EP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ep" olan, toplam 222 adet kelime bulunmaktadır. ep ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ep ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

EPERİTROZOONAZİS

15 harfli kelimeler

EPİDERMOFİTOZİS, EPİDERMOMİKOZİS

14 harfli kelimeler

EPİTELİOTROPİK, EPİZOOTİYOLOJİ

13 harfli kelimeler

EPERYTHROZOON, EPHEMEROPTERA, EPİDEMİOLOJİK, EPİDEMİYOLOJİ, EPİDERMOLİZİS, EPİFİZYOLİZİS, EPİKUROSÇULUK, EPİSTEMOLOJİK, EPİTELİYOKİST, EPİTELİZASYON, EPİTİMPANİKUM

12 harfli kelimeler

EPİDEMİOLOJİ, EPİDİDİMİTİS, EPİDUROGRAFİ, EPİFUNİKULUM, EPİGASTRİKUS, EPİGASTRİYUM, EPİGLOTTİKUS, EPİSKLERİTİS, EPİSTEMOLOJİ, EPİSYOPLASTİ, EPİTELİYALİS

11 harfli kelimeler

EPÇİLERKADI, EPİDERMİTİS, EPİDİYASKOP, EPİFİZYALİS, EPİFİZYODEZ, EPİKARDİYUM, EPİKARİDYUM, EPİKONDİLUS, EPİKUTİKULA, EPİKÜRCÜLÜK, EPİKÜTİKÜLA, EPİLİMNİYON, EPİMASTİGOT, EPİPLANKTON, EPİSİSTİTİS, EPİSTROFEUS, EPİVAGİNİTS

10 harfli kelimeler

EPARTERYAL, EPEYSODYON, EPİDİDİMAL, EPİDİDİMİS, EPİFARENKS, EPİFARİNKS, EPİFENOMEN, EPİFİZİTİS, EPİGENETİK, EPİGLOTTİS, EPİKRANYUM, EPİKUROSÇU, EPİLEPTOİT, EPİLİMNİON, EPİORŞİYUM, EPİPELAJİK, EPİPLOİKUS, EPİPSAMMİK, EPİSKENYON, EPİSPADİAS, EPİSTAKSİS, EPİSYOTOMİ, EPİTALAMUS, EPİTELİYOM, EPİZOOLOJİ, EPONİŞİYUM, EPTESPOZAN

9 harfli kelimeler

EPADENYUM, EPENDİMOM, EPİDERMAL, EPİGASTER, EPİHİYOİT, EPİKALİKS, EPİKORMİK, EPİLASYON, EPİLEPTİK, EPİMERLER, EPİMİSYUM, EPİNEFRİN, EPİNERYUM, EPİNÖRYUM, EPİPLOSEL, EPİSANTIR, EPİSKLERA, EPİSTAZİS, EPİSTİLOZ, EPİTELYUM, EPİVERMEK, EPİZOOTİK, EPOOFORON

8 harfli kelimeler

EPÇİRMEK, EPELEMEK, EPERİMEK, EPEŞKERE, EPİBLAST, EPİCAUTA, EPİDEMİK, EPİDİDİM, EPİDURAL, EPİGENEZ, EPİGRAFİ, EPİKEREM, EPİKOTİL, EPİKÜRCÜ, EPİLEPSİ, EPİLİTİK, EPİLOGOS, EPİMERAZ, EPİNÖRAL, EPİPELİK, EPİPETAL, EPİPLOON, EPİPODİT, EPİRTMEK, EPİSEPAL, EPİSTAZİ, EPMEKLİK, EPMEKSİZ, EPRETMEK, EPRİTMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

EPARVEN, EPÇELER, EPÇİLER, EPENDİM, EPERMEK, EPEYİCE, EPİBLEM, EPİBOLİ, EPİCİME, EPİDEMİ, EPİDERM, EPİFORA, EPİGEAL, EPİGRAM, EPİKARD, EPİKARP, EPİKART, EPİKRİZ, EPİRMEK, EPİSKOP, EPİŞMEK, EPİZOİK, EPİZOON, EPLEMEK, EPOKSİT, EPRİMEK, EPRÜMEK, EPSEMCE, EPSEMYE, EPSİLON

6 harfli kelimeler

EPBEYH, EPÇELİ, EPELEK, EPENEK, EPESEK, EPEYCA, EPEYCE, EPHYRA, EPİDOT, EPİFİT, EPİFİZ, EPİGEN, EPİJİN, EPİLEK, EPİLOG, EPİPOD, EPİŞİK, EPİTEL, EPİTEM, EPİTET, EPİTOP, EPİVAG, EPİYİM, EPİZOM, EPİZOT, EPREME, EPRİME, EPSEME, EPULİS

5 harfli kelimeler

EPBEH, EPCİK, EPCİT, EPÇİT, EPDES, EPEME, EPENE, EPEYİ, EPİRİ, EPMEK, EPOPE, EPPEH, EPPEY, EPRİK, EPSEM, EPSİT, EPSÜD, EPSÜT, EPTEN

4 harfli kelimeler

EPÇE, EPEC, EPEİ, EPEK, EPER, EPEY, EPİÇ, EPİK, EPİT, EPLİ, EPPE, EPSİ

3 harfli kelimeler

EPA, EPC, EPE, EPİ

2 harfli kelimeler

EP

Bazı kelimelerin anlamları

EP

Deli. Hep (bk. hep).

EPİTELİZASYON

Zedelenmeye uğramış yüzeyin epitel hücrelerinin çoğalmasıyla oluşan iyileşmesi. Çıplak bir bölgede epitel çoğalması, yara iyileşmesinin en son evresi.

EPİKUROSÇULUK

Epikürcülük.

EPERİTROZOONAZİS

Eperythrozoon türlerinin oluşturduğu, sivrisineklerle taşınan, genellikle sinsi seyirli, stres ve diğer hastalıkların varlığında ve mevsimsel olarak biçimlenen anemi ve ateşle seyreden bir enfeksiyon.

EPHEMEROPTERA

Birgün sinekleri. Damarlı bir çift kanada, kuyruk kısmında 2-3 ipliksi uzantıya ve belirgin olmayan ağız organellerine sahip, erişkinleri beslenmeyen ve yumurtladıktan sonra ölen, uzunlamasına vücut yapısına sahip böcek takımı.

EPİDERMOLİZİS

Epidermisin gevşekliği nedeniyle hafif bir basınç veya travmayı takiben deride içi sıvı dolu kabarcıkların veya kabartıların oluşması.

EPERYTHROZOON

Anaplasmataceae ailesinde bulunan kemiricilerde, sığırlarda, koyun ve domuzlarda parazitlenen riketsiya cinsi.

EPİDEMİOLOJİK

Epidemioloji ile ilgili.

EPİDERMOFİTOZİS

Dermatofitozis.

EPİDERMOMİKOZİS

Başta Epidermophyton floccosum olmak üzere mantarlara bağlı deri enfeksiyonu. En iyi bilineni atletlerin ayaklarındaki mantar enfeksiyonları olmakla birlikte, enfeksiyonlara köpek, katır ve keçilerde de rastlanır. Dermatomikozis.

EPİTELİYOKİST

Klamidyoz.

EPİSTEMOLOJİK

Bilgi kuramı ile ilgili.

EPİZOOTİYOLOJİ

Hayvanlarda görülen bulaşıcı hastalıkları ve hastalık salgınlarını konu alan bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonunda hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

EPİTELİOTROPİK

Epitel hücrelerine karşı eğilim gösteren.

EPİDEMİYOLOJİ

Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi. Hastalıkların nedenlerini, görülüş oranlarını, yayılışlarını, hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı, salgın hastalıklar bilimi. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

EPİFİZYOLİZİS

Epifiz ayrılması.

  -   -   -  

Anlamında EP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSÜLAMEL

Tepki, reaksiyon.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

AKREPLER

Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.