Sonu EP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ep" olan, toplam 129 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ep ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ep olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ADEDİMÜRETTEP, HAKKIMÜKTESEP

11 harfli kelimeler

HAFİFMEŞREP, ERKEKGULLEP

9 harfli kelimeler

BİLASEBEP, GAZİANTEP, LEMBERLEP, LEMBİRLEP

8 harfli kelimeler

MUHADDEP, MÜCERREP, MÜKTESEP, MÜREKKEP, MÜRETTEP, MÜZEBZEP, MÜZEHHEP, HIŞDENEP, MÜSTECEP

7 harfli kelimeler

LEBALEP, MUAZZEP, MÜEDDEP, DEREĞEP, ENDELEP, HÖRELEP, İSKELEP, KİRESEP, SEBELEP

6 harfli kelimeler

MAHLEP, MEKTEP, MERKEP, MEŞREP, MEZHEP, MIKLEP, DENDEP, GALLEP, GEBGEP, GEPGEP, GERGEP, GESSEP, GEZZEP, GINNEP, GULLEP, GÜLLEP, HELLEP, KALLEP, KEPKEP, KERKEP, KERNEP, KEVKEP, LEBLEP, MEDDEP, MEHDEP, MEHLEP, MERHEP, MERSEP, METKEP, METTEP, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AKREP, CELEP, HASEP, KELEP, NESEP, RECEP, SALEP, SEBEP, ŞİLEP, TALEP, AHREP, ATLEP, CÜREP, ÇELEP, ÇEREP, DELEP, DENEP, DİNEP, DİREP, DÜYEP, ELLEP, GAZEP, GELEP, GÖLEP, GULEP, GÜLEP, HALEP, HEBEP, HELEP, İRCEP, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ACEP, EDEP, KREP, STEP, AZEP, ECEP, İREP

3 harfli kelimeler

CEP, HEP, KEP, LEP, ÇEP, NEP, SEP, ŞEP, ZEP

2 harfli kelimeler

EP

Bazı kelimelerin anlamları

EP

Deli. Hep (bk. hep).

MUHADDEP

Dışbükey.

MÜRETTEP

Dizilmiş, dizili. Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş). Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş.

HAKKIMÜKTESEP

Kazanılmış hak.

LEMBİRLEP

Çok dolu (özellikle sulu şeyler için).

GAZİANTEP

Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

MÜCERREP

Denenmiş, sınanmış.

ADEDİMÜRETTEP

Tam sayı.

HAFİFMEŞREP

Davranışları, içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymayan (kadın), hafif yollu.

BİLASEBEP

Sebepsiz yere, hiçbir sebep olmadan, gereksizce.

ERKEKGULLEP

Kapının içerden kapatılması için, içine dişi gullep geçirilen baş tarafı delik iri çivi. (Yalvaç Isparta).

LEMBERLEP

Çok dolu (özellikle sulu şeyler için).

MÜREKKEP

Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde. Birleşmiş, birleşik. -den oluşmuş.

MÜZEHHEP

Altın suyuna batırılmış olan. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış.

MÜZEBZEP

Bozuk (yönetim). Çok karışık, karmakarışık.

MÜKTESEP

Kazanılmış, edinilmiş.

  -   -   -  

Anlamında EP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AKSÜLAMEL

Tepki, reaksiyon.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

AKREPLER

Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.