Kelimeler arşivi içinde; başında "en" olan, toplam 697 adet kelime bulunmaktadır. en ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu en ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde en olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENDİŞELENEBİLMEK, ENDOPERİKARDİTİS, ENTERNASYONALİST, ENTERNASYONALİZM, ENTEROTOKSİJENİK
ENANTİYOMORFLAR, ENCEPHALİTOZOON, ENDİŞELENDİRMEK, ENDİŞELENEBİLME, ENDOKRİNOLOJİST, ENDOKRİNOTERAPİ, ENDOPERİTONİTİS, ENDOPTERİGOTLAR, ENDOSALPİNGİTİS, ENGELLEYEBİLMEK, ENİŞKELENDİRMEK, ENSTRÜMANTALİZM, ENTERNASYONALCİ, ENTEROGASTRİTİS, ENTEROHEPATİTİS, ENTEROPATOJENİK
ENAMELOBLASTUS, ENDİRELLEMEMEK, ENDİŞELENDİRME, ENDOKRİNOLOJİK, ENDOMETRİYOZİS, ENDOPOLİPLOİDİ, ENDOTOKSİKOZİS, ENDÜSTRİLEŞMEK, ENDÜSTRİYALİZM, ENGELLEYEBİLME, ENSEFALOMALASİ, ENSELEYEBİLMEK, ENTELEKTÜALİZM, ENTELEKTÜELLİK, ENTEROCYTOZOON, ENTEROKOKKOZİS, ENTEROMONADİNA, ENTEROVİRÜSLER
ENANTİOMERLER, ENDOENTERİTİS, ENDOFTALMİTİS, ENDOGASTRİTİS, ENDOKARDİOZİS, ENDOKRİNOLOJİ, ENDOKRİNOPATİ, ENDOPALPASYON, ENDOPTERYGOTA, ENDOSİMBİYONT, ENDÜSTRİALİZM, ENDÜSTRİLEŞME, ENFRASTRÜKTÜR, ENGEREKGİLLER, ENROFLOKSASİN, ENSEFALOGRAFİ, ENSELEYEBİLME, ENTAMOBİYOZİS, ENTERNASYONAL, ENTEROBİYOZİS, ENTEROKOLİTİS, ENTEROMİKOZİS, ENTEROMİYAZİS, ENTEROTOKSEMİ, ENTERPOLASYON
ENDEKSLENMEK, ENDEKSLETMEK, ENDİŞELENMEK, ENDİŞESİZLİK, ENDODİYOGENİ, ENDOKARDİTİS, ENDOKARDİYAL, ENDOKARDİYUM, ENDOKUTİKULA, ENDOKÜTİKÜLA, ENDOMETRİTİS, ENDOMETRİYAL, ENDOMETRİYUM, ENDOMETRJYUM, ENDOMORFİZİM, ENDOPEPTİDAZ, ENDOPOLİGENİ, ENDOSİMBİYOZ, ENDOSİSTİTİS, ENEZİKLENMEK, ENFLASYONİST, ENJEKSİYONCU, ENKEFALİNLER, ENOFTALMİTİS, ENSEFALOPATİ, ENSTRÜMANTAL, ENTELOZLAMAK, ENTERESANLIK, ENTEROBACTER, ENTEROKARANS, Devamını Oku »»
ENANTİYOMER, ENAYİCESİNE, ENAYİLEŞMEK, ENDAORTİTİS, ENDAZELEMEK, ENDEKSLEMEK, ENDEKSLENME, ENDEKSLETME, ENDİRTLEMEK, ENDİŞELENME, ENDOBİYOTİK, ENDOBRONŞİT, ENDOFTALMİT, ENDOKOLİTİS, ENDOKÜTİKÜL, ENDONEZYALI, ENDONEZYALİ, ENDONÖRYUIN, ENDONÜKLEAZ, ENDORFİNLER, ENDORSEMENT, ENDÜSTRİYEL, ENEĞİMSAĞMA, ENFESTASYON, ENFLAMASYON, ENFORMASYON, ENGELLENMEK, ENGELLETMEK, ENGELLEYİCİ, ENGELSİZLİK, Devamını Oku »»
ENARTROZİS, ENAYİLEŞME, ENBİTİRİMİ, ENCEKLEMEK, ENDANGİTİS, ENDAZELEME, ENDEGEREDE, ENDEKLEMEK, ENDEKPINAR, ENDEKSLEME, ENDERGONİK, ENDİKASYON, ENDİKLEMEK, ENDODERMİS, ENDOFTALMİ, ENDOKARANS, ENDOKORYON, ENDOMENİKS, ENDOMİKSİS, ENDOMİSYUM, ENDOMİZYUM, ENDONÖRYUM, ENDOPLAZMA, ENDOSKOPİK, ENDOSÜLFAN, ENDOTERMİK, ENDOTOKSİN, ENDURASYON, ENDÜKSİYON, ENERJİKLİK, Devamını Oku »»
ENALAPRİL, ENARIBERİ, ENBERBOYU, ENDAZESİZ, ENDEĞİRDE, ENDELEKCİ, ENDELEMEK, ENDERUNLU, ENDİŞESİZ, ENDOBİYOZ, ENDODERMA, ENDOFAJİK, ENDOLİTİK, ENDOMİTOZ, ENDOPODİT, ENDOSİTOZ, ENDOSKOPİ, ENDOSPERM, ENDOSTEUM, ENDOTELİN, ENDOTRİKS, ENEKLEMEK, ENETLEMEK, ENEZLEMEK, ENFARKTÜS, ENFLASYON, ENFLÜANZA, ENFLÜENZA, ENGEBELER, ENGEBELİK, Devamını Oku »»
ENAMELUM, ENANİYET, ENARBERİ, ENAYİLİK, ENCEKLER, ENDAMSIZ, ENDAZELİ, ENDEKSLİ, ENDEREDE, ENDİKMEK, ENDİREDE, ENDİREKT, ENDİRİCE, ENDİRMEK, ENDİRTME, ENDİŞELİ, ENDİYGÜN, ENDODERM, ENDOGAMİ, ENDOKARD, ENDOKARP, ENDOKRİN, ENDOPATİ, ENDORFİN, ENDORSEE, ENDORSER, ENDOSARK, ENDOSKOP, ENDOSPOR, ENDOSTİL, Devamını Oku »»
ENABERİ, ENAŞAĞI, ENATMAK, ENAYİCE, ENBEŞTİ, ENBÜYÜK, ENCÜMEN, ENDAMLI, ENDELEP, ENDELİP, ENDELİS, ENDELOP, ENDEMİK, ENDERDE, ENDEREK, ENDERUN, ENDİGÜN, ENDİĞUN, ENDİMEN, ENDİRDE, ENDİREK, ENDİREZ, ENDİRİZ, ENDOFAJ, ENDOJEN, ENDOKİT, ENDOPOD, ENDOPOR, ENDORSE, ENDOSÖL, Devamını Oku »»
ENAMEL, ENBERİ, ENBİYA, ENDAKİ, ENDAZE, ENDEĞİ, ENDEKİ, ENDEKS, ENDELE, ENDEME, ENDEMİ, ENDENİ, ENDERE, ENDEŞE, ENDEYİ, ENDEZE, ENDİĞİ, ENDİKİ, ENDİME, ENDİNE, ENDİRA, ENDİRE, ENDİRİ, ENDİŞE, ENDRİN, ENDUVA, ENECEK, ENEDUT, ENEKÇE, ENEKÇİ, Devamını Oku »»
ENACI, ENANE, ENARİ, ENAYİ, ENBAL, ENBEL, ENCAM, ENCEK, ENCEM, ENCEN, ENCİK, ENCİL, ENCÜL, ENÇEK, ENÇEN, ENDAĞ, ENDAM, ENDEK, ENDEM, ENDER, ENDES, ENDEZ, ENDİK, ENDİR, ENDİT, ENDON, ENDVA, ENEGK, ENEKE, ENEMA, Devamını Oku »»
ENAK, ENAM, ENAR, ENCİ, ENDE, ENDİ, ENDO, ENEÇ, ENEE, ENEH, ENEK, ENEL, ENER, ENES, ENET, ENEZ, ENGİ, ENIŞ, ENİÇ, ENİG, ENİH, ENİK, ENİL, ENİN, ENİR, ENİS, ENİŞ, ENİT, ENİZ, ENKİ, Devamını Oku »»
ENA, ENÇ, ENE, ENĞ, ENİ, ENK, ENS
EN
EN
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.
ENDOPERİTONİTİS
Karın zarı yangısı.
ENDOKRİNOLOJİST
Endokrinolojiyle ilgilenen bilim adamı.
ENDİŞELENEBİLMEK
Endişelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ENDOKRİNOTERAPİ
Hormon tedavisi.
ENTERNASYONALİST
Uluslararasıcı.
ENDOPERİKARDİTİS
Endokart ve perikartın yangısı.
ENTERNASYONALİZM
Uluslararasıcılık.
ENCEPHALİTOZOON
Orijinal olarak Sporozoea sınıfının bir üyesi olup günümüzde Microsporea sınıfının bir parçası olarak kabul edilen paraziter protozoa cinsi.
ENANTİYOMORFLAR
Ayna görüntüsü gibi, aynı fakat aksi pozda olanlar.
ENDOPTERİGOTLAR
(Yun, endon: içerde, içinde; pterygion: küçük kanat) Böcekler sınıfında gelişimleri tüm başkalaşım şeklinde olanların yer aldığı alt grup. Holometabola. Böcekler sınıfından, gelişimleri tüm başkalaşım biçiminde olan bireylerin yer aldığı alt grup, holometabola. Böcekler sınıfında gelişmeleri tam başkalaşım biçiminde olanların yer aldığı alt grup, Holometabola. Böceklerde internal kanadın tomurcuklanarak gelişmesiyle belirgin durum.
ENTEROTOKSİJENİK
Enterotoksin oluşturan.
ENDİŞELENDİRMEK
Endişelenme işini yaptırmak.
ENDİŞELENEBİLME
Endişelenebilmek işi.
ENGELLEYEBİLMEK
Engelleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ENDOSALPİNGİTİS
Yumurta kanalının mukoza katının yangısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABAT
Bayındır. Şen, rahat.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.