Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eşh" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eşh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eşh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eşh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EŞH
Aşk.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HEKİM
İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip.
BELİRLEME
Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.
SUÇÜSTÜ
Birini suç işlerken yakalama, cürmümeşhut, meşhut suç. Suç işlerken.
GÖSTERME
Göstermek işi. Teşhir, sergileme.
TAKSİM
Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. İstanbul'un önemli yerlerinden biri, taksim meydanı İstanbul'un ve Türkiye'nin en meşhur meydanlarından biridir.
LABORATUVAR
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer. Dil laboratuvarı.
ÜNLENMEK
Çağrılmak, yüksek sesle bildirilmek. Ün sahibi olmak, ün kazanmak, meşhur olmak.
MEŞHURLUK
Meşhur olma durumu, ünlülük, tanınmışlık.
TANILAMAK
Teşhis etmek.
GÖSTERMECİLİK
Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık, ut açıcılık, teşhircilik, eksibisyonizm. Kendini üstün gösterme çabası.
SERGİLEME
Sergilemek işi, teşhir, ekspozisyon.
KİŞİLEŞTİRME
Kişileştirmek işi. Cansız varlıkları veya hayvanları insanmış gibi gösterme, canlandırma, teşhis, teşhis ve intak.
ŞEHİTLİK
Şehit olma durumu. Şehitlerin gömüldüğü mezarlık, meşhet.
ANGIN
Ünlü, meşhur.
TANI
Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.
ÜNLÜ
Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.
PSİKİYATRİ
Ruh ve sinir hastalıklarıyla, kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme, teşhis ve tedavi etmeyle uğraşan uzmanlık dalı.
TUTULMAK
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.
SERGİLEMEK
Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak ya da satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.
MEŞHER
Teşhir yeri.