Kelimeler arşivi içinde; başında "enk" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. enk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu enk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde enk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENKEFALİNLER
ENKONDROM, ENKONDRAL
ENKAPSÜL, ENKARİYE, ENKLOSER
ENKÜÇÜK, ENKİRDE, ENKEVEL, ENKEBÜT, ENKEBUT
ENKELE, ENKSER, ENKÖLE, ENKEBE, ENKİST, ENKİRE, ENKİNİ, ENKİLİ, ENKİLE, ENKERE
ENKİR, ENKAZ, ENKAS, ENKÖP, ENKEÇ
ENKİ
ENK
ENK
Parmağın ek yeri, eklem. Çene kemiklerinin birleştiği yer.
ENKÜÇÜK
Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin İndiği en düşük değer. Güneşte leke bolluğunun en az olduğu, bir değişen yıldızın en sönük bulunduğu zamanki değerler vb.
ENKONDROM
Kıkırdak dokusu içinde gelişip kıkırdağın veya kemiğin dışına taşmayan iyicil tümör.
ENKARİYE
Emanet.
ENKEVEL
En önce.
ENKÖLE
Böyle.
ENKONDRAL
Kıkırdak içinde yerleşmiş veya oluşmuş.
ENKİRDE
Oradaki, yanındaki, yakınındaki. Orada (Naşa köyü).
ENKSER
Döğme ya da köşeli büyük çivi.
ENKEFALİNLER
Beyin, bağırsak ve adrenal bezde bulunan, morfini taklit ederek opyumları beyindeki reseptörlere bağlayan, endorfinlerle beraber endojen opyumlar olarak kabul edilen bir pentapeptit.
ENKAPSÜL
Kapsüllü.
ENKEBUT
Örümcek ağı.
ENKEBÜT
Korkulu rüya, kâbus.
ENKELE
Güzel, iyi.
ENKEBE
Yıkım.
ENKLOSER
Hayvanları hapseden çitli alan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHENKLEŞTİRMEK
Ahenk sağlamak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AHENKTAR
Ahenkli.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
AHENKLİLİK
Ahenkli olma durumu, uyumluluk.
AKLI
Beyazı bulunan, beyaz renkli.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AKDUT
Beyaz renkte olan dut.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AKÇIL
Rengi atmış, ağarmış. İçinde ak renk bulunan.
AHENKLEŞTİRME
Ahenkleştirmek işi.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.