EDİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "edim" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. edim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu edim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde edim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

EDİMSELCİLİK

9 harfli kelimeler

EDİMSELCİ

7 harfli kelimeler

EDİMSEL, EDİMSİZ

6 harfli kelimeler

EDİMCİ, EDİMLİ

4 harfli kelimeler

EDİM

Bazı kelimelerin anlamları

EDİM

Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil. İnsan davranışı. Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz. Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış.

EDİMLİ

Edimi olan.

EDİMSELCİLİK

Geçmiş jeolojik olayların bugünkülere bakarak açıklanabileceğini ileri süren öğreti, aktüalizm.

EDİMSİZ

Edimi olmayan.

EDİMSEL

Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı.

EDİMSELCİ

Edimselcilik öğretisini benimseyen, aktüalist.

EDİMCİ

Herhangi bir edimde bulunan kişi ya da küme. 2-Toplumsal etkileşimde bulunan kişilerin her biri. Bireycil ya da kümecil oyunda ilgi konusu olan olayları, sorunları oyunlukta eylemsel olarak sergilemek üzere, tasarlanan bir oyun metnine göre çeşitli üstlenceler yüklenen, eylem içinde gözlem ve çözümleme konusu yapılan birey ya da küme. bk. kümeölçüm.

  -   -   -  

Anlamında EDİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GİZLİ

Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.

İVAZ

Ödün. Karşılık. Edim.

AKTÜEL

Güncel. Edimsel.

TASARIMLI

Tasarımlanmış, zihinde canlandırılarak biçim verilmiş, dizaynlı, edimsel karşıtı.

FİİLİYAT

İş olarak yapılanlar, edim, edimler, işler, gerçekleştirilen işler.

BANGLAMAK

Bağırmak, seslenmek, çağırmak: Mehmet ağa yine bangladı, lâkin seslenmedim.

BİLİNÇLİLİK

Bilinçli olma durumu, şuurluluk. Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk.

ABUK

Saçma (söz, kişi, davranış). Sersem, kötü adam. Umut, güven: Sözüne abuk oldum da burada bekledim. Avurdu şişirip parmakla vurarak ses çıkarmak.

ATINAK

Dilim: iki atınak karpuz yedim.

ANKUT

Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Bir çeşit çekirdeksiz dut. Paçalı iyi cins güvercin. Salkım, üzüm çöpü: Bir ankur üzüm yedim. Kırmızıya yakın koyu sarı renk.

TORTULAŞMA

Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.

GABİN

Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma. Edimler arasında açık oransızlık.

ARGUN

Yorgun, zayıf, bitkin. Bir çeşit yabani armut. Kamıştan yapılmış çok sesli bir çalgı. Gizli, saklı: Bu sırrı sana söyledim argun tut. Kokmuş, ağırlaşmış (et, yemek hakkında). Bir çeşit ahlat.

ARTIKLI

Her dizesine bir küçük dize eklenmiş bir divan koşuk biçimi. Küçük dizeye artık denir, ölçüsü şöyledir: Mef'ûlü mefâilü mefâilü feiûlün, mef'ûlü feûlün. Artık, uzun dizenin baş ve son kalıpları ölçüsünde olur: Ey şuh-i kerem - pise dil-i zar senindir / Yok minnetin asla / Ey kân-ı kerem anda ne kim var senindir / Pinhan ü hüveyda / Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz / Baş üzre yerin var / Gül goncasısın guşe-i destar senindir / Gel ey gül-i rana. (Nedim). Ordu kenti, Uzunisa nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ALAGAŞAK

Az pişmiş: Garbashyı alagaşak yedim.

BAKALAK

Bekleyici, gözleyici: Çocuğa bakalak ol. Bakalak ol da bahçeye sığır girmesin. Bakarak, gözetleyerek: Geldiğim yerlere bakalak geldim; inek filan görmedim. Boz renkli, tepeli bir çeşit tarla kuşu.

ANDER

Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır: Ander kalsın yaşmağın, göremedim yüzünü. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. Uğursuz, sahipsiz, metruk.

ALTIDAN

Beleş, bedava, parasız: Bugün yemeği altıdan yedim.

AMEL

Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

AKTÜALİZM

Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.