Kelimeler arşivinde; içinde "eşg" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eşg bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eşg ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eşg olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MEŞGULİYET, GÜNEŞGÖREN
EŞGÖRÜNTÜ, ŞEŞGELMEK, EŞGİRTMEK, BEŞGARDAŞ, GARAEŞGÜN, EMENEŞGEN
KEŞGEZEN, EŞGİRMEK, GEŞGÜLÜM, EŞGERMEK, LEŞGARIN, MEŞGİNİK, PENGEŞGE, PEŞGİDAN, TEŞGİLAT
MEŞGALE, KEŞGEYH, KEŞGÜRE, KEŞGERE, MEŞGELE, EŞGÜMÜK, EŞGÜDÜM, EŞGÜÇLÜ, EŞGİMEK, ATEŞGÖZ, BEŞGÖZE
KEŞGEN, PEŞGEK, PEŞGEŞ, BEŞGÖZ, BEŞGÜL, DEŞGEL, KEŞGÜR, KEŞGUN, KEŞGİR, KEŞGİL, PEŞGİN, EŞGERE, KEŞGEM, KEŞGEK, PEŞGUN, PEŞGÜN, EŞGİCE, GEŞGİN, GEŞGEL, EŞGİLİ, MEŞGUL, BEŞGEN, EŞGİYA, EŞGİYE
PEŞGU, YEŞGE, BEŞGI, MEŞGİ, EŞGIN, HEŞGÜ, EŞGÜN, EŞGİN, EŞGUN
EŞGİ
EŞG
EŞG
Aşk.
ŞEŞGELMEK
Raslamak, tesadüf etmek.
PENGEŞGE
Kapı menteşesi.
MEŞGULİYET
Meşgul olma, uğraşma durumu. Uğraş.
GEŞGÜLÜM
Daha da kıymetli: Güzel değülüm ki, sözümde geşgülün olsun.
EŞGİRMEK
Koşmak, seğirtmek.
EŞGİRTMEK
Koşmak, seğirtmek.
MEŞGİNİK
Eşik.
GÜNEŞGÖREN
Ağrı şehri, Tutak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ardahan şehrinde, Hanak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KEŞGEZEN
İçinde yoğurt ezilen toprak kazan.
BEŞGARDAŞ
Tokat, şamar.
EŞGERMEK
Ses vermek. Görünmek: Sözünü ederken öteden eşgerdi. Alevlendirmek, ateşi yakmak.
LEŞGARIN
Çok yemekten karnı büyümüş kimse.
GARAEŞGÜN
Yavaş ve geniş adımlarla yürüyen at.
EMENEŞGEN
Üşenmeden, yorulmadan.
EŞGÖRÜNTÜ
E, F doğru-uzaysıları ve doğrusal dönüşümü için, E/çek (f) bölüm doğru-uzaysısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OYALAMAK
Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek. Vakit kazanmak için aldatmak. Bekletmek. Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek. Oya ile süslemek.
DİGELMEK
İşe giderken ya da iş yaparken onunla bununla meşgul olarak sallanan, boş vakit geçiren (kimse).
UĞRAŞI
Uğraşılan şey, meşgale. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
DALDALANMAK
Gölgeli yere saklanmak. Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak. Sinmek. Bir şeyle fazla meşgul olmak, dalmak: Oyuna daldalanıp vakti unutmuş. Sığınmak, barınmak. Duldalanmak.
İŞTİGAL
Uğraşma, ilgilenme, meşgul olma.
KURCALAMAK
Ellemek, karıştırarak bakmak. Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak. Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek. Meşgul ve rahatsız etmek. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek.
DÜMÜKDÜRMEK
Bir işle meşgul kılmak.
AVİKLEŞMEK
Meşgul olmak.
DÜMÜKDÜRÜLMEK
Bir işle meşgul edilmek.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
MUHAMMES
Beş parçası olan, beşli. Beşgen. Beşli.
AVUTLAMAK
Oyalamak, meşgul etmek.
İFRİT
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin. İçini kemiren, meşgul eden şey. Öfkeli, ortalığı birbirine katan kimse.
DİNELEK
İtaatsiz, inatçı, dik kafalı. Ukala, kendini beğenmiş kişi. İşe giderken ya da iş yaparken onunla bununla meşgul olarak sallanan, boş vakit geçiren (kimse). Karşı koyan, direnen.
OTLAMAK
Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak. Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek. Meşgul olmak.
DÜMÜK
Akıl, zekâ, düşünce. Bellek. Bir kimseye ya da bir işe karşı duyulan bağlantı, ilgi. Hırs. Haris. Akıl, zeka (Çayağzı). Meşgale, iş güç.
UĞRAŞ
Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
BAŞIDIŞARI
Evli olupta orospuluk yapan kadın. Eviyle meşgul olmayan kişi.
RABBANİ
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahi, Allah'tan gelen. Kalbini ve fikrini Allah'a bağlamış ve sadece onunla meşgul olan.