Kelimeler arşivi içinde; sonunda "endo" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu endo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında endo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde endo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİMİNUENDO, DEKREŞENDO
KREŞENDO
MENDO, TENDO
ENDO
ENDO
İç, içinde, içte olan.
TENDO
Kiriş, kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yoğun, düzenli bağ dokusundan oluşan yapılar, tendon.
DİMİNUENDO
Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).
DEKREŞENDO
Sesi gittikçe kısarak (çalmak).
KREŞENDO
Çalgıların giderek daha yüksek ses verecek biçimde çalınma durumu.
MENDO
Dış kabuğu soyularak özü yenilen, tadı ve kokusu güzel bir ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANJİYOSKOP
Kan damarlarını, özellikle kılcal damarları incelemede kullanılan endoskop, modifiye edilmiş bir mikroskop.
AKSADE
Bir kadın giysisi. (Çaltı Gelendost Isparta).
ABRAŞLIK
Halının benzer renk fakat değişik ipliklerle dokunan kısmı (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta) (abreş) : (Afşar Gelendost, Küçükkabaca Uluborlu Isparta).
PREMATÜRE
Erkendoğan, günsüz.
İÇGÖREÇ
Endoskop.
ALTOK
Isdar adı verilen dokuma tezgâhının alt kısmında bulunan yuvarlak ağaç. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
KİRİŞ
Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
AMANTADİN
Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.
AKDAĞ
Tepeleri karla kaplı dağ. Denizli kenti, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehrinde, Dumlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane şehrinde, Kelkit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehrinde, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak ilinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
ZAMPARA
Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek), kadıncıl, keskin, zendost.
KINAKINA
Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona). Bu bitkiden yapılmış olan içecek.
AER
Granülsüz endoplazmik retikulum.
ZAMPARALIK
Zampara olma durumu, zendostluk. Zamparaya yakışır davranış, zendostluk.
ANJİYOSARKOM
Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.
ENDONEZYALI
Endonezya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
ANJİYOKERATOM
Subepiteliyal dermis, membrana nikitans ve konjunktivanın lamina proprisındaki damar endotellerinden köken alan, genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.
ANASTOMOZ
Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarının ve vücudun birçok bölgesindeki çok ince uç dallarının birleşerek ağ meydana getirmesi. Arterlerin, venlerin, sinirlerin ve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi. Ağızlaşma, birleşme, anastomozis. Damar, sinir veya tendonlar gibi iki ayrık yapı arasında, ayrı uçları ağız ağıza getirip dikme, ağızlaştırma veya birleştirme.
ISIALAN
Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik.