Kelimeler arşivinde; içinde "endo" olan, toplam 123 tane kelime bulunuyor. İçerisinde endo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu endo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında endo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞÖRENDOĞANCILAR, NÖROENDOKRİNOLOJİ
ENDOPERİKARDİTİS, KONDROENDOTELYOM, MİYOENDOKARDİTİS
ENDOKRİNOLOJİST, ENDOKRİNOTERAPİ, ENDOPERİTONİTİS, ENDOPTERİGOTLAR, ENDOSALPİNGİTİS, SUBENDOKARDİYAL
ENDOKRİNOLOJİK, ENDOMETRİYOZİS, ENDOPOLİPLOİDİ, ENDOTOKSİKOZİS, TENDOSİNOVİTİS, TENDOVAGİNİTİS
ENDOKRİNOLOJİ, ENDOENTERİTİS, ENDOFTALMİTİS, ENDOGASTRİTİS, ENDOKARDİOZİS, ENDOKRİNOPATİ, ENDOPALPASYON, ENDOPTERYGOTA, ENDOSİMBİYONT
ENDODİYOGENİ, ENDOKARDİTİS, ENDOKARDİYAL, ENDOKARDİYUM, ENDOKUTİKULA, ENDOKÜTİKÜLA, ENDOMETRİTİS, ENDOMETRİYAL, ENDOMETRİYUM, ENDOMETRJYUM, ENDOMORFİZİM, ENDOPEPTİDAZ, ENDOPOLİGENİ, ENDOSİMBİYOZ, ENDOSİSTİTİS, NÖROENDOKRİN
ENDONEZYALI, ENDOBİYOTİK, ENDOBRONŞİT, ENDOFTALMİT, ENDOKOLİTİS, ENDOKÜTİKÜL, ENDONEZYALİ, ENDONÖRYUIN, ENDONÜKLEAZ, ENDORFİNLER, ENDORSEMENT
DİMİNUENDO, ENDOTERMİK, ZENDOSTLUK, ERKENDOĞAN, DEKREŞENDO, ENDODERMİS, ENDOFTALMİ, ENDOKARANS, ENDOKORYON, ENDOMENİKS, ENDOMİKSİS, ENDOMİSYUM, ENDOMİZYUM, ENDONÖRYUM, ENDOPLAZMA, ENDOSKOPİK, ENDOSÜLFAN, ENDOTOKSİN, EYRENDOĞUM, GÖRENDORUK, TENDONİTİS
ENDOSKOPİ, GELENDOST, ENDOBİYOZ, ENDODERMA, ENDOFAJİK, ENDOLİTİK, ENDOMİTOZ, ENDOPODİT, ENDOSİTOZ, ENDOSPERM, ENDOSTEUM, ENDOTELİN, ENDOTRİKS, ESENDORUK
ENDODERM, ENDOGAMİ, ENDOKRİN, ENDOSKOP, KREŞENDO, ENDOKARD, ENDOKARP, ENDOPATİ, ENDORFİN, ENDORSEE, ENDORSER, ENDOSARK, ENDOSPOR, ENDOSTİL, ENDOTERM, ENDOZOİK, ENDOZOİT, KORENDON, ŞENDOĞAN
ZENDOST, AŞENDOS, ENDOFAJ, ENDOJEN, ENDOKİT, ENDOPOD, ENDOPOR, ENDORSE, ENDOSÖL, ENDOTEL, ENDOZOM
TENDON
ENDON, MENDO, TENDO
ENDO
ENDO
İç, içinde, içte olan.
ENDOPERİKARDİTİS
Endokart ve perikartın yangısı.
KONDROENDOTELYOM
Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.
ENDOPERİTONİTİS
Karın zarı yangısı.
ENDOKRİNOTERAPİ
Hormon tedavisi.
ENDOKRİNOLOJİST
Endokrinolojiyle ilgilenen bilim adamı.
MİYOENDOKARDİTİS
Miyokart ve endokardın birlikte yangısı.
ENDOMETRİYOZİS
Döl yatağı endometiyumuna veya stroma elemanlarına, döl yatağı dışındaki karın boşluğunun diğer doku veya organlarda rastlanması. En sık miyometriyumda ve yumurtalıklarda görülür.
ENDOTOKSİKOZİS
Endotoksinlerin kana karışması sonucu gelişen zehirlenme hâli.
ENDOKRİNOLOJİK
İç salgı bilimsel.
BAŞÖRENDOĞANCILAR
Zonguldak ilinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
ENDOPOLİPLOİDİ
Diploit bir bireyde, çekirdeklerinde 4C, 8C, 16C, 32C.... miktarında DNA kapsayan hücrelerin görülmesi.
SUBENDOKARDİYAL
Endokard altı, endokard altında bulunan.
NÖROENDOKRİNOLOJİ
Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.
ENDOSALPİNGİTİS
Yumurta kanalının mukoza katının yangısı.
ENDOPTERİGOTLAR
(Yun, endon: içerde, içinde; pterygion: küçük kanat) Böcekler sınıfında gelişimleri tüm başkalaşım şeklinde olanların yer aldığı alt grup. Holometabola. Böcekler sınıfından, gelişimleri tüm başkalaşım biçiminde olan bireylerin yer aldığı alt grup, holometabola. Böcekler sınıfında gelişmeleri tam başkalaşım biçiminde olanların yer aldığı alt grup, Holometabola. Böceklerde internal kanadın tomurcuklanarak gelişmesiyle belirgin durum.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KINAKINA
Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona). Bu bitkiden yapılmış olan içecek.
AKSADE
Bir kadın giysisi. (Çaltı Gelendost Isparta).
ZAMPARA
Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek), kadıncıl, keskin, zendost.
ABRAŞLIK
Halının benzer renk fakat değişik ipliklerle dokunan kısmı (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta) (abreş) : (Afşar Gelendost, Küçükkabaca Uluborlu Isparta).
AMANTADİN
Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
PREMATÜRE
Erkendoğan, günsüz.
ANJİYOSARKOM
Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.
ISIALAN
Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik.
İÇGÖREÇ
Endoskop.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
ZAMPARALIK
Zampara olma durumu, zendostluk. Zamparaya yakışır davranış, zendostluk.
AKDAĞ
Tepeleri karla kaplı dağ. Denizli kenti, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehrinde, Dumlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane şehrinde, Kelkit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AER
Granülsüz endoplazmik retikulum.
ALTOK
Isdar adı verilen dokuma tezgâhının alt kısmında bulunan yuvarlak ağaç. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
ENDONEZYALI
Endonezya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ANJİYOKERATOM
Subepiteliyal dermis, membrana nikitans ve konjunktivanın lamina proprisındaki damar endotellerinden köken alan, genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.
ANJİYOSKOP
Kan damarlarını, özellikle kılcal damarları incelemede kullanılan endoskop, modifiye edilmiş bir mikroskop.
ANASTOMOZ
Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarının ve vücudun birçok bölgesindeki çok ince uç dallarının birleşerek ağ meydana getirmesi. Arterlerin, venlerin, sinirlerin ve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi. Ağızlaşma, birleşme, anastomozis. Damar, sinir veya tendonlar gibi iki ayrık yapı arasında, ayrı uçları ağız ağıza getirip dikme, ağızlaştırma veya birleştirme.
KİRİŞ
Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.