Kelimeler arşivi içinde; başında "est" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. est ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu est ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde est olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ESTAĞFİRULLAH, ESTAĞFURULLAH
ESTEZİYOLOJİ, ESTETİKÇİLİK, ESTEFURULLAH
ESTEZYOLOJİ
ESTİVASYON, ESTİRİLMEK, ESTETÇİLİK, ESTERLEŞME
ESTİRİLME, ESTETİKÇİ, ESTİRİKLİ
ESTERLER, ESTİRMEK, ESTETİZM, ESTAMPAJ, ESTÜRMEK
ESTETİK, ESTİNİL, ESTİRME, ESTERAZ
ESTAMP, ESTOMP
ESTET, ESTER, ESTEK, ESTİV, ESTAA
EST
At kovalama ünlemi.
ESTERLEŞME
Oksijenli asitlerle alkollerin birleşerek ester oluşturması.
ESTİRİLMEK
Estirme işi yapılmak.
ESTİRİKLİ
Kafadan çatlak, serseri, deli.
ESTİRİLME
Estirilmek işi.
ESTERLER
Bir asidin bir alkolle birleşerek aralarından bir su molekülü çıkarması ile olan bileşikler. Alkollerin, organik ya da anorganik asitlerle oluşturdukları bileşikler. Bir asidin alkolle birleşerek aralarında bir molekül su çıkarmasıyla oluşan bileşikler.
ESTETİKÇİ
Estetikle uğraşan kimse. Estetikçilik kuramını benimseyen.
ESTİVASYON
Yaz uykusu.
ESTETÇİLİK
Sanat ve şiiri eski ve ilk şekline götürmeyi ileri süren bir Anglo - Sakson çığırı.
ESTETİKÇİLİK
Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.
ESTEZİYOLOJİ
Duyu organları ve duyuları araştıran bilim dalı.
ESTİRMEK
Esmesini sağlamak.
ESTAĞFURULLAH
İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.
ESTAĞFİRULLAH
Şanlıurfa ilinde, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ESTEFURULLAH
Affedersiniz, pardon.
ESTEZYOLOJİ
Duyu bilimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
AHESTELİK
Aheste olma durumu.
ANESTEZİYOLOJİ
Anestezi bilimi.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ABDESTSİZLİK
Abdestsiz olma durumu.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AMYANT
Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
ANESTEZİST
Anestezi uzmanı.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
AMFORA
İki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testi.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ABDESTLİLİK
Abdestli olma durumu.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADACYO
Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.