Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eni" olan, toplam 177 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eni ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eni olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
RETİKULOSİTOPENİ
GRANÜLOSİTOPENİ
AKTARMADİRGENİ, ÇUVALDIZDİKENİ, HEMATOSİTOPENİ, KABALDIZDİKENİ, TOPÇUDEĞİRMENİ, TROMBOSİTOPENİ
AKPINARBELENİ, KEDİMERTİMENİ, LENFOSİTOPENİ, SIYIRMADİKENİ, ZERDALİDİKENİ
AŞKMERDİVENİ, BAZOFİLOPENİ, BEYDEĞİRMENİ, CİMCİKDİKENİ, CODMANÜÇGENİ, ÇAYDEĞİRMENİ, ENDODİYOGENİ, ENDOPOLİGENİ, KANGALDİKENİ, KAPDEĞİRMENİ, KUŞLARBELENİ, LÖKOSİTOPENİ, MEGALOSPLENİ, MERSİNBELENİ, MONOSİTOPENİ, SAZDEĞİRMENİ, YELDEĞİRMENİ
AKDAĞMADENİ, İNCİTMEBENİ, DEMİRDİKENİ, DOMUZDİKENİ, ELDEĞİRMENİ, EMBRİYOGENİ, GÜNEYÜÇGENİ, KAPANBELENİ, KARINGEVENİ, KEPEZBELENİ, MAYISDİKENİ, PANLÖKOPENİ, PANSİTOPENİ, PAZARBELENİ, SAKALLEĞENİ, SIĞIRTİKENİ, TARAKDİKENİ
NEVRASTENİ, PSİKASTENİ, UNUTMABENİ, ÇILIDİKENİ, EMİŞBELENİ, EOZİNOPENİ, ERİTROPENİ, ODONTOGENİ, SİDEROPENİ, TROMBOPENİ
KİLERMENİ, SAĞBEĞENİ, ŞİZOFRENİ, ABİYOGENİ, ANOTOJENİ, GELİŞTENİ, GEŞTİNENİ, GLİKOPENİ, GÖKEKSENİ, GÖKÜÇGENİ, GÜZÇİMENİ, HANIMTENİ, KELERMENİ, KORDEŞENİ, KURDEŞENİ, KUŞÇİMENİ, LENFOPENİ, MERÇİMENİ, MİYASTENİ, NÖTROPENİ, OSTEOPENİ, SÜLEYMENİ, TEKKEYENİ, YEPİZYENİ, YEREKSENİ
DELİSENİ, FİLOGENİ, LİZOGENİ, LÖKOPENİ, MONOGENİ, OCAKKENİ, ONTOGENİ, SİTOPENİ, SÜLEMENİ, ŞEYHYENİ, TİROPENİ
MÜMTENİ, OROJENİ, YEPYENİ, ACAYENİ, BEKLENİ, BESLENİ, ÇEKBENİ, DİMYENİ, EMEDENİ, ESİRENİ, KEYFENİ, KEYVENİ, KİRMENİ, KÖRSENİ, KÖYVENİ, KURZENİ, MARSENİ, MORMENİ, NEOTENİ, OTOJENİ, PROGENİ, SÖYLENİ, ÜROPENİ, ZERGENİ
ALBENİ, BEĞENİ, ERMENİ, GELENİ, MEDENİ, YEMENİ, ASTENİ, BECENİ, BEDENİ, BELENİ, ÇELENİ, ÇETENİ, DERENİ, DİRENİ, DÜZENİ, ELLENİ, ENDENİ, GEÇENİ, GÖDENİ, GÖMENİ, GÖZENİ, HARENİ, HEBENİ, HERENİ, HESENİ, İRMENİ, İŞLENİ, İTBENİ, KELENİ, KEVENİ, Devamını Oku »»
ALENİ, ÖZENİ, ETENİ, EVENİ, ODENİ
DENİ, MENİ, PENİ, ŞENİ, YENİ, ÇENİ, GENİ, KENİ, LENİ, NENİ, SENİ, ZENİ
ENİ
ENİ
Küçük kardeş. Ne, soru edatı. Aynı.
RETİKULOSİTOPENİ
Dolaşım kanında retikülositlerin sayıca azalması.
BAZOFİLOPENİ
Kanda bazofil sayısının azalması.
TROMBOSİTOPENİ
Trombopeni. Dolaşım kanındaki kan pulcuklarının sayısının göreceli olarak azalması.
AŞKMERDİVENİ
Eğrelti otu.
ÇUVALDIZDİKENİ
Harman zamanı görülen, esen yelle yuvarlanarak giden bir çeşit diken.
KEDİMERTİMENİ
Gerdenge dikeninin sürgünleri.
AKTARMADİRGENİ
İki çatallı çiftçi aygıtı. (Mamutlar Eğridir Isparta).
AKPINARBELENİ
Sivas şehri, Yavu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ZERDALİDİKENİ
Centaurea sostitialın Compositae.
TOPÇUDEĞİRMENİ
Van ili, Yalınca bucağına bağlı bir bölge.
KABALDIZDİKENİ
Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki.
HEMATOSİTOPENİ
Kan hücresel elemanlarının azalması.
GRANÜLOSİTOPENİ
Agranülositozis.
LENFOSİTOPENİ
Lenfopeni.
SIYIRMADİKENİ
Devedikeni.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ACIPAYAM
Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.