EMAY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "emay" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. emay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu emay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EMAY

Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.

EMAYELİ

Emayeleme işleminden geçmiş olan.

EMAYLAMA

Emaylamak işi.

EMAYE

Üzeri emayla kaplanmış olan. Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme.

EMAYLAMAK

Emayla kaplamak.

EMAYELEME

Emaye ile kaplama işlemi.

  -   -   -  

Anlamında EMAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞİLİM

Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.

FİLMLİK

Sinemacılar, araştırıcılar, izleyiciler için önem taşıyan filmleri toplayan, sıralayan, sıralaklayan, koruyan; sinemayla ilgili oyunluk, ası, yayın, anılar, ve benzerleri çeşitli belgeleri saklayan; istenildiğinde bunları yararlanmaya sunan kuruluş. Televizyon yapım ya da yayın merkezlerinde bulunan buna benzer kurum.

ÇEŞİTLEME

Çeşitlemek işi. Farklı olma durumu, farklılık. Belli bir temayı değişik armoni, melodi ve ritimle süsleyerek yeniden çalma, varyasyon.

MEYİL

Eğiklik, eğim, akıntı. Eğilim, temayül. İlgi, gönül verme.

DÖLENMEK

Bir yere doğru yönelmek: Evine dölendi. Dolaşmak. Bir yere düzgün şekilde yerleşmek. Bozulmuş bir şey düzelmek, iyileşmek. Yatışmak, yolda rahat ve uslu durmaya alışmak. Bir hayvan sürüsü bir yere düzenli olarak dağılmak: Kuzular çayıra amma da dölendiler. Mutmain olmak, temayül göstermek, sükûnet bulmak, karar kılmak, huzura kavuşmak, ağır davranmak. Çoğalmak.

SİNEMASEVER

Sinemayı seven, sinema sanatı, kültürü ve çalışmalarıyla ilgilenen (kimse).

EĞSİNMEK

Temayül göstermek.

SEMAZENBAŞI

Mevlevilikte semayı yöneten dede.

LAVABO

Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.

KAYIKMAK

Öfkelenmek. Temayül göstermek, kaymak. İnhiraf etmek, sapmak, yüz çevirmek.

YÖNSEME

Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül.

SİNEMATOGRAFİK

Sinemaya ilişkin, sinemayla ilgili.

LEBLEKİ

Küçük toprak tabak. Küçük emaye tabak. Çinko ve bakır tabak. Cam tabak. Kenarlı, yüzlek tabak.

SİNEMADIŞI

Sinema sanatının gereklerine, niteliklerine, özelliklerine aykırı düşen; sinemaya uymayan.