Kelimeler arşivi içinde; sonunda "endi" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu endi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında endi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde endi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HÜNKARBEĞENDİ
YÜSÜFEFENDİ, GAFUREFENDİ, GÜNDİNLENDİ, HASANEFENDİ, KADINEFENDİ, KARASELENDİ, PAŞABEĞENDİ, ŞAHİNEFENDİ, HANIMEFENDİ, YUNUSEFENDİ
MOLLAKENDİ, NAKŞİBENDİ, İSKERFENDİ, HASANKENDİ, BEYBEĞENDİ, HANBEĞENDİ, EMİNEFENDİ
LELEMENDİ, KADIKENDİ, BEYEFENDİ, BAŞEFENDİ, AKSELENDİ, ALİEFENDİ, ELBEĞENDİ
BELGENDİ, BAĞFENDİ, HERGENDİ, BEVLENDİ, HANKENDİ, GERGENDİ
BEZENDİ, ÜNLENDİ, TÜKENDİ, SELENDİ, SERENDİ, MERENDİ, DÜBENDİ, KERENDİ, BEĞENDİ, İMRENDİ, BERENDİ, GÜNENDİ, ÇİLENDİ
EFENDİ
GENDİ, DENDİ, KENDİ
ENDİ
ENDİ
Evvelki: Endi gün.
PAŞABEĞENDİ
Kasımpatı.
İSKERFENDİ
Sandalye iskeleti.
KADINEFENDİ
Padişahın eşine verilen san.
HÜNKARBEĞENDİ
Közlenmiş patlıcanın üzerine salçalı et konularak yapılan bir tür yemek.
KARASELENDİ
Manisa şehri, Selendi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GAFUREFENDİ
Erzincan ili, Tercan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
HANIMEFENDİ
Saygı bildirmek için kadın adlarının sonuna getirilen veya adların yerine kullanılan bir söz.
NAKŞİBENDİ
Nakşibendilik tarikatından olan kimse.
YUNUSEFENDİ
Düzce ili, Gölyaka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞAHİNEFENDİ
Nevşehir şehrinde, Ürgüp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YÜSÜFEFENDİ
Mandalina.
GÜNDİNLENDİ
Batı.
MOLLAKENDİ
Elâzığ ili, Mollakendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HASANEFENDİ
Bartın şehrinde, Kozcağız nahiyesine bağlı bir bölge.
HASANKENDİ
Adıyaman ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş ilinde, Elbistan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADLANDIRILMA
Adlandırılmak işi, isimlendirilme.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
AFTOS
Gönül eğlendiren kimse.
ADLANDIRMA
Adlandırmak işi, isimlendirme.
ADLANDIRILMAK
Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.