Kelimeler arşivi içinde; başında "esi" olan, toplam 69 adet kelime bulunmaktadır. esi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu esi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde esi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ESİRGEYEBİLMEK
ESİRGEYİCİLİK, ESİRGEYEBİLME, ESİNLENDİRMEK
ESİRGEMEZLİK, ESİNLENDİRME
ESİRGEYİŞLİ
ESİDYOSPOR, ESİRGEYİCİ, ESİRGEŞMEK, ESİRGENMEK, ESİNLENMEK, ESİNDİRMEK
ESİNDİRME, ESİRGEYİŞ, ESİRGEMEK, ESİRKEMEK, ESİNLEMEK, ESİRGENCİ, ESİRGENME, ESİNLENME, ESİRCİLİK, ESİNTİSİZ, ESİKLEMEK
ESİRİKLİ, ESİNYURT, ESİREKLİ, ESİREMEK, ESİRGEME, ESİRTMEK, ESİKLEME, ESİRİMEK, ESİNTİLİ, ESİVERİŞ, ESİLTMEK, ESİRTGEN, ESİNLEME, ESİROĞLU
ESİRMEK, ESİTMEK, ESİGALE, ESİDYUM, ESİRENİ, ESİRGİN, ESİRGÜN, ESİRANI, ESİRLİK, ESİLMEK, ESİRTEN
ESİRİK, ESİRME, ESİREK, ESİRCİ, ESİRAN, ESİNTİ, ESİNER, ESİREN, ESİMLİ, ESİKLİ, ESİLGİ
ESİYH, ESİRE, ESİME
ESİN, ESİK, ESİŞ, ESİM, ESİR
ESİ
ESİ
Yarı yanmış odun. Rüzgâr, sert esen rüzgâr. Dört yaşını bitiren hayvan. Ucu yanık odun. Yarı yanmış odun. (Uşak; Akdağ, Gelendost, Uluğbey Senirkent Isparta; Kuzfındık Eskişehir).
ESİNLENDİRME
Esinlendirmek işi.
ESİRGEYİŞLİ
Merhametli.
ESİDYOSPOR
Puccinia graminis gibi mantarlarda görülen iki çekirdekli olarak meydana gelen mantar üreme hücresi.
ESİNDİRME
Esindirmek işi.
ESİRGEYİŞ
Esirgeme işi.
ESİRGEŞMEK
Birbirini esirgemek, birbirine şefkat göstermek.
ESİNDİRMEK
Birinde esin uyandırmak, ilham etmek.
ESİRGEMEZLİK
Özveride bulunma.
ESİRGEYEBİLME
Esirgeyebilmek işi.
ESİRGEYİCİLİK
Esirgeyici olma durumu.
ESİNLENMEK
Bir şeyden ilham almak, içine doğmak, mülhem olmak.
ESİRGEYİCİ
Koruyan, koruyucu.
ESİNLENDİRMEK
Esinlenme işini yaptırmak.
ESİRGEYEBİLMEK
Esirgeme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ESİRGENMEK
Esirgeme işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.