Sonu ESE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ese" olan, toplam 63 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ese ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ese olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ese olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ESKİKIZILCAKESE, YENİKIZILCAKESE

14 harfli kelimeler

GÜNEYKALINKESE

13 harfli kelimeler

BÜYÜKAKÇAKESE, KÜÇÜKAKÇAKESE

12 harfli kelimeler

KUZKALINKESE

11 harfli kelimeler

KIZILCAKESE

10 harfli kelimeler

YUKARIKESE

9 harfli kelimeler

KIZILKESE, AŞAĞIKESE, SİVRİKESE

8 harfli kelimeler

MEDERESE, MEDİRESE, MÜMARESE, AĞAÇKESE, AKÇAKESE, MÜESSESE, ALANKESE, KARAKESE, MUKAYESE

7 harfli kelimeler

İKİKESE, HENDESE, DİNKESE, BELKESE, MEDRESE, ÇATKESE, ALAKESE, DİLKESE, VESVESE

6 harfli kelimeler

KEYESE, DÜĞESE, AKKESE, VERESE, PERESE, MERESE, OYLESE, PELESE, YARESE, YELESE, KERESE, HELESE, DELESE, GILESE, FENESE, EYLESE, EDRESE

5 harfli kelimeler

ÜLESE, ELESE, EMESE, ÖNESE, ÖMESE, ÖLESE, ÖĞESE, ONESE, EDESE, PRESE, ADESE

4 harfli kelimeler

KESE, HESE, NESE, MESE, LESE

3 harfli kelimeler

ESE

Bazı kelimelerin anlamları

ESE

Yarı yanmış odun. Fırın temizliğinde kullanılan ucu bez sarılı sırık. Rüzgâr.

MEDERESE

Arapça kökenli medrese: medrese.

KIZILCAKESE

Zonguldak şehrinde, Kozlu nahiyesine bağlı bir bölge.

KIZILKESE

Kastamonu kenti, Akkaya bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu ilinde, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun ili, Mezraa bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

MÜMARESE

Yatkınlık.

AĞAÇKESE

Karabük ilinde, Safranbolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KÜÇÜKAKÇAKESE

Ordu şehrinde, Kumru belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

MEDİRESE

Medrese.

GÜNEYKALINKESE

Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

AŞAĞIKESE

Ankara ilinde, Kızılcahamam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KUZKALINKESE

Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BÜYÜKAKÇAKESE

Ordu şehrinde, Korgan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YENİKIZILCAKESE

Ordu şehri, Tekkiraz bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ESKİKIZILCAKESE

Ordu şehri, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YUKARIKESE

Ankara kenti, Güvem bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SİVRİKESE

Samsun ili, Havza ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında ESE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFİYET

Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AKŞAMSEFASI

İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ANLATIMCI

Yalnızca hikâye etmeye ağırlık veren eser. Dışa vurumcu.

AMNİYON

Döl kesesi.

ANTİKACI

Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.

AHLAKİ

Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ALFABETİK

Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ALİZE

Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.