Kelimeler arşivi içinde; başında "eşh" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. eşh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eşh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eşh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EŞHİYALOH
EŞHECELİ
EŞHACİM, EŞHAMRA
EŞHİYA
EŞHAL, EŞHAS
EŞH
EŞH
Aşk.
EŞHAS
Kişiler, şahıslar. Bir olayda veya edebî bir eserde yer alan kişiler.
EŞHİYALOH
Eşkıyalık, haydutluk.
EŞHACİM
İzometrik.
EŞHAMRA
İki üç gün bekletilip, ekşitilen hamur.
EŞHECELİ
Heceleri aynı miktarda olan (kelime, söz).
EŞHİYA
Arapça kökenli eşkıya: şaki; yolkesici. Eşkıya.
EŞHAL
Arapça kökenli eşkâl: eşkâl; kılık-kıyafet; dış görünüş.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SERGİLEMEK
Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak ya da satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.
ŞEHİTLİK
Şehit olma durumu. Şehitlerin gömüldüğü mezarlık, meşhet.
MEŞHER
Teşhir yeri.
KİŞİLEŞTİRME
Kişileştirmek işi. Cansız varlıkları veya hayvanları insanmış gibi gösterme, canlandırma, teşhis, teşhis ve intak.
SUÇÜSTÜ
Birini suç işlerken yakalama, cürmümeşhut, meşhut suç. Suç işlerken.
TUTULMAK
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.
GÖSTERMECİLİK
Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık, ut açıcılık, teşhircilik, eksibisyonizm. Kendini üstün gösterme çabası.
PSİKİYATRİ
Ruh ve sinir hastalıklarıyla, kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme, teşhis ve tedavi etmeyle uğraşan uzmanlık dalı.
GÖSTERME
Göstermek işi. Teşhir, sergileme.
MEŞHURLUK
Meşhur olma durumu, ünlülük, tanınmışlık.
ÜNLÜ
Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.
TAKSİM
Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. İstanbul'un önemli yerlerinden biri, taksim meydanı İstanbul'un ve Türkiye'nin en meşhur meydanlarından biridir.
TANILAMAK
Teşhis etmek.
TANI
Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.
SERGİLEME
Sergilemek işi, teşhir, ekspozisyon.
BELİRLEME
Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.
HEKİM
İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip.
ÜNLENMEK
Çağrılmak, yüksek sesle bildirilmek. Ün sahibi olmak, ün kazanmak, meşhur olmak.
LABORATUVAR
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer. Dil laboratuvarı.
ANGIN
Ünlü, meşhur.