRMESİ, Devamını Oku »»
KEÇİMEMESİ, AĞAÇKÜPESİ, FİZİKÖTESİ, KIZILÖTESİ, ARPADERESİ, AYIPENÇESİ, BABADERESİ, BAŞGÖLGESİ, BEYBAHÇESİ, BÜRGÜNDESİ, ÇETEDERESİ, ÇİPİDERESİ, DANAMEMESİ, DARIDERESİ, DENİZEBESİ, DEVEDERESİ, DÖLHEYBESİ, EBEMKÖMESİ, EVLİDERESİ, GEÇİMEMESİ, GIREERTESİ, GİRİERTESİ, KADIDERESİ, KALEDERESİ, KAYAMEMESİ, KAYAMEŞESİ, KEÇİDERESİ, KEÇİKALESİ, KEÇİMÖMESİ, KEDİMEMESİ, Devamını Oku »»
CUMARTESİ, KIZMEMESİ, PAZARTESİ, DOĞAÖTESİ, ULUSÖTESİ, BEYDERESİ, CİNTEPESİ, CUMİYTESİ, CUMORTESİ, CÜMERTESİ, CÜMÖRTESİ, ÇANKULESİ, DEVLİKESİ, DÖLDERESİ, ELGÖLGESİ, GELENCESİ, GİRERTESİ, GİREYTESİ, GÖKKÜRESİ, GÖLTEPESİ, GÜÇKÜMESİ, GÜLDERESİ, GÜZDERESİ, İŞBELGESİ, KIZKALESİ, KOZKALESİ, KUMPİRESİ, MIHTEPESİ, OĞLANFESİ, SAÇKETESİ, Devamını Oku »»
TÜRKÇESİ, MORÖTESİ, RUHÖTESİ, BAZİTESİ, BEĞENESİ, BİLİFESİ, CUMACESİ, CUMİCESİ, CÜMETESİ, CÜMÜCESİ, DİBİCESİ, ELDERESİ, ETLEKESİ, EYSİLESİ, İLERCESİ, İNDERESİ, İTMEMESİ, İTNANESİ, MALİYESİ, ÖTLEĞESİ, ÖZİMGESİ, PİYOFESİ, SÖZEBESİ, SUKÜZESİ, SUNANESİ, SUTERESİ, SUTİKESİ, SÜTEBESİ
BÖYLESİ, CÜMLESİ, HENDESİ, DEVLESİ, EKİRESİ, GESGESİ, KAFFESİ, KİMSESİ, KÜPLESİ, SİFTESİ
ERTESİ, NERESİ, ÖYLESİ, ÖZCESİ, AGNESİ, BİLESİ, ELBESİ, EYTESİ, GEĞESİ, GELESİ, GEYESİ, GİYESİ, GÖRESİ, GÜYESİ, HERESİ, KİYESİ, NİCESİ, NİTESİ, ÖDLESİ, ÖNBESİ, ÖTLESİ, SİLESİ, TELESİ, ÜSTESİ, VERESİ, VİRESİ, YETESİ, YİYESİ
İVESİ, ABESİ, ENESİ, ETESİ, İÇESİ, ÖTESİ
BESİ, NESİ, DESİ, GESİ, HESİ, KESİ
ESİ
ESİ
Yarı yanmış odun. Rüzgâr, sert esen rüzgâr. Dört yaşını bitiren hayvan. Ucu yanık odun. Yarı yanmış odun. (Uşak; Akdağ, Gelendost, Uluğbey Senirkent Isparta; Kuzfındık Eskişehir).
KARADİĞİNDERESİ
Konya kenti, Hatip nahiyesine bağlı bir yer.
MUNROMİKROAPSESİ
Stratum korneumun içerisinde veya altında nötrofillerin toplanması sonucu biçimlenen küçük odak.
PURKİNJEHÜCRESİ
Purkinje hücre katmanı.
PEYGAMBERDEVESİ
Sıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 santimetre boyunda, düz kanatlı, çok obur böcek (Mantis religiosa).
ŞEYTANTAYYARESİ
Uçurtma.
GAZİMÜRSELTEPESİ
Hatay şehri, Reyhanlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MEHMETDEDETEKKESİ
Çorum ili, Dodurga ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
İMAMOĞLUÇEŞMESİ
Kırıkkale kenti, Sulakyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EMİRLERYENİCESİ
Bursa şehrinde, Zeytinbağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DELİOĞLANDERESİ
Sivas ilinde, Deliktaş bucağına bağlı bir bölge.
OTURAKFASULYESİ
Bir çeşit fasulye.
HACIAHMETDERESİ
Çorum ili, Seydim nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
LEVARİKEPENBESİ
Mor renk.
İSTANBULKİLİSESİ
Otuz kiloluk bir ölçek. (Yenikent Aksaray Niğde).
PİREFENDİDERESİ
Sinop kenti, Boyabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.