Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ens" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ens ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ens olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ens olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İNTERFERENS, İNSUFİSİENS, İNKONTİNENS, İNDİFFERENS, PLURİPOTENS, MULTİPOTENS
DESSENDENS, KONVERGENS
REKURRENS, KONFLUENS, DİVERGENS, PREVALENS
EFFERENS, EMERGENS, DEPONENS, DEFERENS, ABDUSENS, İNSİDENS
SİEMENS, KLİRENS
EĞENS, PRENS
JENS, HENS, DENS, PENS, LENS
ENS
ENS
Üzüntü, elem.
PLURİPOTENS
Zigot oluşumundan sonra blastomerlerin bölünerek çok yönlü farklılaşabilme gücüne sahip olmaları.
EFFERENS
Dışarıya götüren.
KONFLUENS
Birleşme, kavşak, toplanma yeri.
EMERGENS
Epidermis ya da hipodermisin oluşturduğu, tutunma ya da güllerin dikenleri gibi koruma görevi yapan çok hücreli tüyler.
PREVALENS
Yaygınlık.
İNTERFERENS
Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. Krosing-overler arasındaki etkileşim. Homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. Çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar.
İNDİFFERENS
Farksız.
DEPONENS
Latincede edilgenlerin çekimine uyduğu halde anlamca etken olan fiillere denir.
REKURRENS
Geri dönen. Yeniden ortaya çıkma, nüksetme.
DESSENDENS
İnen, inici.
KONVERGENS
Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi durumu. Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi hali.
MULTİPOTENS
Zigot oluşumu sonrası organ ve sistemlerin oluşmasını sağlayan, çok yönlü değişiklik gösteren potansiyel güç. Hücreler değişiklik göstererek potens çözülmesiyle destek, epitel, kas ve sinir dokuları ortaya çıkar.
İNSUFİSİENS
Yetmezlik.
İNKONTİNENS
Kendini tutamama.
DİVERGENS
I.Protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. Aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.Aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
AYNISEFA
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
ANAEROBİK
Oksijensiz yerde yaşayabilen, yetişebilen.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ARŞİDÜK
Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.
AYARSIZLIK
Ayarsız olma durumu. Ölçüsüzlük, düzensizlik.
AYARSIZ
Ayarı yapılmamış, ayarı bozuk, düzensiz. Belli bir ayarda olmayan (altın veya gümüş). Davranışları ölçüsüz.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
AHENKSİZLİK
Uyumsuzluk, düzensizlik.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
ARİTMİK
Ritimli olmayan, düzensiz.
ALTES
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
ARİTMİ
Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik.