Kelimeler arşivi içinde; başında "endo" olan, toplam 98 adet kelime bulunmaktadır. endo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu endo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde endo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENDOPERİKARDİTİS
ENDOKRİNOTERAPİ, ENDOKRİNOLOJİST, ENDOSALPİNGİTİS, ENDOPERİTONİTİS, ENDOPTERİGOTLAR
ENDOTOKSİKOZİS, ENDOMETRİYOZİS, ENDOKRİNOLOJİK, ENDOPOLİPLOİDİ
ENDOENTERİTİS, ENDOFTALMİTİS, ENDOGASTRİTİS, ENDOKRİNOPATİ, ENDOKARDİOZİS, ENDOSİMBİYONT, ENDOKRİNOLOJİ, ENDOPALPASYON, ENDOPTERYGOTA
ENDOKÜTİKÜLA, ENDOMORFİZİM, ENDOKUTİKULA, ENDOSİSTİTİS, ENDOSİMBİYOZ, ENDOMETRJYUM, ENDOMETRİYUM, ENDOMETRİTİS, ENDOKARDİYUM, ENDOKARDİYAL, ENDOKARDİTİS, ENDOPEPTİDAZ, ENDOMETRİYAL, ENDODİYOGENİ, ENDOPOLİGENİ
ENDOBİYOTİK, ENDONÖRYUIN, ENDONEZYALI, ENDONEZYALİ, ENDONÜKLEAZ, ENDORSEMENT, ENDORFİNLER, ENDOBRONŞİT, ENDOKÜTİKÜL, ENDOFTALMİT, ENDOKOLİTİS
ENDOTOKSİN, ENDOSÜLFAN, ENDOSKOPİK, ENDODERMİS, ENDOTERMİK, ENDOFTALMİ, ENDOPLAZMA, ENDOKARANS, ENDOMİKSİS, ENDOMİSYUM, ENDOMİZYUM, ENDOMENİKS, ENDOKORYON, ENDONÖRYUM
ENDOLİTİK, ENDODERMA, ENDOBİYOZ, ENDOMİTOZ, ENDOSİTOZ, ENDOSKOPİ, ENDOFAJİK, ENDOSTEUM, ENDOTELİN, ENDOSPERM, ENDOPODİT, ENDOTRİKS
ENDORSEE, ENDOSTİL, ENDOSKOP, ENDOSPOR, ENDODERM, ENDOSARK, ENDORSER, ENDOZOİT, ENDOTERM, ENDORFİN, ENDOKRİN, ENDOGAMİ, ENDOZOİK, ENDOKARD, ENDOPATİ, ENDOKARP
ENDOZOM, ENDOTEL, ENDOSÖL, ENDORSE, ENDOFAJ, ENDOPOR, ENDOPOD, ENDOJEN, ENDOKİT
ENDON
ENDO
ENDO
İç, içinde, içte olan.
ENDOKARDİOZİS
Kalp kapakçıklarında kronik fibrozis, kapakçıkların serbest uçlarında nodüler kalınlaşmayla belirgin, sol kalp yetersizliğine neden olan ve nedeni bilinmeyen köpeklerin en yaygın kalp hastalığı.
ENDOMETRİYOZİS
Döl yatağı endometiyumuna veya stroma elemanlarına, döl yatağı dışındaki karın boşluğunun diğer doku veya organlarda rastlanması. En sık miyometriyumda ve yumurtalıklarda görülür.
ENDOENTERİTİS
Bağırsak mukozasının yangısı.
ENDOKRİNOPATİ
İç salgı bezlerinin bozukluğundan kaynaklanan hastalık hâli.
ENDOPOLİPLOİDİ
Diploit bir bireyde, çekirdeklerinde 4C, 8C, 16C, 32C.... miktarında DNA kapsayan hücrelerin görülmesi.
ENDOKRİNOLOJİK
İç salgı bilimsel.
ENDOPERİKARDİTİS
Endokart ve perikartın yangısı.
ENDOPTERİGOTLAR
(Yun, endon: içerde, içinde; pterygion: küçük kanat) Böcekler sınıfında gelişimleri tüm başkalaşım şeklinde olanların yer aldığı alt grup. Holometabola. Böcekler sınıfından, gelişimleri tüm başkalaşım biçiminde olan bireylerin yer aldığı alt grup, holometabola. Böcekler sınıfında gelişmeleri tam başkalaşım biçiminde olanların yer aldığı alt grup, Holometabola. Böceklerde internal kanadın tomurcuklanarak gelişmesiyle belirgin durum.
ENDOSALPİNGİTİS
Yumurta kanalının mukoza katının yangısı.
ENDOTOKSİKOZİS
Endotoksinlerin kana karışması sonucu gelişen zehirlenme hâli.
ENDOKRİNOTERAPİ
Hormon tedavisi.
ENDOGASTRİTİS
Mide mukozasının yangısı.
ENDOKRİNOLOJİST
Endokrinolojiyle ilgilenen bilim adamı.
ENDOFTALMİTİS
Üvea, retina ve göz boşluklarından ibaret olan gözün iç tabakasının yangısı.
ENDOPERİTONİTİS
Karın zarı yangısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANJİYOKERATOM
Subepiteliyal dermis, membrana nikitans ve konjunktivanın lamina proprisındaki damar endotellerinden köken alan, genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.
ZAMPARALIK
Zampara olma durumu, zendostluk. Zamparaya yakışır davranış, zendostluk.
AMANTADİN
Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.
ANJİYOSKOP
Kan damarlarını, özellikle kılcal damarları incelemede kullanılan endoskop, modifiye edilmiş bir mikroskop.
ANASTOMOZ
Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarının ve vücudun birçok bölgesindeki çok ince uç dallarının birleşerek ağ meydana getirmesi. Arterlerin, venlerin, sinirlerin ve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi. Ağızlaşma, birleşme, anastomozis. Damar, sinir veya tendonlar gibi iki ayrık yapı arasında, ayrı uçları ağız ağıza getirip dikme, ağızlaştırma veya birleştirme.
PREMATÜRE
Erkendoğan, günsüz.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
KINAKINA
Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona). Bu bitkiden yapılmış olan içecek.
AKSADE
Bir kadın giysisi. (Çaltı Gelendost Isparta).
ZAMPARA
Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek), kadıncıl, keskin, zendost.
ABRAŞLIK
Halının benzer renk fakat değişik ipliklerle dokunan kısmı (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta) (abreş) : (Afşar Gelendost, Küçükkabaca Uluborlu Isparta).
ANJİYOSARKOM
Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.
AKDAĞ
Tepeleri karla kaplı dağ. Denizli kenti, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehrinde, Dumlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane şehrinde, Kelkit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ALTOK
Isdar adı verilen dokuma tezgâhının alt kısmında bulunan yuvarlak ağaç. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
İÇGÖREÇ
Endoskop.
ENDONEZYALI
Endonezya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ISIALAN
Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
KİRİŞ
Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
AER
Granülsüz endoplazmik retikulum.