Kelimeler arşivinde; içinde "ems" olan, toplam 161 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ems bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ems ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ems olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖNEMSEYEBİLMEK
PROBLEMSİZLİK, DEREŞEMSETTİN, EBEMSECCADESİ, İŞLEMSELCİLİK, KERTENKELEMSİ, ÖNEMSEYEBİLME
SİSTEMSİZLİK, ŞEMSİYECİLİK, YÖNTEMSİZLİK, DEPREMSİZLİK, DÜŞLEMSELLİK, DÜŞLEMSİZLİK, DÜZLEMSELLİK, GİEMSABOYASI, GÖRKEMSİZLİK, ÖNEMSEMEZLİK, ŞEMSETTİNKÖY, YARIDENEMSEL
EKLEMSİZLER, EMSALSİZLİK, ERDEMSİZLİK, EYLEMSİZLİK, GİZEMSELLİK, KADEMSİZLİK, KEKREMSİLİK, KIDEMSİZLİK, SÖYLEMSEMEK, TEMSİLCİLİK, DEDEMSAKALI, DİDEMSAKALI, EMREMSULTAN, İSTEMSİZLİK, KUBBEMSİDAĞ, ÖNEMSEMEZCE, ÖZDEMSELLİK, ŞEMSİYEÖRTÜ
ÖNEMSENMEK, ÖNEMSİZLİK, PROBLEMSİZ, SÖYLEMSEME, ŞEMSİYELİK, ELEMSİZLİK, FASULYEMSİ, HOYNEMSEKİ, İĞNEMSİLİK, LEMSETAVUK, ÖNEMSETMEK, SİMAYİŞEMS, SÖZTEMSİLİ, YÖRÜNGEMSİ
DÜZLEMSEL, İSTEMSEME, ÖNEMSEMEK, ÖNEMSENİŞ, ÖNEMSENME, ÖNEMSEYİŞ, ÖNEMSİZCE, SİSTEMSİZ, ŞEMSİYECİ, YÖNTEMSİZ, BEHDEMSİZ, DEPREMSİZ, DÜŞLEMSEL, DÜŞLEMSİZ, GÖMDEMSİZ, GÖRKEMSİZ, HİKAYEMSİ, HÖRDEMSİZ, İKİLEMSİZ, ÖNEMSETME, SELLEMSİZ, ŞEMSETTİN, ŞEMSİNİSA, YEMSİNMEK, YÖNDEMSİZ, YÖRDEMSİZ
BADEMSİZ, BAHÇEMSİ, DİZEMSİZ, EKLEMSİZ, EMSALSİZ, ERDEMSİZ, EYLEMSİZ, GİZEMSEL, İSTEMSİZ, KADEMSİZ, KEKREMSİ, KIDEMSİZ, ÖNEMSEME, PEMBEMSİ, TEMSİLCİ, ABİDEMSİ, BİÇMEMSİ, BİZEMSEK, DÖNEMSEL, DÖNEMSİZ, DÖŞEMSİZ, ELEMSAME, GİZEMSİZ, İŞLEMSEL, İZLEMSEL, KALEMSİZ, MELEMSÜK, SEMSATUN, SÖLEMSEK, ŞEMSAMER, Devamını Oku »»
BADEMSİ, ELEMSİZ, EYLEMSİ, KÜREMSİ, MEMEMSİ, ÖNEMSİZ, ŞEMSİYE, ÜREMSEL, EKEMSİZ, GIREMSE, İĞNEMSİ, MEĞEMSE, MEMSOFA, SEMSİYE, SEMSÜRT, SÖBEMSİ, TEMSİLİ, TÜREMSİ, YELEMSE
TEMSİL, DEMSEK, DEMSİZ, GREMSE, HEMSİZ, KEMSEK, KEMSİK, KEMSÜK, SEMSEH, SEMSEK, SEMSEM, SEMSİZ, SEMSÜZ, YEMSÜK
EMSAL, NEMSE, ŞEMSE, ÇEMSE, EMSEL, EMSEM, EMSER, EMSİZ, EMSÜZ, LEMSE, SEMSE, ŞEMSİ, TEMSE
ŞEMS
EMS
EMS
En muhtemel sayı.
ŞEMSİYECİLİK
Şemsiyecinin işi veya mesleği.
SİSTEMSİZLİK
Sistemsiz olma durumu.
EBEMSECCADESİ
Gökkuşağı.
DEPREMSİZLİK
Depremsiz olma durumu.
DÜŞLEMSİZLİK
Düşlemi olmama durumu.
İŞLEMSELCİLİK
Olguların görgül gözlem ve araştırma yollarıyla elde edilmiş olan anlamları dışında bir anlamı olamayacağını, insan eylemi dışında nesnel gerçeklik bulunmadığını ileri süren görüş.
KERTENKELEMSİ
Ayaksızlar (Gymnophiona) takımının, kertenkelemsigiller (Caecilidae) familyasından, gözleri körelmiş, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Caecilia gracilis), Ayaksızlar (Gymnophiona) takımının kertenkelemsigiller (Caeciliidae) familyasından bir amfibyum türü. Kurt biçimindedir. Gözleri körelmiştir. Güney Amerikada yaşar.
GİEMSABOYASI
Azur II, eozin, gliserin ve metanol içeren kan parazitleri ve doku kültürlerinde üretilen parazitlerin çeşitli gelişim evrelerinin belirlenmesinde kullanılan, Plasmodium, Trypanosoma, Chlamidia gibi etkenlerin pembe-mor renkte reaksiyon verdiği bir boya çözeltisi.
DÜŞLEMSELLİK
Düşlemsel özellik taşıma, düşlemsel olma durumu.
ÖNEMSEYEBİLME
Önemseyebilmek işi.
YÖNTEMSİZLİK
Yöntemsiz olma durumu, düzensizlik, uygunsuzluk, metotsuzluk.
ÖNEMSEYEBİLMEK
Önemseme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEREŞEMSETTİN
Bilecik şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
DÜZLEMSELLİK
Geometrik nesnelerin aynı düzlemde yer alması özelliği.
PROBLEMSİZLİK
Problemsiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DELEGE
Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ANDIRIŞ
İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil.
ANITSI
Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi, anıtımsı, abidemsi.
DEĞERSİZ
Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.
CILIZ
Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.
CAVALACOZ
Değersiz, önemsiz, derme çatma.
ÇURÇUR
Lapina familyasından, eti pek sevilmeyen, küçük bir deniz balığı (Crenilabrus). Önemsiz, değersiz.
BAŞESKİ
En kıdemli kimse. Yeniçeri bölüklerinde erlerin en kıdemlisi. Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı.
DİNLENMEK
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
BENZER
Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
CERRAH
Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.
CILIZLAŞMAK
Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
DELEGASYON
Herhangi bir topluluğu temsil etmekle görevli yetkili kurul.