Sonu EDEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edek" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında edek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

GÜLDÜREDEK, SELLİMEDEK

9 harfli kelimeler

KÜTÜREDEK, GÜPÜREDEK

8 harfli kelimeler

GÜRPEDEK, LİRPEDEK, KİPPEDEK, LÜPPEDEK, LÜRPEDEK, GÜRREDEK, GÜRLEDEK, GURPEDEK, GÖRREDEK, GÖRPEDEK, ŞIRPEDEK, ŞİRPEDEK, DÖMBEDEK, DİNGEDEK, CİRPEDEK, GÜMBEDEK, KÜTTEDEK

7 harfli kelimeler

MESEDEK, TEKEDEK, TÜMEDEK, ZÖREDEK, LÜPEDEK, ZÖVEDEK, LEPEDEK, KÜTEDEK, HEPEDEK, GÖBEDEK, GEBEDEK

5 harfli kelimeler

KEDEK, HEDEK, MEDEK, NEDEK, PEDEK, GEDEK, DEDEK, ÇEDEK, BEDEK, YEDEK

4 harfli kelimeler

EDEK

Bazı kelimelerin anlamları

EDEK

Saklambaç oyunu.

LİRPEDEK

Birdenbire (havadan inmek,düşmek için).

GÜRLEDEK

Duvar ve benzerleri şeylerin ansızın yıkılmasını anlatır.

ŞIRPEDEK

Çabucak.

GÜPÜREDEK

Çabucak, gürültü yaparak: Dayak yiyeceğini anlayınca güpüredek gitti.

GÜLDÜREDEK

Duvar ve benzerleri şeylerin ansızın yıkılmasını anlatır.

GÖRPEDEK

Birdenbire, ansızın.

KÜTÜREDEK

"Küt"diye ses çıkararak: Pilav yerken kütüredek ağzıma taş geldi.

GÖRREDEK

Duvar ve benzerleri şeylerin ansızın yıkılmasını anlatır: Divar görredek yıkıldı.

SELLİMEDEK

Yatağını ıslatan çocuk.

GÜRPEDEK

Ansızın.

GURPEDEK

Birdenbire, ansızın.

GÜRREDEK

Duvar ve benzerleri şeylerin ansızın yıkılmasını anlatır.

LÜPPEDEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için. Kolayca, zorluksuz: Lüppedek çizdi resmimi.

LÜRPEDEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için.

KİPPEDEK

Tıpatıp, tamtamına uygun : Saat, kabının içine kippedek girdi.

  -   -   -  

Anlamında EDEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

GASTRİT

Midedeki yangı.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

ALGILAYICI

Algı yetisi olan (kimse). Dedektör.

ANALAŞTIRMAK

Annedeki özellikleri kazandırmak.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ANAGRAM

Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.

DEDEKTİFLİK

Dedektif olma durumu.

DÖNEMEÇ

Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj. Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

DENGELEYİCİ

Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.

GÖRÜŞ

Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

EDAT

Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu.

FORMÜL

Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

BULUCU

Kâşif. Dedektör.

EPİZOT

Bir romandaki ya da hikâyedeki olay. Dilim.

ÇIKIŞ

Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

BÜZÜŞME

Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

DEĞİŞİK

Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

BAŞKONSOLOS

En yüksek derecedeki konsolos.