Kelimeler arşivi içinde; başında "ems" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. ems ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ems ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ems olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMSALSİZLİK
EMSALSİZ
EMSAL, EMSEL, EMSEM, EMSER, EMSİZ, EMSÜZ
EMS
EMS
En muhtemel sayı.
EMSER
Bu yıl.
EMSEM
İlâç, merhem. Boş inan. Düzenlik, güvenlik. Sersem: Bu adam emsemdir, her işi göremez.
EMSALSİZLİK
Emsalsiz olma durumu.
EMSÜZ
Beceriksiz.
EMSEL
Yaşıt.
EMSAL
Benzer, eş, denk. Örnek. Katsayı. Yaşıt.
EMSİZ
Beceriksiz. Dertsiz, kedersiz, vurdumduymaz, savsak. Beceriksiz, güçsüz, işe yaramaz: Çok emsiz bir kadındır.
EMSALSİZ
Eşsiz, eşi benzeri olmayan, bir benzeri daha bulunmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CILIZLAŞMAK
Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.
BAŞESKİ
En kıdemli kimse. Yeniçeri bölüklerinde erlerin en kıdemlisi. Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı.
BENZER
Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
CERRAH
Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.
DELEGE
Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
ANITSI
Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi, anıtımsı, abidemsi.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
CAVALACOZ
Değersiz, önemsiz, derme çatma.
DEĞERSİZ
Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
DELEGASYON
Herhangi bir topluluğu temsil etmekle görevli yetkili kurul.
ÇURÇUR
Lapina familyasından, eti pek sevilmeyen, küçük bir deniz balığı (Crenilabrus). Önemsiz, değersiz.
DİNLENMEK
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.
CILIZ
Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ANDIRIŞ
İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.