Kelimeler arşivi içinde; başında "emi" olan, toplam 108 adet kelime bulunmaktadır. emi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu emi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMİRLERYENİCESİ
EMİLEBİLMEK, EMİRAŞIKLAR, EMİRDASTARI, EMİRÜLÜMERA
EMİLEBİLME, EMİNEFENDİ, EMİNENSİYA, EMİNPINARI, EMİRAZİZLİ, EMİRBERLİK, EMİRCEOĞLU, EMİRFAKILI, EMİRHACILI, EMİRHAYDAR, EMİRİNKÖYÜ, EMİRSULTAN, EMİSSARYUM, EMİŞBELENİ, EMİŞDİRMEK, EMİŞTİRMEK, EMİŞTÜRMEK
EMİCEKLİK, EMİCİKILI, EMİLGATİL, EMİNCELER, EMİNELLER, EMİRBENİM, EMİRDOĞAN, EMİRHALİL, EMİRHİSAR, EMİRİLYAS, EMİRORMAN, EMİRSEYİT, EMİRUŞAĞI, EMİRYAKUP, EMİRYUSUF, EMİŞTİRME
EMİCİKÖK, EMİNAÇMA, EMİNEKİN, EMİRALEM, EMİRBAĞI, EMİRGAZİ, EMİRHACI, EMİRMUSA, EMİRNAME, EMİROĞLU, EMİRÖREN, EMİRSEMA, EMİRTOLU, EMİŞÜKLÜ, EMİTTERE
EMİKDAŞ, EMİLCAN, EMİLCEN, EMİLMEK, EMİNBEY, EMİNLER, EMİNLİK, EMİNMEK, EMİNÖNÜ, EMİRALİ, EMİRBER, EMİRBEY, EMİRCEK, EMİRCİK, EMİRDAĞ, EMİRHAN, EMİRKÖY, EMİRLER, EMİRLİK, EMİRŞAH, EMİSEMİ, EMİSYON, EMİŞKEN, EMİŞMEG, EMİŞMEK
EMİCEK, EMİCEN, EMİCİK, EMİDEŞ, EMİLİK, EMİLİM, EMİLME, EMİNCE, EMİNEL, EMİRLİ, EMİŞÇİ, EMİŞİG, EMİŞİK, EMİŞME, EMİŞÜK, EMİZEK, EMİZİK
EMİCE, EMİCİ, EMİNA, EMİNE, EMİTE
EMİK, EMİM, EMİN, EMİR, EMİŞ, EMİT, EMİZ
EMİ
EMİ
Amca. Emmi, amca.
EMİRAŞIKLAR
Antalya ili, Akseki belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EMİNPINARI
Balıkesir şehrinde, Ömerköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
EMİRCEOĞLU
Eskişehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EMİLEBİLME
Emilebilmek işi.
EMİLEBİLMEK
Emilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EMİRBERLİK
Emirber olma durumu, emirberin işi.
EMİRHAYDAR
Gaziantep ilinde, Araban ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
EMİRFAKILI
Uşak şehri, Güre nahiyesine bağlı bir bölge.
EMİRAZİZLİ
Denizli ilinde, Honaz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EMİRLERYENİCESİ
Bursa şehrinde, Zeytinbağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EMİNENSİYA
Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe.
EMİRDASTARI
Gökkuşağı.
EMİRHACILI
Manisa ili, Adala nahiyesine bağlı bir yer.
EMİNEFENDİ
Kırıkkale ili, Keskin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EMİRÜLÜMERA
Osmanlılarda eyalet valileri olan beylerbeyiler için, Abbasi halifeliğinde önceleri yalnızca askeri, sonraları ise askeri ve yönetsel geniş yetkileri olan başkomutanlar için kullanılan bir san.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.