Sonu EMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ema" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ema ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ema olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ema olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DİPETALONEMA

11 harfli kelimeler

HELİKOTREMA, MİKROSİNEMA, GONGYLONEMA

10 harfli kelimeler

NÜKLEOLEMA, ELEĞİMSEMA, İNEĞİMSEMA, ALAİMİSEMA, TELESİNEMA, MİKROENEMA

9 harfli kelimeler

HAPTONEMA, HABRONEMA, PROTONEMA, NEŞVÜNEMA, PHİLONEMA, TREPONEMA, KROMONEMA, MUKADDEMA, DİYASTEMA

8 harfli kelimeler

EMİRSEMA, BLASTEMA, PAKİNEMA, EKÜKLEMA, AKSONEMA, ÜROÖDEMA, MİYONEMA

7 harfli kelimeler

SİSTEMA, GÜLSEMA, NURSEMA, SUPREMA

6 harfli kelimeler

NOSEMA, HİFEMA, HAREMA, EMMEMA, AYSEMA, SİNEMA, KUDEMA, BADEMA

5 harfli kelimeler

ENEMA, ULEMA, KREMA

4 harfli kelimeler

LEMA, HEMA, TEMA, SEMA, ŞEMA, NEMA, YEMA

3 harfli kelimeler

EMA

Bazı kelimelerin anlamları

EMA

Anne. Arapça kökenli a'mâ: âmâ; kör.

İNEĞİMSEMA

Gökkuşağı.

PROTONEMA

Yosun sporlarının çimlenmesinden oluşan iplik biçimindeki organ.

TELESİNEMA

Bir sinema filmini televizyonda göstermeye yarayan cihaz. Televizyonda filmleri iletme ve yansıtma işi ile uğraşan bölüm.

HABRONEMA

Habronematidae ailesinde tek tırnaklıların mide mukozasında yerleşen Habronema muscae ve Habronema microstoma türleri bulunan nematod cinsi.

DİPETALONEMA

Filarioidea üst ailesinde bulunan filaryal nematod cinsi. Bu cinste bulunan türler memelilerin kanında parazitlenmekte, keneler ve kan emen sineklerle taşınmaktadırlar.

NÜKLEOLEMA

Çekirdek zarı.

MİKROSİNEMA

Mikroskopla görülebilecek nesnelerin görüntülerini tespit etmekle uğraşan sinema kolu.

ALAİMİSEMA

Gökkuşağı.

HAPTONEMA

Uzun veya kısa, çoğunlukla kıvrılmış biçimde olan özel bir kamçı.

NEŞVÜNEMA

Gelişme, yetişme.

PHİLONEMA

Balıkların vücut boşluklarında bulunup, iç organların gelişimini engelleyerek normal fonksiyonlarını bozan bir nematot cinsi.

MİKROENEMA

Hacmi 1-20 ml arasında olan ve rektal yoldan uygulanan çözelti veya süspansiyonlara verilen ad.

ELEĞİMSEMA

Gökkuşağı.

HELİKOTREMA

Sarmal (helezon) delik.

GONGYLONEMA

Spiruroidea aile üstünde bulunan, evcil hayvanlarda hafif ve semptomatik olmayan enfeksiyonlara neden olan nematod cinsi.

  -   -   -  

Anlamında EMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞYILDIZ

Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.

ATATÜRKÇÜ

Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.

ANİME

Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

AMALİERBAA

Matematikte dört işlem.

ARİTMETİK

Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.

ARŞE

Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

AKEMİ

İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.

BAŞROL

Tiyatro veya sinemada en önemli rol. Bir işte önemli, etkili olma durumu.

BAŞKEMANCILIK

Başkemancı olma durumu. Başkemancının yaptığı iş.

ANLAMSAL

Anlamla ilgili, semantik.

BAKAM

Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

AKADEMİSYEN

Öğretim elemanı.

ARGÜMAN

Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.