Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edim" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında edim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HERĞEDİM
İLEDİM
NEDİM, ÇEDİM, GEDİM, HEDİM
EDİM
EDİM
Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil. İnsan davranışı. Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz. Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış.
NEDİM
Arkadaş, yakın dost. Yüksek makamdaki kişileri hoş sözlerle, güzel fıkra ve hikâyelerle eğlendiren kimse.
HERĞEDİM
Her zaman.
İLEDİM
Müdavim.
ÇEDİM
Gelişme (çocuk hakkında).: Şu çocukta hiç çedim yok.
GEDİM
Su kenarlarında yetişen tereye benzeyen bir çeşit ot. Eski. Arapça kökenli kadim: kadim; eski; antik.
HEDİM
Enenmiş kimse, hadım.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EDİMSİZ
Edimi olmayan.
AMEL
Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.
ALAGAŞAK
Az pişmiş: Garbashyı alagaşak yedim.
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
AKTÜEL
Güncel. Edimsel.
EDİMLİ
Edimi olan.
ANDER
Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır: Ander kalsın yaşmağın, göremedim yüzünü. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. Uğursuz, sahipsiz, metruk.
EDİMSEL
Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı.
İVAZ
Ödün. Karşılık. Edim.
TASARIMLI
Tasarımlanmış, zihinde canlandırılarak biçim verilmiş, dizaynlı, edimsel karşıtı.
AKTÜALİZM
Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.
ANKUT
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Bir çeşit çekirdeksiz dut. Paçalı iyi cins güvercin. Salkım, üzüm çöpü: Bir ankur üzüm yedim. Kırmızıya yakın koyu sarı renk.
FİİLİYAT
İş olarak yapılanlar, edim, edimler, işler, gerçekleştirilen işler.
BİLİNÇLİLİK
Bilinçli olma durumu, şuurluluk. Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk.
TORTULAŞMA
Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.
ARGUN
Yorgun, zayıf, bitkin. Bir çeşit yabani armut. Kamıştan yapılmış çok sesli bir çalgı. Gizli, saklı: Bu sırrı sana söyledim argun tut. Kokmuş, ağırlaşmış (et, yemek hakkında). Bir çeşit ahlat.
ARTIKLI
Her dizesine bir küçük dize eklenmiş bir divan koşuk biçimi. Küçük dizeye artık denir, ölçüsü şöyledir: Mef'ûlü mefâilü mefâilü feiûlün, mef'ûlü feûlün. Artık, uzun dizenin baş ve son kalıpları ölçüsünde olur: Ey şuh-i kerem - pise dil-i zar senindir / Yok minnetin asla / Ey kân-ı kerem anda ne kim var senindir / Pinhan ü hüveyda / Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz / Baş üzre yerin var / Gül goncasısın guşe-i destar senindir / Gel ey gül-i rana. (Nedim). Ordu kenti, Uzunisa nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ABUK
Saçma (söz, kişi, davranış). Sersem, kötü adam. Umut, güven: Sözüne abuk oldum da burada bekledim. Avurdu şişirip parmakla vurarak ses çıkarmak.
ALTIDAN
Beleş, bedava, parasız: Bugün yemeği altıdan yedim.
GABİN
Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. Edimler arasında açık oransızlık.