Kelimeler arşivinde; içinde "emü" olan, toplam 65 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu emü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EMÜLSİYONLAYICI
DEMÜRLENMEK, PREMÜNİSYON, TEMÜZCEGİNE, EMÜLSİFİYER, ÇEMÜRLENMEK, ÇEMÜLLENMEK
DEMÜRLEMEK
ÇEMÜLEMEK, TEMÜRTAHT, EMÜLSİYON, UZUNTEMÜR, EMÜLZİYON, BELDEMÜRÜ, EMÜLGATÖR
EYİDEMÜR, SEMÜRMEK, GEMÜRMEK, GEMÜRÜYH, GEVŞEMÜK, BEKTEMÜR, SÖYLEMÜK, TEMÜRAĞA, TEMÜRKÖY, VEZLEMÜK, ECEREMÜK, CETLEMÜK, ÇİYSEMÜK, DEMÜRLEK
ALTEMÜR, NEMÜSLÜ, KEMÜCEK, KEÇEMÜK, DELEMÜT, ÇİSEMÜK, TELEMÜK, TEMÜKLÜ, ÇEREMÜK, BÖREMÜT, BELEMÜR
ÖZEMÜK, ELEMÜT, MEMÜLÜ, ELEMÜK, EMÜŞÜK, KEMÜRE, İŞEMÜK, INEMÜK, EREMÜK, ECEMÜK
KEMÜŞ, TEMÜZ, TEMÜS, ÇEMÜT, GEMÜK, DEMÜR, SEMÜZ, SEMÜR, KEMÜK, MEMÜZ, MEMÜK, KEMÜS
GEMÜ, DEMÜ
EMÜ
EMÜ
Hala.
ÇEMÜRLENMEK
Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.
TEMÜRTAHT
Tunceli şehri, Mazgirt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EMÜLZİYON
Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. bk süspansiyon.
TEMÜZCEGİNE
Temizce, tertemiz.
PREMÜNİSYON
Konağın parazitlerle enfeksiyonunda, var olan enfeksiyon sayesinde reenfeksiyona veya süperenfeksiyona direnç göstermesi, konkomittant bağışıklık.
ÇEMÜLEMEK
Ağlamak.
DEMÜRLENMEK
Perçinlenmek, kenetlenmek. Bukağılanmak.
DEMÜRLEMEK
Demire urmak.
EMÜLGATÖR
Bir gıda katkı maddesinde yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın karışımlarının katmanlara ayrılmasını önlemeye yardım eden maddeler. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. Bir gıda maddesinde, yağ, su ve benzerleri iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde.
ÇEMÜLLENMEK
Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.
BELDEMÜRÜ
Toprağı sürmeye yarayan tarım aleti, bel.
EMÜLSİYONLAYICI
Emülsifiyer.
EMÜLSİYON
Bir sıvının çözünmediği başka bir sıvı içinde mikroskobik boyutlu damlacıklar halinde dağılıp asılı kalması sonucu oluşan karışım. Bir sıvı molekülünün başka bir sıvı içinde dağılması. Birbiriyle birleşmeyen iki sıvının biri diğeri içinde küçük zerrecikler durumunda dağılarak oluşturduğu heterojen karışım, sübye.
UZUNTEMÜR
Sivas şehrinde, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
EMÜLSİFİYER
Büyük yağ küreciklerini daha küçük ve bağdaşık parçacıklar biçiminde bir sıvı içinde süspansiyon durumunda dağılmasını sağlayabilen madde, emülsiyonlayıcı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖZEMÜK
Gevşek : İplik özemük.
İGEPON
N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.
STABİLİZÖR
Stabilizatör. Gıdalarda fiziksel yapının veya rengin koruması amacıyla özellikle emülsifiye ürünlerde kullanılan gıda katkı maddesi.
SAPONİN
Birçok bitkide bulunan ve suda köpüklü bir çözelti veren çeşitli steroit gliseritler. Suyla çalkalandığında dayanıklı köpük oluşturarak yüzey gerilimini artırıcı etkilerinden dolayı suda çözünmeyen maddeleri emülsiyon veya süspansiyon hâlinde tutmak için kullanılan, alyuvarların parçalanmasına neden olan bir glikozit türü. Yonca gibi bitkilerde bulunur, sığır ve koyunlarda ciddi şişkinliğe neden olabilirler.
FOSFATLAR
Bitkiler için gerekli besin niteliği taşıyan, insan ve hayvan gıdasının normal bileşeni olan, su ortamlarında aşırı birikmeleri durumunda ötrofikasyona neden olan fosfat bileşikleri. Şelat yapıcı, tampon, emülgatör, renk koruyucu, su tutma kapasitesini artırıcı özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan, amonyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, pirofosfat gibi gıda katkı maddeleri.
FOSFATİDİLKOLİN
Hücre zarlarında bol bulunan ve ek grup olarak kolin taşıyan bir fosfolipit Lesitin. Fosfatidik aside bağlı ek grup olarak kolin taşıyan, hücre zarlarında en çok bulunan, kolinin vücut deposu olan ayrıca yağ oranı yüksek gıdalarda emülgatör olarak kullanılan bir fosfolipit, lesitin.
LİLİKUİT
Emülsiyonlar gibi dispers veya kolloidal iki sıvı fazlı sistem.
SÖYLEMÜK
Sessiz : Bırak şu söylemük sümsüğü.
FREUNDADJUVANI
Bağışık cevabı artırmak için kullanılan, fosfat ve alüminyum hidroksit gibi mineral tuzları, mineral yağ-su emülsiyonları gibi maddeler.
OTORADYOGRAFİ
Radyasyonun fotoğrafik emülsiyonlar üzerindeki etkisiyle dokularda radyoaktif maddelerin yerinin belirlenmesi veya radyoaktif maddelerin yaydığı ışınlarla radyoaktiviteye duyarlı materyallerin üzerinde görüntü oluşturma yöntemi. Önceleri radyoaktif birleşiklerle işleme tabi tutulan doku kesitleri, ışığa duyarlı emülsiyonlarla kaplanarak buzdolabında ışık geçirmeyen kapalı bir kutuya yerleştirilir ve değişik zamanlarda pozlanmasıyla radyoaktif maddenin yeri belirlenir. Organların, hücre kısımlarının, büyük moleküllerin ya da moleküllerdeki belirli bir grup ya da atomun radyoizotoplarla işaretlenip bir film üzerinde gösterilmesi tekniği. Radyootografi.
LİGNOSÜLFONATLAR
Ayırıcılar, kararlaştırıcılar, emülsiyonlaştırıcı ve kompleks yapıcı reaktifler, öğütücüler gibi çok geniş kullanım alanına sahip bileşikler.
VEZLEMÜK
Cansız, sıska, yorgun, miskin: -Haydi ordan vezlemük sen de!.
SÜBYE
Mürekkep balığı. Badem içi, ezilmiş sarımsak, kavun çekirdeği vb.nden yapılan boza koyuluğunda sıvı. Emülsiyon.