Kelimeler arşivi içinde; başında "ema" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. ema ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ema ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ema olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMANETÇİLİK, EMASKÜLATÖR
EMASİASYON
EMAYLAMAK, EMANASYON, EMAYELEME, EMANULLAH
EMALİKEN, EMAYLAMA, EMANETÇİ, EMANETEN, EMARECİK
EMAYELİ
EMAÇER, EMARET, EMANET
EMARE, EMAYE, EMAME
EMAY, EMAN
EMA
EMA
Anne. Arapça kökenli a'mâ: âmâ; kör.
EMALİKEN
Kaput bezi.
EMAYELEME
Emaye ile kaplama işlemi.
EMANETÇİLİK
Emanetçinin yaptığı iş.
EMANULLAH
Allah'ın güvendiği kişi.
EMARECİK
Küçük iz, ufak belirti.
EMAYLAMA
Emaylamak işi.
EMAYLAMAK
Emayla kaplamak.
EMASKÜLATÖR
Kesici ve ezici yüzü aynı aygıt üzerinde bulunan ve erkek hayvanların açık (kanlı) kastrasyon ameliyatlarında kullanılan aygıt.
EMANASYON
Radyoaktif maddelerin ışın yayımı.
EMAÇER
İşe yarar.
EMARET
Beylik.
EMAYELİ
Emayeleme işleminden geçmiş olan.
EMANETEN
Emanet olarak.
EMASİASYON
Aşırı zayıflama.
EMANETÇİ
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse. Bir görevi geçici olarak üstlenen.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
BAKAM
Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).
ANLAMSAL
Anlamla ilgili, semantik.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
ARİTMETİK
Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.
ARŞE
Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
AMALİERBAA
Matematikte dört işlem.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
AKEMİ
İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
ATATÜRKÇÜ
Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.
BAŞKEMANCILIK
Başkemancı olma durumu. Başkemancının yaptığı iş.
BAŞROL
Tiyatro veya sinemada en önemli rol. Bir işte önemli, etkili olma durumu.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.