Kelimeler arşivi içinde; başında "el" olan, toplam 775 adet kelime bulunmaktadır. el ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu el ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde el olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ELEKTRİKLENDİRMEK, ELEKTROEJAKÜLATÖR, ELEKTROMANYETİZMA, ELEKTRONEGATİFLİK, ELEKTROPOZİTİFLİK
ELDELEKLİDEMİREL, ELDELEKLİORTAOBA, ELEKTRİKLENDİRME, ELEKTROBİYOLOJİK, ELEKTROEPİLASYON, ELEKTROFOTOMETRE, ELEKTROMETALÜRJİ, ELEKTROMİYOGRAFİ, ELEKTRORADYOLOJİ, ELEŞTİRİLEBİLMEK
ELEKTRİFİKASYON, ELEKTROBİYOLOJİ, ELEKTROMANYETİK, ELEKTROMIKNATIS, ELEKTRONİKÇİLİK, ELEKTROPORASYON, ELEŞTİRİLEBİLME, ELTİELTİYEKÜSTÜ
ELBİSTANHÜYÜĞÜ, ELEKTRİKLENMEK, ELEKTRİKSİZLİK, ELEKTRODİNAMİK, ELEKTRODİYALİZ, ELEKTROKAPLAMA, ELEKTROMEKANİK, ELEKTRONEGATİF, ELEKTROPOZİTİF, ELEKTROŞİRURJİ, ELEKTROTROPİZM, ELEŞTİRİMCİLİK, ELEŞTİRMECİLİK, ELMALIÇİFTLİĞİ
ELAOFORİYAZİS, ELEFANTİYAZİK, ELEFANTİYAZİS, ELEKTRİKÇİLİK, ELEKTRİKLEMEK, ELEKTRİKLENME, ELEKTRİKÖLÇER, ELEKTROANALİZ, ELEKTROSTATİK, ELEKTROTEKNİK, ELEŞTİRİCİLİK, ELEŞTİRMENLİK, ELHAMDÜLİLLAH, ELLİNAMAZLAĞA, ELVANPAZARCIK, ELVERİŞSİZLİK
ELASTOFİBROM, ELBİSESİZLİK, ELEKTRİKLEME, ELEKTROFOREZ, ELEKTROGİTAR, ELEKTROKİMYA, ELEKTROKOTER, ELEKTROMETRE, ELEKTROMOBİL, ELEKTROMOTOR, ELEKTRONİKÇİ, ELEKTRONVOLT, ELEKTROOZMOZ, ELEKTROTAKSİ, ELEMDÜLİLLAH, ELEŞTİRELLİK, ELEŞTİRİLMEK, ELLENEBİLMEK, ELLEYEBİLMEK, ELVERDİĞİNCE, ELVERİŞLİLİK
ELAOFOROZİS, ELASTİKİYET, ELAZIĞLILIK, ELDEĞİRMENİ, ELDENETİMLİ, ELEFİRLEMEK, ELEĞİMSAĞMA, ELEKTRİKSİZ, ELEKTRİKUCU, ELEKTRONLAR, ELEKTROPLAK, ELEKTROSKOP, ELEMİTLEMEK, ELEŞTİRİLME, ELEŞTİRİMCİ, ELEŞTİRİSEL, ELEŞTİRMECİ, ELEŞTİRMELİ, ELETİVERMEK, ELEYEBİLMEK, ELGÖLGELİĞİ, ELİBÖĞRÜNDE, ELİKOYNUNDA, ELİMİNASYON, ELLENEBİLME, ELLEŞDÜRMEK, ELLETTİRMEK, ELLEYEBİLME, ELMACIKDERE, ELMALITEKKE, Devamını Oku »»
ELAEOPHORA, ELASTİKLİK, ELBİSTANLI, ELDELEŞMEK, ELDİVENSİZ, ELDUTTUMEK, ELEBAHINÇH, ELEBAŞILIK, ELEFANTİDE, ELEFANTOİD, ELEĞİMSEMA, ELEKTRİKÇİ, ELEKTRİKLİ, ELEKTROFİL, ELEKTROFON, ELEKTROJEN, ELEKTROLİT, ELEKTROLİZ, ELEKTRONİK, ELEKTROSAZ, ELEKTROSİT, ELEKTROŞOK, ELEMSİZLİK, ELEMZAHMAN, ELEŞTİRİCİ, ELEŞTİRMEK, ELEŞTİRMEN, ELEYEBİLME, ELGİNCİLİK, ELİBARATLİ, Devamını Oku »»
ELAMENCİK, ELARABASI, ELASTİKUS, ELASTİNAZ, ELASTOMER, ELASTOZİS, ELBARDAĞI, ELBEĞENDİ, ELBIŞKISI, ELBİRLİĞİ, ELBİSELİK, ELBİSESİZ, ELDECİLİK, ELDENİZLİ, ELDİREKÇİ, ELDİVENLİ, ELECESİNE, ELEDDEVAM, ELEGTİRİK, ELEĞİDAĞI, ELEKÇİLİK, ELEKLEMEK, ELEKTİRİK, ELEMATMAK, ELEMEHERE, ELENTELEN, ELERLEMEK, ELESEFİYE, ELEŞTİREL, ELEŞTİRİM, Devamını Oku »»
ELAĞIZDA, ELALİBEY, ELASTİKİ, ELAVAYCI, ELAZIĞLI, ELBAYDAN, ELBERMEK, ELBEŞTİR, ELBETİĞİ, ELBETSİN, ELBIÇAĞI, ELBİRLİK, ELBİSELİ, ELBİSTAN, ELBİZİNE, ELBÖREĞİ, ELBÜRGEÇ, ELCİLLİK, ELÇEKMEK, ELÇİTİSİ, ELÇORABI, ELDEMİRİ, ELDENLİK, ELDERESİ, ELDIĞANI, ELDIĞIBA, ELDOVANI, ELEKÇALI, ELEKECİK, ELEKENTİ, Devamını Oku »»
ELAÇMAZ, ELAĞACI, ELAĞUNA, ELASTAZ, ELASTİK, ELASTİN, ELAŞSIZ, ELBASAN, ELBAŞTA, ELBENDE, ELBEREK, ELBEŞİK, ELBEŞTE, ELBETTE, ELBEYLİ, ELBİRLE, ELBİŞİM, ELBİYSE, ELBİZLİ, ELCİĞEZ, ELCİMEK, ELCİMEN, ELCİVAN, ELÇEKLİ, ELÇİBEY, ELÇİLER, ELÇİLİK, ELDAVUT, ELDELEK, ELDEMİR, Devamını Oku »»
ELAGÖZ, ELAĞIZ, ELALAN, ELALDI, ELAMAK, ELAMAN, ELAMET, ELANUR, ELAVAY, ELAZIĞ, ELBAŞI, ELBELİ, ELBERE, ELBESİ, ELBEYİ, ELBİLİ, ELBİRİ, ELBİSE, ELCEYH, ELCİKE, ELÇAĞI, ELÇATI, ELÇİLİ, ELÇİTİ, ELDAŞI, ELDECİ, ELDELİ, ELDERE, ELDEVE, ELDIŞI, Devamını Oku »»
ELAĞE, ELAKA, ELAVI, ELBAŞ, ELBEK, ELBET, ELBİN, ELBİR, ELBİZ, ELBOŞ, ELBÜM, ELCEG, ELCEH, ELCEK, ELCİK, ELCİL, ELCİM, ELCİN, ELCÜK, ELÇEK, ELÇIN, ELÇİK, ELÇİM, ELÇİN, ELÇÜK, ELDAŞ, ELDEÇ, ELDEK, ELDEM, ELDEN, Devamını Oku »»
ELAÇ, ELAF, ELAN, ELAT, ELCE, ELCİ, ELÇA, ELÇİ, ELDE, ELEÇ, ELEĞ, ELEH, ELEK, ELEL, ELEM, ELET, ELEY, ELGE, ELİÇ, ELİF, ELİĞ, ELİK, ELİL, ELİM, ELİT, ELKE, ELLİ, ELLÜ, ELMA, ELME, Devamını Oku »»
ELA, ELE, ELK, ELM, ELO
EL
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
ELDELEKLİDEMİREL
Kırşehir şehri, Akpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ELDELEKLİORTAOBA
Kırşehir ilinde, Akpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ELEŞTİRİLEBİLMEK
Eleştirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ELEKTROMETALÜRJİ
Metalürji ürünlerinin elde edilmesinde ve arıtılmasında termik elektriğin ısı ve elektroliz özelliklerinin kullanılması. Elektrikle ısıtma olaylarından yararlanılarak yapılmış olan ve madenlere uygulanan termik işlemlerin hepsi.
ELEKTROEPİLASYON
Tirişiazis, diştiazis ve ektopik silya gibi göz kapağında görülen fazla ve zararlı kirpiklerin kıl folükülleri içine girilip elektirik akımıyla yakılarak uzaklaştırılması.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
ELEKTROEJAKÜLATÖR
Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.
ELEKTRİKLENDİRMEK
Bir yere elektrik sağlamak. Sinirli ve gergin bir duruma yol açmak.
ELEKTROMANYETİZMA
Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.
ELEKTRİKLENDİRME
Elektriklendirmek işi.
ELEKTROPOZİTİFLİK
Bir elementin elektron verip katyon oluşturma eğilimi. Alkali ve toprak alkali metaller elektropozitiftir.
ELEKTRONEGATİFLİK
Elementlerin, katıldıkları kimyasal bağdaki elektronlara sahip olma eğilimlerinin bağıl ölçüsü. Genel olarak, periyodik sistemin sağ üst kısmında yer alan elementlerin elektronegatiflikleri yüksektir En elektronegatif element olan Florun elektronegatifliği itibari olarak 4,00 kabul edilmiş ve diğer elementlerin elektronegatiflikleri buna göre sıraya dizilmişlerdir.
ELEKTROBİYOLOJİK
Elektrobiyoloji ile ilgili.
ELEKTROFOTOMETRE
Kolorimetrik analizler için fotoelektrik bir sensörle donatılmış alet.
ELEKTROMİYOGRAFİ
Hareket hâlindeki bir adale tarafından meydana getirilen elektrik akımlarının yazılı olarak kaydedilmesi esasına dayanan tanı yöntemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ACARLAŞMAK
Acar duruma gelmek.
ACELECİLİK
Aceleci olma durumu, ivecenlik.