Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elti" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elti ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında elti olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEMBELTİ, YÜKSELTİ, DEPRELTİ, GAYFELTİ, KÜMBELTİ
KÖMELTİ, YÜCELTİ, TEYELTİ, TEMELTİ, TEKELTİ, TEGELTİ, ÖSKELTİ, NEMELTİ, KÜMELTİ, ÇÖKELTİ, DÖMELTİ, ÇÖMELTİ, TEĞELTİ, GERELTİ, EĞRELTİ, DÜZELTİ, ÇÖZELTİ
ÖZELTİ, TEELTİ
KELTİ, ÇELTİ, TELTİ
ELTİ
ELTİ
Kadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri.
YÜCELTİ
Yüksek yer, yükselti. Yükseklik.
ÖSKELTİ
Ucu yanmış odun parçası.
TEMBELTİ
Binek hayvanlarına yüklenen yük.
TEGELTİ
Binek hayvanlarında eğerin altına konulan keç.
TEKELTİ
Binek hayvanlarında eğerin altına konulan keç.
GAYFELTİ
Kahvaltı, karşılığı gahvaltı.
DEPRELTİ
Baş kaldırmak.
KÖMELTİ
Keklik ve benzerleri kuşları avlamak için çalı çırpıdan yapılan, avcının gizlenmesine yarayan yer, barınak.
ÇÖKELTİ
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.
TEMELTİ
Ufak tefek eşya, ev eşyası.
KÜMBELTİ
Tepecik.
KÜMELTİ
Küme, yığın, topluluk. Tepecik.
YÜKSELTİ
Tümsek. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa.
TEYELTİ
Binek hayvanlarında eğerin altına konulan keç. Kadınların alnındaki altın ya da gümüş dizisi. Sonradan sökmek üzere dikilen kalın, eğreti dikiş. Eğerin altında bulunan keçe. (Senirkent Isparta).
NEMELTİ
Denizden esen ve rutubete yol açan esinti.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
DARDAĞAN
Palmiye cinsinden bir ağaç (Celtis tournefortii). Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde, sert çekirdekli tatlı yemişi.
DİSPROSYUM
Atom numarası 66, atom ağırlığı 162,5, yoğunluğu 8,54 olan, 1500 °C'de eriyen, açık yeşil renkte çözeltiler veren, az bulunan bir element (simgesi Dy).
DERZ
Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.
BUL
Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.
ÇELTİKÇİ
Çeltik yetiştiricisi. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.
BALDIRIKARA
Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı, karabaldır.
DERİŞİK
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.
BASINÇÖLÇER
Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.
ÇÖZMEK
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.
ÇÖKEL
Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.
ÇELTİKÇİLİK
Çeltikçinin yaptığı iş.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
ÇİTLEMBİK
Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç, çıtlık, menengiç (Celtis australis). Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi.
ÇELTİKLİ
İçinde çeltik olan.
ARKEGON
Eğrelti otlarında, bütün kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı.
ÇELTİKLİK
Çeltik ekmeye veya üretmeye elverişli yer.
ATKUYRUĞUGİLLER
Eğrelti otugillerden, örneği atkuyruğu olan bir bitki familyası.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.