Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edip" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edip ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında edip olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EDİP
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar.
TEDİP
Uslandırma, yola getirme, terbiye etme.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BADIGÜDÜ
Gevezelik, gürültülü, kaba konuşma, şamata, gürültü, patırdı: Badıgüdü edip durma, işine bak.
STRİPTİZ
Genellikle gece kulüplerinde, pavyonlarda genç bir kadın oyuncunun müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri.
ÇABUKEL
Nesneleri kaşla göz arasında kaybedip ortaya çıkarma becerisi olan sanatçı.
CHELİCERATA
Vücutları gnathostoma ve idiosoma olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş, kapitulumda üç eklemli bir çift keliser ve birkaç eklemden oluşmuş pedipalpleri bulunan, anten ve alt çeneleri bulunmayan, karada yaşayan türleri trake solunumu yapan, solunum sistemi olmayan türlerde deri solunumu görülen, erkek ve dişi genital organları ayrı bireylerde bulunan Artropoda alt filumu.
BURKAZANLIK
Fitnelik, dalaveracılık, fesatlık, laf taşıma: Burğazanlık edip de işi karıştırma.
BÖĞLER
Isırıcı, irkiltici ve hastalık taşıyıcı özellikleri bildirilen, yine de pek önemli sayılmayan örümceğimsiler takımı; poylar. Eklem bacaklılar (Arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfından, çok sayıda uzun tüyleri olan, 8-60 mm uzunluğunda, duygu ayakları (pedipalpus) çok ince ve uzun olan, çöl ve steplerde yaşayan, ısıran fakat zehirli olmayan, gece hayvanları takımı. Böğ (Galeodes) iyi bilinen cinsidir. (Solifugae),iyi bilinen cinsidir.
CURCUNABAZ
(Ortaoyunu) Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen ad. Orta Oyunu terimi.Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazen yüzleri maskeli oyuncular.
TÖREN
Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim. Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni.
AMALSIZ
Baş belâsı, usanç verici, yaramaz, inatçı. Açgözlü, kanaatsız, muhteris: Amalsızlık edip gece gündüz çalışıyor.
BAĞCAK
1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist. Hayale kapılan, hayal kuran, hayalperest, hayalperver. Karagözcü.
DİNLEMEK
İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.
ÜDEBA
Yazarlar, edipler.
AŞIŞMAK
Hayvanlar birbirine aşmak, erkeklik edip birbiri üzerine çıkmak.
DÖNGÜLDEMEK
Herhangi bir cisim suyun üstünde ileri geri hareket etmek. Dengesini kaybedip ileri geri sallanmak. Düşecek hale gelmek: İhtiyar döngüldeyip yürüyor.
PUSMAK
Sinmek. Ortalığı hafif sis kaplamak, pusarmak. Bir şeyi kendine siper edip saklanmak.
DIBIRTI
Tıkırtı: Git başımdan dıbırtı edip durma.
KOLTUKÇU
Koltuk yapan ya da satan kimse. Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse. Eski ev eşyası alıp satan kimse. Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse. Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse. Koltuk meyhanesi işleten kimse.
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici. Konumu genellikle klavye veya fare ile denetlenen, ulaşılacak verinin yerini, yazılacak veya düzeltilecek bölümleri gösteren işaretçi.
KESYAPIŞTIR
Bilgisayar yazılımlarında seçilen bir metni veya nesneyi bir yerden yok edip başka bir yere taşıma işlemi.